Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tufan Türenç: İnce hesap tutmadı

Tufan TÜRENÇ

Bu iş, ikinci tur oylamanın sonuçları açıklandığı zaman noktalandı. Sezer dışındaki adayların aldıkları oyların filan önemi kalmadı.

Önceki gün Ahmet Necdet Sezer'in oylarının artıp artmayacağı önemliydi. Eğer oylar 276'nın altına düşseydi, iş kaosa doğru sürüklenebilirdi.

Çünkü hükümetin durumu sarsılır, Ecevit istifa edip etmemekle karşı karşıya kalırdı.

Zaten ANAP Başkanlık Divanı'nda Yılmaz da aynı tehlikeyi görerek Sezer'e verilen oyların 276'nın altına düşmesinin sorunlar yaratacağı yolunda arkadaşlarını uyardı.

Önce gün Meclis kulislerini dolaşırken edindiğimiz izlenim, FP ile DYP'nin, oyların 276'nın altına inmesi için bir gayret içinde oldukları yolundaydı.

Oylama sonuçları bu gayretin hedefine ulaşmadığını gösterdi.

Sezer'in oylarının artması, sorunun bir hükümet bunalımına sürüklenmesi tehlikesini ortadan kaldırdı.

Sezer dışındaki adayların çekilip çekilmemeleri de önemini yitirdi.

Cuma günü oylar daha da artacak ve Sezer 10. cumhurbaşkanı olarak Çankaya'nın patronu olacak.

Akbulut ile Yalçıntaş'ın ısrarının artık bir anlamı kalmadı.

Bence çekilmeleri, saygınlıkları açısından yerinde bir davranış olur.

* * *

Önceki gün oylamadan önce gazeteci arkadaşlarla Yıldırım Akbulut'u ziyaret ettik.

Meclis Başkanı, lacivert elbiseleri içinde çok şıktı. Bizi odanın kapısında karşıladı.

Biraz sonra yapacağı basın toplantısında neler söyleyeceğini sorduk.

Yarıştan çekilmeyeceğini bir kez daha vurgulamak ihtiyacı içinde olduğunu, bunu açıklayacağını söyledi.

Akbulut o saatlerde umutluydu. Kendi oylarının artacağına, Sezer'in oylarının ise düşeceğine inanıyordu.

Stratejisini kendi toplayacağı oylardan çok, Sezer'in kaybedeceği oyların kendisine kaymasına bağlamıştı.

O saatlerde Meclis'te hava belirsizdi.

Birçok milletvekili, hiçbir tahminde bulunamıyordu. Oylar düşebilirdi de, yükselebilirdi de...

Bu belirsizlik FP ile DYP'nin tutumundan kaynaklanıyordu. Hem FP, hem DYP, Sezer'e oy vermeyeceklerini açık açık söylüyorlardı.

Sanırım bu belirsizlik Akbulut'u umutlandırıyordu.

Gerçekten de eğer ikinci turda Sezer'in oyları 276'nın altına düşseydi, işin nasıl noktalanacağını kimse bilemezdi.

Türkiye, cumhurbaşkanlığı sorununu çözmeden bir de hükümet bunalımıyla karşı karşıya kalabilirdi.

Önceki günkü oylama işte bu nedenle çok kritikti.

* * *

Şimdi üçüncü turda FP'nin ve DYP'nin vereceği destek, bir ve ikinci turda verilecek destekle karşılaştırılmayacak kadar önemsizdir.

Bana göre, Kutan ile Çiller ortak önergeye attıkları imzanın samimi olduğuna kamuoyunu inandırmakta büyük zorluk çekecekler.

Ben FP'den farklı bir davranış bekliyordum. Bu partinin her zamanki gibi ikili oynayacağına adım gibi emindim.

Nitekim de FP beklediğim tutum içinde oldu. Sezer'e sadece yenilikçi kanat oy verdi.

Ama Tansu Hanım'a şaşırdım. Kamuoyunda yitirdiği güveni kazanmak için büyük çaba harcayan Çiller bunu neden yaptı?

Kurmayları, böyle bir tutumun bugüne kadar verilen emekleri yok edeceğini kendisine söylemedi mi?

Şimdi üçüncü turda DYP, Sezer'e tam kadro oy verse de bir değeri yok.

ANAP'taki firelere gelince...

Bu olay şunu ortaya koydu ki, Mesut Yılmaz grubuna hákim değil.

Daha doğrusu, ANAP Grubu'nda 40'ı aşkın milletvekili Yılmaz'ın dediklerinin tersini yapıyor.

X