Torba Yasa tamam şimdi sıra SGK’da

Hürriyet Haber
12.09.2014 - 09:52 | Son Güncelleme:

Tam açılımı, İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Tasarı olan Torba Yasa, birçok kanunda yenilikleri beraberinde getiren değişiklik tasarısı, TBMM Genel Kurul’da kabul edildi. Dünkü yazımızda da yasanın getirdiği yeniliklere değinmiştim. Dünkü yazıyı kaçıranlar için, bu konuyu daha ayrıntılı olarak tekrar gündeme getirip, okurlarımızın bilgisine sunmak istiyorum.

Avrupalı Türkleri ilgilendiren iki madde de, yasanın kabul edilmesiyle birlikte artık tasarı olmaktan çıktı. Aslında bu iki madde, TBMM tatile girmeden önce 25 Temmuz 2014 tarihli Genel Kurul oturumunda netleşmişti, ancak tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmadığı için, Avrupalı Türkler açısından çok önemli olan bu iki madde, diğer 146 madde gibi askıda kalmıştı.

NE ANLAMA GELİYOR?

Yurtdışında yaşayan Avrupalı Türkler, artık bundan sonra, doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izni alarak Türk vatandaşlığını kaybettikleri takdirde, yurtdışında Türk vatandaşı olarak çalıştıkları süreleri için borçlanma başvurusunda bulunabilecek. Bu şu anlama geliyor: Yurtdışında Türk vatandaşı olarak çalışılan süreler SGK tarafından dikkate alınacak, yabancı uyruğa geçildikten sonraki çalışma süreleri ise borçlanma kapsamının dışında tutulacak. Çifte vatandaşlarda ise bir değişiklik yok, çünkü onlar Türk kanunları açısından zaten Türk vatandaşı sayıldıkları için yurtdışı borçlanma konusunda da herhangi bir sınırlamaya tabi değiller.

SİGORTA BAŞLANGICI

Torba Yasa ile birlikte kabul edilen diğer önemli madde ise şu: Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce akit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların, akit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilecek. Örneğin Almanya’da 1970 yılında sigortalı işe başlayan bir kişi, Türkiye’de de 1970’te sigortalı işe başlamış olarak kabul edilecek. Erken tarihte kademeli emeklilik sistemine giriş yapacak olan sigortalının, emeklilik için yaş şartını geri gidecek ve ödemesi gereken prim gün sayısı azalacak.

SSK MI, BAĞ-KUR MU?

Ancak burada merak edilen en önemli konu, yurtdışındaki sigorta başlangıcı Türkiye’de hangi kurumda sigorta başlangıcı olarak kabul edilecek olmasıdır; SSK’da mı yoksa Bağ-Kur’da mı? Geçmiş dönemde ancak mahkeme sürecinden sonra bu hakkı elde eden sigortalılar, yurtdışındaki sigorta başlangıçları dikkate alınarak, Türkiye’de 4/b, yani Bağ-Kur’lu olarak işe başlamış sayılıyordu. Oysa, bu kişinin yurtdışındaki çalışma sürelerinin, SSK iş koluna eşdeğer bir süre olmasına rağmen, Bağ-Kur’a kaydedilmesi ise büyük bir haksızlık olarak değerlendiriliyor. Bunun sonucu olarak zorunlu olarak Bağ-Kur’lu yapılan Avrupalı Türkler, SSK emeklilerine kıyasla, daha düşük aylık almak zorunda bırakılacak.
Umarım, TBMM Genel Kurul nasıl Avrupalı Türkün yüzünü güldürdüyse, SGK da, yurtdışındaki sigorta başlangıçları sayarken bunları 4/a sigorta kolundaki süreye eşdeğer görüp buna göre tescil işlemini yapar ve Avrupalı Türke bir Mavi Boncuk daha dağıtır.

Hem Türkiye’den hem Almanya’dan emekli

DOĞUM tarihim 1 Eylül 1952... Türk vatandaşıyım. 1987’den beri Almanya’da ikamet ediyorum. Türkiye’de Emekli Sandığı’na tabi 1 Ekim 1972 - 15 Mayıs 1974 arasında, SSK’ya 1 Eylül 1974 - 21 Mayıs 1984 tarihleri arasında, Bağ-Kur’a da 1 Kasım 1985 - 30 Haziran 1986 tarihleri arasında çalıştım. Almanya’da 1 Temmuz 1992’den bugüne kadar çalışıyorum. Ayrıca bir yıldır Türkiye’de iş sahibiyim. Sorularım şöyle:
* Türkiye’de borçlanmalı mıyım, yoksa emekli olmak için çalıştığım süreler yeterli mi?
* Türkiye’de asgari ne kadar emekli maaşı alabilirim?
* Bağ-Kur’dan mı yoksa SSK’dan mı emekli olmalıyım?
* Almanya’da 63 yaş ile erken emekli olabilir miyim? * Nurhayat Bender

EMEKLİ olmak için yurtdışı borçlanması yapmanıza gerek yok. Çünkü Türkiye’deki üç kurumdaki çalışmalarınızın toplamı, emekli olmanıza fazlasıyla yetiyor. Emekli Sandığı’na tabi 615 gün, SSK’ya tabi 3 bin 501 gün ve Bağ-Kur’a tabi de 630 (270¬¬¬¬¬¬¬¬+360) gün olmak üzere toplam 4 bin 746 gününüz kayıtlı. Türkiye’deki çalışmalarınıza istinaden hemen emekli olabilirsiniz. Hatta emekli olduktan sonra Almanya’da çalışmaya devam etseniz dahi, aylığınız kesilmez. Buna rağmen SGK aylığınızı keserse, önlerine bu konuda açılıp emeklilerin lehinde sonuçlanmış sayısız Yargıtay kararlarından birini koyabilirsiniz.
Emekli aylığınız SSK tarafından bağlanacaktır. Çünkü Türkiye’deki sigorta sürenizden son yedi yılın yarısından fazlası SSK’da kayıtlı olduğu için, size bu kurumdan bin TL’nin üzerinde aylık bağlanacaktır.
Almanya ve Türkiye’deki sigortalı çalışma sürelerinizin toplamı 35 yılı geçtiği için, 63 yaşında erken emekli olabilirsiniz. Ancak emekli aylığınızdan yüzde 7.2 oranında kesinti yapılır.

Aylığımı durdurdular ben şimdi ne yapayım

22 yıl önce Almanya’dan SSK’ya para yatırdım ve emekli oldum. Daha sonra Almanya’da kısa çalıştım. SSK bunu öğrendiğinde aylığımı durdurdu. Uzun zamandır Türkiye’deyim. Bir sefer mahkemeye verdim kaybettim. Şu anda bana söylenen şu; tekrar mahkemeye verirsen kazanırsan. Ben yaşlıyım ve çok hastayım. Uğraşacak halim yok. Bu konuda sizin görüşünüz nedir? * Hasan Koç

DURUMUNUZLA ilgili detaylı bilgi vermediğiniz için, neden mahkemeye gittiğiniz anlaşılmıyor. Normal şartlar altında, Türkiye’deki emekli aylığınız Almanya’daki sigortalı işte çalıştığınız tarihten itibaren durdurulur. Emekli ile çakışan çalışma dönemlerinde size yapılan emekli aylığı ödemeleri de yasal faiziyle birlikte geri istenir. Ancak Almanya’daki işinizden ayrıldıktan sonra bir dilekçe ile SGK’ya başvurup aylığınızın yeniden tarafınıza bağlanmasını talep etmeniz yeterli iken, neden mahkeme sürecine gittiğiniz anlaşılmıyor.
Size tavsiyem, bir dilekçe ile SGK’ya başvurun ve Almanya’da o dönemde sigortalı işten ayrıldığınız tarihi gösteren hizmet cetveli (Versicherungsverlauf) de beraberinde gönderip, aylığınızın, işten ayrıldığınız tarihi takip eden aybaşından itibaren yeniden bağlanmasını talep edebilirsiniz.

Yerleşim hakkı için eşimin gelirine bakılır mı

ALMAN vatandaşı eşimle ile 3.5 yıldır evliyim ve süreli oturma izni statüsü sahibiyim. Şimdi yerleşim hakkı yani Niedererlassungserlaubnis’e başvuracağım. Şu an yarım günlük bir sigortalı işte çalışıyorum. Eşim serbest meslek sahibi. İkimizin geliri toplam 2 bin Euro. Alman makamları sadece benim gelirime mi bakar, yoksa eşimin geliri de dikkate alınır mı? Evimizin büyüklüğü yeterli. Kontratlı işte çalışıyorum. Bana cevap verirseniz sevinirim. * Altan – Almanya

BİR yabancının, Almanya’da süresiz oturma iznine denk düşen yerleşim hakkı (Niederlassungserlaubnis) alabilmek için bir dizi şartı yerine getirmesi gerekiyor. Bunların arasında şunları sayabiliriz: En az beş yıldır süreli oturma iznine sahip olmak, geçimini sağlamak, 60 ay sigortalı bir işte çalışarak prim yatırmış, sabıkasız ve çalışma iznine sahip olmak, yeterli derecede Almanca bilmek, Almanya’nın toplum ve hukuk düzenine ilişkin temel bilgilere sahip olmak ve yeterli büyüklükte konutta oturmak.
Ancak Alman İkamet Yasası, Almanla evli olan yabancılara, yerleşim hakkı almada bir dizi kolaylıklar öngörüyor. Söz konusu yasanın 28. maddesi uyarınca, kişi bir Alman ile evli ile ve üç yıldır oturma iznine sahipse, evlilik bağı sürüyorsa, hakkında sınırdışı kararı ve gerekçesi yoksa, Almanca olarak kendini kolay yoldan ifade edebiliyorsa, o zaman başvuru sahibi yabancıya, başka şartlar aranmaksızın yerleşim hakkı verilir.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı