Tropik rüzgarlar

BODRUM, Çeşme, Marmaris gibi tatil yerlerinden ekrana yansıyacak görüntülere bakıp da iç geçirmenize hiç gerek yok.

Çünkü bu yıl Ankara’nın gözde mekanları yaza öylesine hazırlanmışlar ki, buralardaki eğlence deniz kenarındakileri hiç aratmayacak gibi.

Sıcakların bastırmasıyla birlikte Ankara gecelerinin lokomotif mekanlarında eğlence, havuz kenarlarına ve özenle süslenmiş şık bahçelere yöneldi. Eski mekanlar yeniledikleri konseptleri ve dekorasyonlarıyla sezon hazırlıklarını tamamlarken, onlara yenileri de eklendi.

BORA BORA’DAN

Bu yazın en iddialı mekanlarından birisini Çayyolu’ndaki TEB (Türkiye Eczacılar Birliği) Otel’in yanında, İvy ve Mischa’nın sahibi Serhat Çelik’le May Day’in sahibi Altay Ağva açtı. İvy Summer adındaki mekanda kendinizi tropik bir köyde hissediyorsunuz. Dekorasyon, Pasifik Okyanusu’ndaki Bora Bora Adaları’ndan esinlenerek yapılmış.

Havuzun etrafındaki geniş dinlenme ve güneşlenme alanında bad table (yatak masa) denilen ve ayaklarınızı uzatarak oturabileceğiniz ilginç masalar ve minderler var. Kafe ve restoranın yanı sıra, kendinizi tropikal bir atmosferde hissetmenizi sağlayan büyükçe bir bar, dekorasyonu tamamlıyor. Özellikle hafta sonları yapılan sürpriz partiler ortama renk katıyor. Gece geç saatlerde müziğin sesi kısılıyor ve etrafa tam anlamıyla huzur hakim oluyor. Ama eğer çılgınca eğlenmek, azmak istiyorsanız o zaman kapalı mekana, May Day’e geçiyorsunuz.

İvy Summer’da yaz boyunca Sertab Erener, Hande Yener, Işın Karaca ve Yalın’ın da aralarında bulunduğu sanatçılar sahne alacak.

BİLKENT’TEKİ BODRUM

Bilkent’in içindeki yüksek blokların arasında geçtiğimiz yıl açılan Margherita, bu yaz yine genç ve dinamik işletmecileriyle bir hayli gözde olacağa benziyor. Margherita’da kendinizi Bodrum’daki bir beach clupta hissetmemeniz için tek eksik deniz. Onun yerine de oldukça büyük bir havuz var. Havuzun etrafı, Bodrum’dan dondurulmuş şekilde getirilen palmiyelerle süslenmiş. Ankara’nın bozkırında size farklı bir atmosfer yaratıyor. Yine Bodrum’daki mekanlarda sıkça gördüğümüz, üzeri tüllerle kaplı localar Margherita’nın dekorasyonunu tamamlıyor. Her hafta sonu havuzun içinde yapılan perküsyon ve saksafon performansları da eğlencenin temposunu artırıyor.



ÇILGIN PARTİLER

Gençlerbirliği Tesisleri
içindeki Avenue, bu yaz da gündüzleri havuz, geceleri de club olarak Başkent gecelerine renk katacak. Korhan ve Bahar Gür kardeşlerin işletmesindeki mekanda yine her hafta sonu düzenlenecek çılgın partiler var. Ünlü dj’lerin performansları ve sürpriz sanatçılarla yaz boyunca ilgi görecek.

AKP GÖLGESİNDE LAİLA

Gelelim Laila’ya. Önüne yapılan dev AKP binasının ardından herkes "Bu mekanın sonu ne olacak?" diye merak ediyordu. Ancak Laila hala açık ve bu hafta sonu da Laila Summer’ı, yani yazlık bahçesini hizmete sokmaya hazırlanıyor. "Satılıyor, kebapçı oluyor, düğün salonu oluyor" şeklindeki dedikodulara rağmen, Aysan Çelik burayı ayakta tutmaya devam ediyor. İskenderun’dan getirilmiş palmiyelerle süslü bahçesi, bu yaz da yine Ankaralılar’ın gece eğlencelerinde ilgi göstereceği mekanlar arasında olacak.

PEKİ YA SALATA

Birkaç satır da Ankara’nın en köklü mekanlarından Mesa Salata için yazmak istiyorum. Hafta sonu Mesa Salata’ya gittim. Yıllardır hizmet veren bu eğlence yerinin güvenliğini sağlayan elemanların tamamı değişmiş. Dört beş kişiden oluşan üniformalı bir grup, Mesa Salata’nın kapısında etten bir duvar örmüşler. Omzumdaki fotoğraf makineme ve gazeteci olduğumu söylememe rağmen, kollarını göğüs hizasında bağlayıp önüme dikildiler ve beni içeriye almadılar. Yıllardır bu mekana gidip gelen bir gazeteciyi bile tanımayan bu sözüm ona güvenlik elemanları, müşteriyi hangi kriterlere göre ayırt edip içeriye alıyorlar? Mesa Salata’ya girecek müşteriye, işletmecilerinin yerine, bu işten hiç anlamayan kapı görevlilerinin karar vermesi ne kadar doğru?

Çekilmiş aracın davası

SABAH arabanızla işyerinize gelmişsiniz. Park yeri bulamadığınız için birkaç sokak öteye, nizami bir park yerine çekmişsiniz. Akşam park ettiğiniz yere döndüğünüzde aracınızın yerinde yeller esiyor. Önce bir an tereddüt edip "Acaba park ettiğim yeri yanlış mı hatırlıyorum?" diye çevredeki sokakları deli danalar gibi dolanıyorsunuz. Ama nafile. Araba yok. Kötü ihtimali düşünmeden önce, her ne kadar park yasağı olmayan bir yerde bile olsa, trafik polisleri tarafından çekilmiş olabileceğini düşünüyorsunuz. Polisi arıyorsunuz. Hayır, aracınızı kaldıran onlar da değil. Tam, "Çalındı herhalde" derken Çankaya Belediyesi’nin aracınızı çektiğini öğreniyorsunuz. Sokağa asfalt dökmüşler. Görebileceğiniz, duyabileceğiniz bir uyarı yapmadan da aracınızı Çankaya’dan Cebeci’deki bir otoparka çekmişler. Hiçbir suçunuz yokken, arabanıza tekrar kavuşmak için, çekici ve park parası tam 65 YTL ödüyorsunuz. Aynen benim başıma geldiği gibi.

Ertesi gün Çankaya Belediyesi’nin asfalt işleriyle ilgilenen birimindeki bir yetkiliye derdimi anlatıyorum. "Haklısınız, asfaltlama yapılacağı duyurusunu bez afiş asarak da yapmamız gerekirdi" diyerek özür diliyor. Ama bu özür, benim 65 YTL’yi ve kaybettiğim zamanımı geri getirmiyor.
Yazarın Tüm Yazıları