Gündem Haberleri

GÜNDEM

    TRT Genel Müdürü'nden 'Karayılan' haberi açıklaması

    A.A
    14.10.2011 - 13:16 | Son Güncelleme: 14.10.2011 - 14:51

    TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, “Murat Karayılan'ın yakalandığı” haberine ilişkin “Bir riskti, yaptık. Yavaş yavaş bu haberin doğru olduğu ortaya çıkıyor. Ama keşke bu haberimiz yanlış olsa” dedi.

    Şahin, TRT Genel Müdürlüğünde düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
    Bir gazetecinin “Murat Karayılan'ın yakalanma sürecine ilişkin yapılan haberleri” sorması üzerine Şahin, “Gerek Murat Karayılan'ın, gerek terörün, gerek terörün getirdiği olumsuzlukların çok fazla medyada yansıtılmasından rahatsızlık duyduğumuzu ve bu haberlerin yalın haber olarak geçilmesi konusunda arkadaşlarımıza talimat vermiştim” diyerek cevapladı.

    Karayılan konusuna çok fazla girmek istemediklerini belirten Şahin, şunları kaydetti:
    “Nedeni de anlamsız bir şekilde terörist başının veya ikinci düzeydeki bir insanın reklamını yapıyoruz. Arkadaşlarımız beni bu haberle ilgili aradığında 'kontrol edin hızlıca' dedim, dediler ki 'büyük bir ihtimalle böyle ama bu haber verilmeyebilir'. Dedim ki 'yakalandığı söylenmektedir' gibi biraz ucunu açık bırakın. Nedeni de şuydu, gerçekten teyide muhtaç bir haberdi, ama böyle bir istihbaratımız vardı. Kendimizce bir iki sorguladık. 'Arkadaşlar bu bir risk ve geçiyoruz bu haberi' dedim. Ortalık kaynadı. Akşam üzeri, daha fazla bunun tutulmasının doğru olmadığını düşünerek de 'Bu teyit edilmemektedir' diye ikinci bir son dakika haberi ve sonra da haberi çektik.”

    Uçakta Hüseyin Çelik ile yaptığı konuşmaya değinen Şahin, “Keşke bu haberimiz yanlış olsa, dedim” diye konuştu.

    “Görüntü ve ses kaydı istedik”

    İran Devlet Televizyonu Başkanı'nı aradığını belirten Şahin, şöyle konuştu:
    “Dedim ki 'sizin elinizde görüntü varmış. Bana beş saniyelik görüntü verin, yılın televizyonu olacağım ben. Ayrıca ses kaydı da varmış, azıcık ses kaydı verin' dedim. Bana hemen, 'Ona baktıracağım, ama Türkiye'nin Suriye ile ilgili politikalarından İran halkı rahatsız' dedi. 'Biz televizyonculuk yapıyoruz, Türkiye'nin Suriye ile politikalarıyla bunu özdeşleştirmenizi açıkçası anlayamadım' dedim. Görüntü ve ses kaydı olduğu konusunda bilgimiz olmuştu, nasıl ellerine geçirildiğiyle ilgili bilgi varsa, 'Araştıracağım, size döneceğim' dedi. Vermeyeceğini biliyorum, ertesi gün büyükelçilik üzerinden 'böyle bir görüntüyü bulamadık' diyerek, kapattılar konuyu.
    Bu olay yarın bir gün sonra, bir ay sonra, bir yıl sonra ne olduğu ortaya çıkacak. Biraz sabretmemiz gerekiyor. Bunun da ne olduğu ortaya çıkacak. Hala bu olayda biz doğruyuz demiyorum. Çünkü gerçekten teyide muhtaç bir şey.”

    İbrahim Şahin, şunları da kaydetti:
    “Bizim nezrimizde suçlu olan, İran hukuku açısından, kendi mevzuatı açısından suç teşkil etmediği için tutuklanmayabilir. Onun için İran bunu alır, bırakır. Bu konuda çok fazla bir şey söylemenin anlamı yok. Ama kamu yayıncısı olarak, her ne kadar yaptığımız tüm son dakika haberlerin ve böyle özel dosya sayılabilecek haberlerin eleştirildiğini bile bile, bunu da biz bir riskti, yaptık. Yavaş yavaş bu haberin doğru olduğu ortaya çıkıyor. Ama keşke bu haberimiz yanlış olsa. Çünkü tersinden düşünüyorum, İran Karayılan'ı tutukluyor, gözaltına alıyor veya misafir ediyorsa, başka pazarlıkların olabileceğini herhalde siz de düşünüyorsunuzdur. Onun için umarım bu yaptığımız haber yanlış olur.”

    “Kısmen yorulduğumu hissediyorum”

    Şahin, bir gazetecinin “Görev süreniz sona eriyor. TRT Genel Müdürlüğü'nde devam etmek istiyor musunuz” sorusu üzerine, şöyle konuştu:
    “TRT Genel Müdürlerinin görev süresinin kanunla 4 yıla getirilmiş olması rast gele bir şey değil. Demek ki 4 yıl yeterli bir süre ki 4 yıl koymuşlar. Ama ikinci bir 4 yıl seçilme veya göreve devam etme şansı varken, bana sorarsanız, kısmen yorulduğumu hissediyorum. Burası çok önemli bir kurum. Belki benden sonraki arkadaşlar çok iyi yerlere taşırlar düşüncesiyle açıkçası gönlümden geçen çok başarılı bir başka arkadaş gelsin, götürsün. Ama bu konuda buraya gelirken de kararı kendim vermediğim için belki ilgili insanlara danışıp karar vereceğiz. Şu anda adaylık sürecinde müracaat edip etmeyeceğim konusunda kararımı netleştirmedim.”

    Meclis TV ile ilgili tartışmalar

    Meclis TV ile ilgili tartışmaları hatırlatan bir gazetecinin, “TRT, sanıyorum bundan sonra grup toplantılarını TRT Haber'den yayımlayacak. Bu konuda Meclis Başkanından bir istek geldi mi?” sorusuna Şahin, 1995 yılında Meclis ile TRT arasında protokol imzalandığını, o protokolde salı, çarşamba, perşembe günleri Meclis yayınlarının 14.00-19.00 saatleri arasında verileceğinin belirtildiğini söyledi.

    TRT-3'ü yavaş yavaş spor kanalına çevirdiklerini belirten Şahin, şöyle konuştu:

    “Meclis mesela bir karar alıyor, saat 18.55'te bu kanun bitene kadar görüşmeler devam edecek. Halbuki biz dedik ki eski Meclis Başkanımıza 'Bize diyin ki, saat 20.00'ye, 24.00'e kadar. Salı, çarşamba veya perşembe günlerinde canlı yayın koymayız. Mesela 19.00'da Meclis yayınları bitecek düşüncesiyle 19.05'te biz bir tane Bank Asya'dan, Bundesliga'dan maç almışız onu yayınlayacağız ama bir anda uzuyor. TRT-1'e, TRT Haber'e koyamıyorsunuz. Dolayısıyla yayın planlaması konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Bunun netleşmesi lazım dedim, oturup protokol yapalım dedim.”

    Meclisin isterse kanun çıkararak TRT-3'ü tamamen Meclisin kanalı haline getirebileceğini de belirten Şahin, “Bir tane protokol var, ona uyalım dedim, Başkan da yazı yazın dedi. Yazımızı gönderdik. Meclis başkanımızdan yazı geldi, 'Bu protokole uyulmaktadır ama bundan sonra daha dikkatli uyulacaktır' diye. Biz, bu yazıdan hareketle o protokole uyuyoruz ama bu protokolde salı, çarşamba ve perşembe günleri 14.00-19.00 saatleri arası yayın süresini kapsadığı için bunda grup toplantıları yok” diye konuştu.

    “Muhatabımız Meclis”

    Grup toplantılarının nasıl diğer özel televizyonların da verebildiği bir yayınsa kendilerinin de TRT Haber olarak bunu partilerin milletvekili sayılarına göre belirlenen süreler içinde verdiklerini anlatan Şahin, “Bu eleştiri konusu oldu. Bu bizim kabadayılık yaptığımız anlamına gelmesin, bir protokol var ve biz ona uyuyoruz. Ayrıca Meclis Başkanından aldığımız yazı doğrultusunda bunu yapıyoruz”dedi.

    “İnternet ortamında yayın yapılabilir, yeni bir uydu kanalı kurulabilir, kapalı devre yayın yapılabilir” diyen Şahin, bu konuda çalışma yaptıklarını ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e takdim ettiklerini söyledi.

    İbrahim Şahin, şöyle devam etti:

    “Bu benim çözebileceğim bir problem değil, 'TRT Genel Müdürü isterse yayını keser', böyle bir şey yok. Muhatabımız Meclis. İsterse, 'TRT-3 bundan sonra Meclis'in kanalıdır' diye hüküm çıkarır, herhalde buna itiraz edecek halimiz var mı, ellerimizi indiririz aşağıya, biter bu konu. Elimizde protokol var ve biz ona uyuyoruz. Yeni bir protokol hazırlandığında da ona harfiyen uyarız. Protokol değişine kadar biz ona uyacağız.”

    Şahin, bir gazetecinin “CHP Genel Başkanı, 'Meclis Başkanı, TRT Genel Müdürüne sözünü geçiremiyor mu?' diye bir açıklaması oldu. Bu anlamda Meclis Başkanından bu sürenin genişletilmesi yönünde bir talep gelmedi mi?” sorusunu, “Bizim siyasetçilerle muhatap olmamız söz konusu değil. Polemiğe girmenin anlamı yok. Söz geçirme değil, isterse Meclis TRT'nin tüm kanallarını kendi bünyesine bağlar. Onun için bunlar, anlamsız polemikler” diyerek yanıtladı.

    Eski Meclis Başkanının zamanında bu protokolü yenilemek istediklerini belirten Şahin, “Meclis TV ile ilgili bir yönetmelik çıkarmışlar. Bu yönetmelik diyor ki Mecliste protokol yapılabilmesi için Danışma Kurulu var. Danışma Kurulu'nu, tatil olduğu için oluşturamadılar. O zaman bir protokol yapmanın yolu kapalıydı. Şimdi bu yol açık, Meclis Başkanlığı devreye girer ve yeni bir protokol hazırlayabilir. Yeni bir protokol çıkana kadar biz mevcuduna uymak durumundayız” diye konuştu.

    “Kozmik oda”

    “Reyting sistemi” ile ilgili bir soruyu ise Şahin, kendisinin göreve geldiği zaman TRT-1'in reytinginin ölçüldüğünü, reytinginin yüzde 1'lerde seyrettiğini söyledi.

    Reytingle ilgili ciddi bir problem yaşandığını belirten Şahin, reyting sisteminden “sistemin gözden geçirilmesinin mümkün olmadığı” gerekçesiyle çıktıklarını anımsattı.

    Ölçümden korkmadıklarını ifade eden Şahin, “Yeni bir ölçüm şirketi oluşsun ve kendimizi ölçtürelim, dedik. İhaleye çıktık, bir şirket ihaleyi aldı” dedi.

    TRT'nin reyting ile fazla izlenmeyi birbirinden ayırdığını, fazla izlenmeye önem verdiklerini belirten Şahin, “Ölçüme başladıktan itibaren bizim verilerimizi özel televizyonlar satın aldılar ilgili şirketten. Bizim kurdurduğumuz sistem dünyada belki en ideal sistem” dedi.

    Adını “Kozmik oda” koydukları bir odada televizyon kanallarının ne kadar izlendiğine dair verilerin hemen görülebildiğini anlatan Şahin, reyting kuruluşu AGB'den ise en erken veri alımının ertesi gün olduğunu söyledi.

    Göreve geldiğinde TRT'nin reklam gelirinin ortalama 30 milyon TL olduğunu belirten Şahin, şunları kaydetti:

    “Reklam Daire Başkanlığı Ankara'da, reklam pazarlamanın merkezi İstanbul'da. Arkadaşlarımız, sabah saat 9'da kalkıp İstanbul'a gidiyorlar. Sağa sola bakıyorlar, reklam veren kimseyi bulamıyorlar. Ondan sonra saat 5 oluyor ve mesai bitiyor, geri dönüyorlar. Halbuki reklam verenler sağda solda eğleniyorlar hem de reklam veriyorlar, sabahtan akşama kadar dinleniyorlar. Bu sistemin içerisinde, örneğin git şimdi reklamcılar Reina'da eğlenmiş oluyorlar ve şu an yatıyorlar. Senin elemanın orada olsa, bir memur Reina'da ne arar, canımızı okurlar. Onun için bu sistemin bize uymadığını söyledik.”

    Şahin, dünkü verilere göre ilk 25'teki programların ilk 23'ünün TRT Haber'e ait olduğu bilgisini aktararak, TRT-1'in ise AGB ölçerken 7-8. sıralarda olduğunu ancak şimdi 3. sırayı zorladığını söyledi.

    “Benim akrabalarım küstü”

    Kendisinin “50 bin dolar maaş aldığı” yönünde haberlerin yapıldığını belirten Şahin, şunları kaydetti:

    “Bu ciddi bir çelişki. 4 yıldır buradayım, eğer bu maaşı alıyor olsam, yaşantıma yansımaz mı? Bu konuda haksızlık edilmemeli. 50 bin dolar maaş alsam, bunun bir yere yatırılması gerekiyor değil mi? Lüzumsuz bir şekilde hırpalandık. 'TRT Genel Müdürü yüzlerce akrabasını işe aldı' diye yazdılar. Bir tane akrabamı yaz, ben bu kurumdan ayrılacağım, dedim. 'TRT Genel Müdürü yüzlerce akrabasını işe aldı' olunca ne oluyor, milletvekil arıyor, telefonlarım kitleniyor, sağlımız bozuluyor. Benim akrabalarım küstü. İlkeli duruşun neticesidir ki, TRT'yi buraya taşıdık. Benim birtakım açıklarım olsa, böyle dik durabilir miyim?”

    “Akrabalarınız bizi niye almadınız, diye mi küstü?” sorusuna Şahin, “Gayet tabii, bir sürü insanı işe alıyormuşsun. Bizim akrabamızı da al' diyorlar. Bu kurum bu tarz durumlardan hırpalandığı için bizim düzgün duruş sergilememiz gerekiyordu ki bu kurumu bir yere taşıyalım” diyerek yanıtladı.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı