"Yonca Tokbaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş

Topuk dikeni nedir Allah aşkına?

Neden olur? Nasıl geçer gider?

Bilen varsa ne olur bana da acilen yazsa ya...

Dün gece keyfimiz pek yerindeydi sözde. Birden, durup dururken, perişan olduk bir anda. Ne yapsak fayda etmedi. Güzel kızımın gözlerinden akan yaşlar saatlerce dinmedi.

Topuğunda bir ağrı vardı.

Ama sürekli dans ettiği için devamlı bir yeri ağrıyor zaten. Spor yapan, hareketli bir çocuk olduğu için de morarmadık, incinmedik yeri pek yok. İlk başta pek önemsemedik bu topuk ağrısını; çünkü önemsenecek bir şey gibi değildi. Derken dün gece topallamaya başladı, sonra ağrısı arttı ve birden öyle bir hale geldi ki çocuk ayağına hava temas etse ağlamaya başladı.

İnsanın hani sinirine bası yapınca içi çekilir ya, öyle. Resmen bayılacak gibi oldu acıdan kaç kere.

O kadar içime dokundu ki... Küçücük bir çaresizlik bizi ne hale getirdi.

Allah kimseye devası olmayan dert vermesin. İnsan çocuğunun gözünden gelen yaşa hiç dayanamıyor. Acısını geçirememek, aptal aptal sabahı beklemek zorunda olmak acayip yıpratıcı oluyor.

Ateş, öksürük, ishal, kusma, nefes alamama ve saireye öyle alışkınım ki oysa... Bu şey beni gafil avladı gecenin ortasında.

Burası da öyle: ‘Haydi kalk gece vakti doktorumuzu arayalım...’ diyebileceğimiz bir yer değil. Hastane’ye gitsek Allah’a emanet turizm... O yüzden kızımın başını aldım ellerimin arasına, sildim sicim gibi akan göz yaşlarını, dedim: ‘Dayan Annecim sabaha kadar. Sabah olsun hele, işi okulu filan unutup ilk iş gidiyoruz doktora...’.

Kuzu kuzu burnunu çeke çeke uyumaya çalıştı. Olmadı. Ben de aldım bilgisayarımı yattım yanına. Acaba oyalarım da dikkati dağılır mı diye bir ümit, başladım ‘Söyle ne yazayım yarına?’ diye ona sormaya. Kıpkırmızı olmuş gözlerinden ısrarla akan yaşlarla şöyle dedi bana:

‘Annecim benim için okurlarına yazıp sorsana bakalım topuk dikeni neymiş, neden olurmuş? Belki sana yazarlar, biz de sabah olmadan öğreniriz, ben de dikkat ederim, acımaz ayağım bir daha!’.

Anında kabul ettim.

Canı öyle acıyor ki... şu satırları yazarken ben burada... yerinde sıçrıyor ara ara...

Ama yine de gecenin şu vaktinde ikimize de iyi geldi size yazmak fikri.

Nedir Allah aşkına bu topuk dikeni?

Neden olur bu yaştaki küçücük bir çocukta?

Var mı doğal dermanı?

Lütfen yazın bana.

Okuyacağım kızıma.

Yonca
‘dikendiken’

X