Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tufan Türenç: Fazilet çıkmaz sokakta

Tufan TÜRENÇ

Dinci kesimin böyle telaşa kapılmasına gerek yok. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan'ın da, Bülent Arınç'ın da davaya ihanet etmesi filan söz konusu değil.

Aslında parti içindeki ‘Yenilikçi Kanat’ın çıkışları temel felsefeye karşı olmaktan çok, sürdürülen yanlış politikalardan kaynaklanıyor.

Ana muhalefet partisi konumundaki Fazilet, bugün tutarsız, birbiriyle çelişen görüşlerin yüksek sesle konuşulduğu bir siyasi topluluk.

Parti, yetkili kurulları tarafından değil, Balgat'ta sistem dışında tutulan ve kin dolu lider tarafından yönlendiriliyor.

Bu yönlendirme dolaylı yapıldığı için partinin genel başkanı konumundaki Recai Kutan'ı da zor durumda bırakıyor.

Hemen her siyasi olayda parti değişik ve birbiriyle çelişen tepkiler göstermek durumunda kalıyor.

Bu, hem partinin seçmen gözünde güvenilirliğini şiddetli bir erozyona uğratıyor, hem de parti içindeki görüş ayrılıklarının derinleşmesine neden oluyor.

Sonuç olarak Fazilet Partisi içine düştüğü karmaşık durum nedeniyle muhalefet görevini yerine getiremiyor.

Bu da partinin oylarında başlayan erimeyi hızlandırıyor.

* * *

Partinin Anayasa Mahkemesi'nde yargılanma sürecinde Silahlı Kuvvetler'le kavgaya girmesi bu yanlış politikalara en somut örnek olarak gösteriliyor.

Aklı başında her milletvekili bu yanlış politikayı yürütenlerin yönetimi bırakması gerektiğini açık açık söylüyor.

Genel Başkan Recai Kutan Silahlı Kuvvetleri hiç gerek yokken tahrik eden konuşmayı niçin yaptı?

Bu Balgat'tan gelen bir telkin sonucunda mı oldu?

Kutan o gün grupta normal bir konuşma yapacak ve Hizbullah vahşetine değinerek partinin tepkisini dile getirecekti.

Grupta yapacağı konuşmanın metni de hazırlanmış ve daktilo edilip Kutan'a verilmişti.

Ama son anda konuşmaya bazı eklemeler yapıldı.

Recai Bey kendi el yazısıyla yaptı bunları.

Kendi inisiyatifiyle mi yaptı, yoksa kendisine dikte mi edildi?

Orası bilinmiyor.

İşin ilginç yanı Genelkurmay'ın tepkisini çeken sözler de bu el yazısıyla eklenen cümlelerdeydi.

Ertesi gün Genelkurmay'dan çok sert açıklama gelince bir panik yaşandı ve bu kez daha büyük bir yanlış yapıldı.

Recai Bey genelkurmayın tepkisine yol açan sözlerin kendisine değil de bir yazara ait olduğunu söyleyerek sözlerini yuttu.

Partiyi ve Recai Bey'i küçük düşüren bu metin Recai Bey'in eline Oğuzhan Asiltürk tarafından tutuşturuldu.

* * *

Görüldüğü kadarıyla Fazilet Partisi bugün bir çıkmaz sokakta ilerliyor ve giderek de hareket sahası daralıyor.

Bunca deneyimden geçmiş, başına bu kadar işler gelmiş bir siyasi hareketin bugün geldiği nokta gerçekten düşündürücüdür.

Kendi iç çekişmeleri ve tutarsızlıkları nedeniyle muhalefet yapamayan bir ana muhalefet partisi olmak hiç de kabul edilebilecek bir durum değil.

Bu dağınıklık ve uzaktan kumandalı posizyondan da kurtulamadığı sürece bu partinin temel politikalardaki yanlışlıklarını düzeltmesi beklenemez.

‘‘Yenilikçiler’’ ile ‘‘Gelenekçiler’’ arasında ezilip gitmekten kurtulamaz.

Yaşanan süreç budur.

Partinin kapatılması durumunda Refah Partisi'nden Fazilet Partisi'ne sağlanan geçişin bu kez çok daha zor olacağı kesindir.

Siyasi İslam'a yatkın felsefenin partiyi erime noktasına sürüklemesi çağın koşullarının doğal sonucudur.

Avrupa ile birleşmeye kilitlenmiş olan Türkiye için ise sağlıklı ve umut verici bir gelişmedir.

X