Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Trafikle cinayet

YARATILMIŞLARI yaratandan ötürü sevdiğini ikide bir söyleyen Başbakan Tayyip Erdoğan’ın sorumluluk taşıdığı ülkemizde, teker teker ölümlerin yanında toptan ölümler her gün daha fazla dikkati çeker oldu. Zonguldak’ta diri diri toprağa gömdüğümüz 30 madencinin acısı bitmeden “yaratılmış”lardan 13 Rus, 2 Türk vatandaşı gitti.

Kaderlerinin ortak yanı, “Türkiye’de olmaları ve tam anlamıyla Türk usulü bir ihmalkârlığa kurban gitmeleriydi.

Tabii bizim “ihmal” dediğimiz şeyin aslında “cinayet” diye nitelendirilmesi akla daha yakın görünüyor.

Gerçekten bizim ülkemiz -sadece bu iktidar döneminde değil belki 50 senedir- yönetim kademesindekilerin idraksizliği, duyarsızlığı ve “insana saygı” kavramından nasipsizliği yüzünden bu tür olaylar konusunda çok kötü bir sicile sahiptir. Birkaç örneği birlikte anımsayalım:

17 kişiyi, 19 Ekim 2003 günü Silivri otoyolunda, aşırı hız sonucu karşı yola geçerek minibüse çarpan TIR yüzünden toprağa gömdük.

26 kişiyi 1 Ağustos 2004 gecesi Tercan-Erzincan arasında bir TIR’la çarpışan otobüste kaybettik.

33 vatandaşımızı 14 Nisan 2007 tarihinde, ilköğretim çağındaki çocukları ve ailelerini İzmir’den Kapadokya’ya götüren otobüs sabaha karşı saat 05.15’te karşıdan gelen kum yüklü kamyona Aksaray yolunda çarpışınca yitirdik.

Diyarbakır’dan bir lokma ekmek parası için Karadeniz illerinde fındık toplamaya giden 20 insanımızı, 6 Temmuz 2007 gecesi bindikleri minibüs karşıdan gelen meyve yüklü kamyona kafa-kafaya çarpınca Malatya-Sivas arasında kaybettik.

Çok geçmeden 16 tarım işçisini, bindikleri kamyonet 18 Ağustos 2007 sabaha karşı saat 06.00’da, pirinç yüklü bir kamyona çarpınca, Şanlıurfa-Mardin çevreyolu ışıklı kavşağında toprağa gömdük.

Bu kadar örnek, “Ahmak diye, tecrübelerden ders almayana derler” sözünü hak edenler tarafından yönetildiğimizi ispata yetmez mi?

Gerçekten Türkiye’nin trafik sorununun düzeyi ne ise biliniz ki gelişmişliğimizin seviyesi de odur.

Öyleyse, ülkemizi “çağdaş uygarlık düzeyine” çıkartma iddiasında olanların bu bağlamda ne kadar yol aldıklarını trafik kazaları ile ilgili istatistiklere bakarak görebiliriz.

Her yıl 4500-5500 arasındaki ölüm rakamları değişmediğine göre, durumumuz parlak değil demektir.

Çözümün ne olduğunu hem Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Başaran Ulusoy’la hem de Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Osman Karakuş’la konuştuk.

İkisi de “Devletin trafik denetimi sistemini tam olarak oturtmasına ve sürücünün her an denetlenebileceğini 24 saat süreyle hissedeceği zamana kadar bu durumun devam edeceğini” söyledi.

Demek ki dönüp dolaşıp bu sorunu çözecek irade olmayınca tıkanıyoruz.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI