Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Travesti… Eşcinsel… İnsan…

Her gün e-postalar alıyorum sizlerden. Yazım olmadığı günlerde bile. Hayata, insana yaşanmışlıklara dair her şey var gelen postalarda.

Yazmamı istediğiniz birçok konu var. Bu konulardan biri de eşcinsellik. 

Geçtiğimiz gece Okan’ın programında eşcinsellik tartışıldı. İlgimi çekti, ben de düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim. 

Cinsel tercihleri yüzünden insanların itilip kakılmasına, beşinci sınıf insan muamelesine maruz kalmalarına peşinen karşıyım.  

Benim, ailemden birinin ya da evladımın değişik bir cinsel seçimde bulunmamış olması sadece bir şans. Tam tersi de olabilirdi. Öyle olduğunda da ailem beni yok mu sayardı, ya da ben evladımı yok mu saymalıydım?

Son yıllarda yapılan araştırmalar eşcinselliğin yüksek oranla genetiğe bağlı olduğunu ortaya koymakta. Eee? O zaman bu insanları görmezden gelmek, onlara yeryüzündeki fazlalıklar gibi bakmak sizce hak mı? 

Düşünsenize; bir çocuğun, bir gencin kendini karşı cinse yakın hissettiğini keşfettiği ilk anı. O an içinde yaşadığı korkuyu ve paniği? Bu durumu kimseye açamamanın, paylaşamamanın, aradığı sorulara cevap bulamamanın ona getirdiği çaresizliği…. 

Sizce bunlar, sırtlanması kolay bir yük mü? 

Dünyanın her yerinde eşcinseller ve travestiler diğer insanlarla aynı haklara sahipken, bizde niye farklı? 

İş bulamazlar, lokantaya gitseler yer yok diye geri çevrilirler, sokakta yürümeye kalksalar en ağır sözlere maruz kalırlar. 

Ülkede saat başı cinayet işlenir, millet birbirini öldürür gazetede küçük bir haberi çıkar. Ama bunu yapan bir travesti ya da  bir eşcinselse haber direkt manşetten girer: “Katil bir travesti!” 

Pek çoğu da öldürülür, haber yine manşette. Katile sorulur, “Niye öldürdün?” diye… Cevap: “Çünkü travestiydi.” 

Her travesti, kafadan seks işçisidir. Bizler pek namusluyuzdur.  Aramızda hiç fuhuş yapan, para karşılığı birileriyle beraber olanı bulunmaz! 

Eşcinseller nonoştur, travestiler dönme… 

Benim kızdığım, bu insanların topunu aynı sepete koymak.



Bizlerin de çürük olanları var elbette; onların da..

Allah onlara şu hayatta nefes alma imkanını tanıdığına göre, bizim de tanımamız gerekir bence. 

Not: Herkes fikrini yazsın bana. Heteroseksüeli de, travestisi de, eşcinseli de… Cuma günü tartışalım… 

* * * 

Siz konuyu tartışmaya başlamadan önce, ben arşivimi karıştırdım ve yıllar öncesinden iki ayrı yorum bulup çıkardım. Yorumlardan birincisi, bir okura(*) ait. Diğeri ise amcam Oğuz Aral’ın yorumu.  

Yorum-1:

Oğuz Aral'ın yazıp Müşfik Kenter'in oynadığı bir oyun başladı geçenlerde. Daha sonra Oğuz Aral'ın yazısında da adı geçen Onur arkadaşım oyunu izleme fırsatı bulmuş ve oyunda eşcinsellerle, KAOS ve Lambda grupları ile ilgili kısımlar konusunda yorumlarını Oğuz Aral'a göndermiş. Oğuz Aral da oldukça pozitif bir yaklaşımla Onur'un söylediklerinin çoğuna katıldığını söylemiş. Ancak bir nokta var ki Oğuz Aral bayağı karşı çıkmış. Onur'un fuhuş yapan travestilerin bu yola itildiğini söyleyerek fuhuşun rıza gösterilen bir seçim olmadığını anlatmasına rağmen, Oğuz Aral buna “Her aç kalan fuhuş yapsaydı, memleketin yarısı fahişe olurdu” gibi bir yanıt verip, eşcinsellerin fuhuş yapmasının ne kadar yanlış olduğunu anlatmış! 

Oğuz Aral'ın travesti ve transseksüellerin fuhuş yapması konusunda söyledikleri aslında bu dünyaya ne kadar uzak olduğunu gösteriyor. Kişi isteyerek eşcinsel olmadığı gibi isteyerek fuhuş da yapmaz. Ruhi açıdan hangi sağlıklı insan her gece ölüm tehlikesi atlatmaktan, polisle koşturmaca oynamaktan, pis ve sarhoş adamlarla uğraşmaktan zevk alır? En azından kendi çevreme baktığımda travesti ve transseksüellerin arasında bugüne kadar "Oh ne iyi ediyorum da fuhuş yapıyorum, dünyayı verseler başka şey yapmam" diyenini duymadım. Fuhuş belki iyi para getiren bir iş, ancak öyle ağır bir iş için normal bir kazanç değil mi? Zaten onların yaşamı bizimkinden iki kat pahalı. Belli yerlerden alışveriş etmek zorundalar, tacize uğramamak için sürekli taksiyle dolaşmalılar…

Yorum-2:

Sayın Onur'un düşüncelerinin bir bölümünü paylaşmamak imkânsız. Ne olursak, kim olursak olalım hepimiz Allah'ın kulu ve doğanın bir parçasıyız. Bu nedenle de çiçekten böceğe, balıktan insana bütün varlıklar gibi saygıdeğeriz. Hiç kimsenin menekşeye yaprağın niye mor, ya da insana cinsel tercihin niye böyle diye sorgu sual edip, itip kakmaya hakkı yoktur. Ama fazla bir değer üretememenin ezikliğiyle erkekliğin zart zurtuna sığınmış çok fazla erkek taklidi yaparak yetişen bir toplumuz. Bu nedenle eşcinseller bir ara Nazi Almanya'sında yaşayan Yahudilere döndüler.  

Ama mektuptaki ‘‘Birçok arkadaşımız toplum tarafından fuhuşa itiliyor...’’ sözüne katılmam olanaksız. Eğer Türkiye'de her işsiz fuhuş yapsaydı, ülkenin yarısı geneleve dönerdi. Ben de çok işsiz, hatta aç kaldım. Ama jigololuk yapmak aklımın ucundan bile geçmedi. Üstelik boylu boslu ve hanımların pek beğendiği bir delikanlıydım. Fuhuş yapanlara arka çıkarak büyük bir yanlış yapıyorsunuz. Çünkü fuhuşla eşcinsellik özdeşleşiyor. Artık fuhuş yapan birçok travestinin kullandığı lüks arabalar, emeksiz, mesleksiz, sadece bir kıçla köşe dönmenin ülkede simgesi oldu. Fuhuşu eşcinsellikten ayırmazsanız, özlemini çektiğiniz insanca saygıyı daha çok beklersiniz.  

Not: Birinci yorumun yazarının adını bulamadım ne yazık ki. Ancak, bu yazı vesilesiyle bu yorumcunun adını da öğreniriz belki. Kim bilir?..

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI