Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

TRT müthiş ödüyor TL, dolar, Euro, sterlin ödüyor

Gördüğüm rakamlar karşısında gözlerim faltaşı gibi açılıyor.<br><br>İkinci turda gensoru yok, farklı bir öneri yok, başka bir işlem yok, sadece anayasa değişikliği görüşmeleri var. Bu arada yazılı sorulara verilen yanıtlar var.

Bunlardan en çarpıcı olanı, CHP Gurup Başkan Vekili Kemal Anadol’un yazılı sorusuna, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın verdiği yanıt var.
Ocak ayında Kemal Anadol TRT’de kurum dışında kimlerin program yaptığını, bunlara ne kadar ücret ödendiğini soruyor. Mart başında, TRT’nin bağlı olduğu Başbakan Yardımcısı Arınç, bu soruya sade suya tirit bir yanıt veriyor. Sekiz, on satırlık bilgi vermeyen bir yanıt.
BU KEZ BAŞBAKAN’A
Anadol yanıt alamayınca, aynı soruları Başbakan Erdoğan’a yöneltiyor. “TRT’nin siyasi yandaşlara yapılan ödemeleri sakladığını” belirtiyor, Arınç’ın tavrını protesto ediyor.
Anadol’un Erdoğan’a yönelttiği sorulara geçen hafta Bülent Arınç’tan yanıt geliyor. Arınç, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in imzasını taşıyan dökümü Anadol’a gönderiyor. Buna göre, Şahin’in göreve başladığı 23 Kasım 2007 ile 30 Mart 2010 arasında:
TRT çeşitli kanallarında, TRT 1, TRT Avaz, TRT 6, TRT Türk’te kurum dışı 1500’e yakın haber, spor, çocuk, müzik, eğlence programı yaptırıyor.
Bunlara Türk Lirası, dolar, Euro ve Sterlin cinsinden paralar ödeniyor. Bu programlara:
Kasım 2007-30 Mart 2010 arasında toplam 384 milyon lira, ayrıca 4 milyon 674 bin 255 dolar, ayrıca 19 milyon 162 bin 800 Euro ve 97 bin 500 Sterlin ödeniyor. Her program çeşitli bölümlerden oluştuğu için, binlerce bölüm için ödeniyor bu paralar.
Bu paralarla yeni bir TV kurulur.
TRT Genel Müdürü Şahin’in yanıtında yine eksik var. Bu paraların kimlere, ne kadar ödendiğine ilişkin bilgi yine yok.
ANADOL DÜN DE SORDU
Kimlere, ne ödendiği açıklanmayınca, Kemal Anadol dün üçüncü kez önerge veriyor.
Bülent Arınç’ın yanıtlaması istemiyle, TRT’nin hangi program için, kimlere, ne kadar para ödediğini yeniden soruyor.
Onlar kim ise, ne para alıyorlarsa, TRT ve iktidar bunları devlet sırrı gibi saklıyor. Saklamakta haklılar, yandaşların fiyatı belli olacak.

Ertuğrul Günay ve Meral Akşener farkı

Balkanların ve Orta Doğu’nun en hızlı AKP’lisi kim?
Bu soru Meclis kulisinde anında yanıt buluyor. Siyasi soy değiştirerek, CHP’den AKP’ye transfer olan Kültür Bakanı Ertuğrul Günay.
Günay o kadar hızlı ki, Tayyip Erdoğan İsmet Paşa’yı Hitler’e benzettikten bir kaç saat sonra, bir TV programında, hem bu benzetmeye hak veriyor, hem Baykal ile Mussolini’yi karşılaştırıyor. Genlerinde taşıdığı CHP’ye, duyduğu kin bitmek bilmiyor.
Günay’ın tavrıyla ilgili en çarpıcı gözleme dün MHP kulisinde rastlıyorum. Bir zamanlar DYP’de İçişleri Bakanlığı yapan, şimdi MHP milletvekili olan Meral Akşener’den aktarma yapıyor MHP’liler. Buna göre, Akşener:
“Ben Tansu Çiller’e çok yakındım, sonra bozuştuk. Partinin genel idare kurul toplantısında Çiller’i en çok eleştirenlerden biri bendim, sonra MHP’ye geçtim, Çiller’le ilgili tek söz söylemedim, söylemem de”.
İki insan arasındaki fark.

Bozgun anını izledim

Tam o anda AKP kulisindeyim. Tam o anda, deprem, radyasyon, sel gibi, akla gelebilecek herhangi bir bozgun anı gibi. Sabahın erken saatlerinde AKP kulisinde bir gerginlik, bir huzursuzluk. Herkes siyasi parti kapatma yasasının encamı ne olur hesabında. Muhalefet bu tedirginliğin farkında.
Muhalefetten bir kaç milletvekili, “siyasi partilerin kapatma maddesinde mantık ağır basabilir, AKP fire verebilir”. Bu sözü klasik muhalif tavır olarak kabul ediyorum.
Saatler 16.30’u gösterdiğinde, oy sayımı bitince, bir el Tayyip Erdoğan’a dönüyor, eski arenalardaki gibi, baş parmak aşağıya iniyor. Parti kapatma değişikliği Meclisten geçmiyor.
Bu maddenin takılması, AKP’de, takılmanın ötesinde bir bozgun havası yaratıyor. O kudretli iktidar gidiyor, yerini “biz nerede yanlış yaptık” hesapları alıyor.
Güçlü iktidar bir anda dağılıyor, tam panik havası.

X