Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tufan Türenç: Ambargoyu delen konferans

Tufan TÜRENÇ

MAGOSA

KIBRIS Rumları tarafından 26 yıldır sürdürülen ve Ada'nın Türk halkını boğmayı amaçlayan insanlık dışı ambargo, uluslararası bir konferansla ilk kez delindi.

Rumların engel olmak için akla hayale gelmeyecek yollara başvurmalarına rağmen Dünya Basın Konseyleri Birliği (WAPC) ile Kıbrıs-Türk Basın Konseyi'nin ortaklaşa düzenledikleri ‘‘Basında Özgürlüğü Geliştirme’’ konulu konferans dün başladı.

Hem de büyük bir katılım ve görkemli bir açılışla...

KKTC tarihinde ilk kez düzenlenen uluslararası böyle bir toplantıya 18 ülkeden 100'e yakın yabancı delege konuk oldu.

Türkiye ve Kıbrıs'tan katılanlarla delege sayısı 300'ü buldu.

Magosa'daki Salamis Bay Oteli'nde yapılan konferansın organizasyonu ilk kez böyle bir sınav verilmesine rağmen mükemmeldi.

Peki bu tarihi olay nasıl gerçekleşti? Bunu büyük bir keyifle anlatmak istiyorum.

Geçen mayıs ayında WAPC'nin Kahire'de yapılan yürütme kurulu toplantısında Kıbrıs-Türk Basın Konseyi, bundan sonraki toplantının uluslararası bir konferansla birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yapılmasını önerdi.

Toplantıya katılan Yunan ve Rum delegeler, bu öneriye şiddetle karşı çıktılar.

Ama bütün engellemelere rağmen, öneri büyük çoğunlukla kabul edildi ve toplantı tarihi 7 Eylül olarak belirlendi.

* * *

Toplantı için hazırlıklar başlar başlamaz Rumlar bunu engellemek için harekete geçtiler.

Rum Dışişleri, üye ülkelerin Dışişleri'ne ve toplantıya katılacak delegelere Kuzey Kıbrıs'a gelmemeleri çağrısı yaptı.

Rumlar, yalan ve iftiralarla dolu propagandalarında bakın neler dediler:

‘‘Kuzey Kıbrıs işgal altında. Orada havaalanı, elektrik, su yok. Konuşacak mikrofon bile bulamazsınız. Demokrasi, can güvenliği yok. İnsan hakları devamlı çiğneniyor.’’

Bu propagandalar öylesine yoğun yapıldı ki, birçok delege toplantıya katılmama kararı verdi.

Sonra ne oldu? Bunu WAPC'nin Malezyalı Genel Sekreteri Rama Gunasingam'ın yaptığı açış konuşmasından dinleyelim:

‘‘O kadar yoğun propaganda yapıldı ki, sonunda ben kendi canımı riske atma pahasına bir ay önce kalkıp KKTC'ye geldim. Ama baktım ki söylenenlerin tümü yalan, hayretler içinde kaldım.

Anladım ki durum inanılmaz bir insafsızlıkla saptırılmış. Hemen dönüp bütün delegelere gerçekleri bildirdim. Ve toplantıya katılmaları gerektiğini söyledim.

Sadece iki ülkenin delegelerini ikna edemedim. 18 üye ülkenin delegeleri bugün buradadırlar ve onlar da gördüler ki, söylenenler baştan sona yalan. Bundan sonra burada nisan veya mayıs ayında uluslararası bir konferans daha yapacağız. Ona bütün delegeler eksiksiz katılacak.’’

* * *

RAMA Gunasingam'ın konuşması, Rumların yıllardan beri sürdürdükleri yalan ve iftira kampanyalarının uluslararası bir platformda mahkûm edilmesiydi.

Hele ondan önce konuşan Bangladeş delegesinin söyledikleri...

Şöyle diyordu:

‘‘Burada, güçlü ülkelerin olayları nasıl saptırdığını ve buna uluslararası basının nasıl alet olduğunu gördük. Biz, Kuzey Kıbrıs konusunda yıllardan beri dünya basınının söylediklerine inandık. Ama şimdi hepsinin bizi kandırdığına tanık olduk.’’

Kuşkusuz bu toplantı her şeyi çözmedi, ama Kuzey Kıbrıs halkını boğmak için çevresine örülen çelik kozada önemli bir delik açtı.

Eğer bu delik akıllıca kullanılıp yeni delikler açılırsa, Kıbrıs'ta adil ve dürüst bir çözüm gerçekleşebilir.

Çünkü, sabırlı ve inançlı toplumlar, yalanların eninde sonunda gerçeklerin karşısında parçalanmaya mahkûm olduğunu görürler.

X