Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tufan Türenç: 5 insanın zor görevi

Tufan TÜRENÇ

Bugün size aslında çok iyi tanıdığınız beş insan ile yüklendikleri zor ve ağır görevi anlatmak istiyorum.

Bu beş insanın hepsi işadamı. Hepsinin işleri başlarından aşkın.

Hepsi on binlerce insanın çalıştığı şirketlerin sahibi ve yöneticisi.

Ağır sorumlulukları var.

Ama onlar ülke için çok önemli bir görev üstlenmişler ve bu görevi kendi işlerinin önüne koymuşlar.

Bu beş insan, Türkiye'nin aralıkta Helsinki'de yapılacak zirvede Avrupa Birliği'ne aday olarak kabul edilmesi için etkili bir çalışma yürütüyorlar.

Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin liderleriyle bire bir görüşmeler yapıp Türkiye'yi desteklemeleri için onları ikna etmeye çalışıyorlar.

Bildiğiniz gibi geçenlerde Alman Başbakanı Schröder'le görüştüler.

Önümüzdeki günlerde de Yunanistan Başbakanı Simitis dahil tüm Avrupa Birliği üyesi ülkelerinin liderleriyle görüşmeye çalışacaklar.

Bu beş insanın kimlikleri şöyle:

Şarık Tara: ENKA'nın kurucusu ve onu dünya şirketi yapan insan.

Bütün dünyada çok geniş bir dost ağına sahip. Bunu her fırsatta Türkiye için kullanıyor. Bu lobi çalışmasının da öncüsü.

Meral Gezgin Eriş (Sanayici-İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı), Erkut Yücaoğlu (Sanayici-TÜSİAD Başkanı), Mustafa Koç (Sanayici), Yavuz Zeytinoğlu (Sanayici).

* * *

Bu beş insan Alman başbakanına Türkiye'nin AB için ne kadar önemli bir ülke olduğunu anlattılar önce.

Sonra şunu vurguladılar. Eğer Avrupa Birliği Helsinki'de Türkiye'nin tatmin olacağı bir adım atmazsa ilişkiler kopma noktasına gelebilir.

Bu gelişme Avrupa için de, Türkiye için de kötü sonuçlar verir.

Bunun için Avrupa Birliği Lüksemburg zirvesinde yaptığı yanlışı Helsinki'de tekrarlamamalı.

Çünkü Avrupa'nın Türkiye'yi kaybetmemesi, Türkiye'nin de Avrupa'dan kopmaması gerekir.

Avrupa Birliği Köln zirvesindeki gibi sessiz de kalmamalı. O da ilişkilerin noktalanmasına neden olabilir.

Helsinki'de Türkiye'ye hakkı olan fırsat mutlaka tanınmalıdır.

Ankara'nın bu konuda son derece kararlı olduğu Alman başbakanına bir kez daha açık açık anlatıldı.

Bu görüşleri buluşacakları öteki liderlere de aynen tekrarlayacaklar.

Amaç Helsinki'de Türkiye'nin adaylığının ilan edilmesi.

Yunanistan, İsveç, Danimarka, Lüksemburg, İtalya gibi ülkelerin olası engellemelerinin aşılması...

* * *

Şarık Tara ve arkadaşlarının izlenimleri ve değerlendirmelerine göre fazla hayalci olmamak gerekir ama hava sanıldığından iyi.

Schröder'le yapılan görüşme çok olumlu geçmiş.

Şarık Tara'nın Finlandiya Cumhurbaşkanı ile yaptığı başa baş görüşme de öyle...

Yunanistan'dan gelen haberler ise son derece umut verici.

İtalya ile de yumuşama işaretleri var. D'Alema'nın Ecevit'e gönderdiği mesaj bu konuda iyimser olmayı gerektirecek kadar açık.

Bütün bunlar gösteriyor ki Avrupa'da esen olumlu rüzgárlar Tara ve arkadaşlarının katkısıyla daha da verimli hale dönüşebilir.

Ama Tara ve arkadaşlarının dediği gibi yine de hayale kapılmamalıyız.

Beşi birden şu haklı uyarıda bulunuyorlar:

‘‘Önümüzde 4 ay gibi çok önemli bir süre var. Bu süreyi ülke olarak çok akıllı ve verimli kullanmalıyız. Bize yardım etmeye hazır olan ülkelerin işlerini zorlaştırıcı değil, kolaylaştırıcı adımlar atmalıyız.’’

Sanırım işin anahtarı bu cümle.

Helsinki'den olumlu bir sonuç çıkması için hepimize önümüzdeki şu dört ayda büyük görevler düşüyor.



X