Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    Toplumun geleceği için ‘yeşil üniversiteler’

    Prof. Dr. Nuri AZBAR - Ege Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü
    19 Ekim 2015 - 09:00Son Güncelleme : 19 Ekim 2015 - 12:35

    Dünyada, çevre sorunlarının fark edilir ve rahatsız edici düzeye gelmesiyle birlikte; hükümetlerin, çevre komitelerinin, derneklerin ve yerel yönetimlerin başlattığı sürdürülebilirlik kapsamındaki çevreci yaklaşımlar, özellikle son 10 yılda üniversiteler tarafından çok daha yoğun bir şekilde ele alındı. Bu kapsamda ‘yeşil kampüs’ olma girişimleri başlatıldı.

    Bu konuda üniversiteler arası sıralama sistemi oluşturan ve yükseköğretim kurumlarının ne kadar çevreci olduğunu saptamaya çalışan en popüler sistemlerden bir tanesi ise Endonezya Üniversitesi tarafından oluşturulan ‘GreenMetric’ olarak karşımıza çıkıyor. Bu sıralama sistemi ile amaçlanan; üniversitelerin iklim değişikliği, enerji ve su sorunu, atıkların geri dönüşümü ve çevreci ulaşım konularına dikkat çekmelerini sağlamak. Ders müfredatlarında daha fazla çevreci ve sürdürülebilirlik konusundaki farkındalıkları artırmak.

    Endonezya Üniversitesi Rektörü Gumilar Rusliwa ise bu sistemin amacını; “Üniversitelerin, küresel ısınma sorunu hakkında, çevre dostu politikalar, karbon yönetim planları, enerji yönetimi ve tekrar kullanma, geri dönüşüm konularında örnek kurumlar olmalarını sağlamak” olarak sıralıyor.

    İlk sırada Birleşik Devletler ve İngiltere var

    Sıralamadaki üniversitelere bakıldığında bu konudaki dünya liderlerinin Birleşik Devletler ve İngiltere üniversiteleri olduğu görülüyor. Bu sıralamayı ise; İrlanda, İsveç ve Malezya üniversiteleri takip ediyor. Bu okulların çalışmalarının ise; ağırlıklı olarak karbon ayakizlerini azaltma, organik gıda kampanyalarına yönelme ve elektrik tüketimini azaltma şeklinde olduğu görülüyor.

    Nottingham Üniversitesi, bu sıralamada iki kez lider ve bir kez ise Connecticut Üniversitesi’nin ardından ikinci olarak dikkatleri topladı. Üniversitenin internet sitesinden alınan bilgilere göre; geri dönüşüm faaliyetleri, ulaşım, yeni bisiklet yolları gibi faaliyetler için 800 bin Euro harcandı. Kampüsteki yeni binalar için, düşük karbon politikası ile BREEAM (British Research Establishment Environmental Assessment Methodology) sertifikalı olarak inşa edilme kararı alındı.

    King’s Meadow Kampüslerine kurdukları kombine ısı ve güç santrali ile, 280 ton mertebesinde CO2 emisyonlarında azaltma sağlayarak çok daha verimli bir şekilde elektrik ve ısı kullanımını gerçekleştirdiler. Üniversite sonrasında potansiyel olarak çok büyük işletmelerin ya da kentlerin başında yönetici olacak, daha da önemlisi ülkelerin yöneticisi olabilecek bireylerin öğrencilikleri sırasında bu konuda eğitilmeleri, pratik bilgi ve beceriler kazanması amacıyla bu tür farkındalık çalışmaları önem arz ediyor.

    Notthingham Üniversitesi’nin yanında top 10’da yer alan diğer üniversiteler ise; Cork National Üniversitesi, Oxford Üniversitesi, Bradford Üniversitesi, Berkeley Üniversitesi oldu. Son yıllarda ise sistemde Amerika ve Avrupa üniversitelerinin yanında Japon, Çin, Afrika ülkeleri de yer aldı. 2014 yılındaki son sıralamada ise ilk kez Sri Lanka, Suriye ve Trinidad&Tobago bölgesinde üniversiteler katıldı.

    Türkiye ilk defa 2012’de listeye girdi

    Bu sisteme ilk kez 2012 yılında iki Türk üniversitesi dahil oldu. Bu sıralamada Sabancı Üniversitesi 144’üncü ve Bilkent Üniversitesi ise 209’uncu sırada yer aldı. 2012 yılındaki sıralamada; sistemden en düşük puan alan ülkeler Endonezya, Avusturya ve Polonya ile birlikte Türkiye oldu.

    Bununla birlikte; 2013 yılında sisteme İnönü Üniversitesi ve İzmir ekonomi Üniversitesi eklendi. 2014 yılındaki son sıralamada ise Bülent Ecevit Üniversitesi, Karabük Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Celal Bayar Üniversitesi sisteme eklenerek toplamda dokuz Türk üniversitesi yer aldı.

    Bu çalışmalarda Türk üniversitelerinin sıralamadaki yerlerinin çok yüksek olmadığı görülüyor. Bu nedenle; bu konudaki çalışmaların arttırılması ve ulusal bilinçlendirme yapılması gerekliliği ortaya çıkıyor. Bu konuda YÖK, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile üniversitelerden bu konularda uzman öğretim üyeleri birlikteliğinde ‘Ulusal Üniversiteler Sürdürülebilirlik Stratejik Planı’ şeklinde planlar hazırlanarak bir yol haritası oluşturulması gerekiyor.

    Bu yönde ilk adım Ege Üniversitesi, Çevre Araştırma Merkezi koordinasyonunda Ege Üniversitemizin 60’ıncı ve Çevre Merkezi’mizin 25’inci kuruluş yılları kapsamında 12 Mart 2015’te ‘Yeşil Üniversite & Sürdürülebilirlik Ulusal Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Bu toplantıya İsveç, Gothenburg Üniversitesi Yeşil Üniversite koordinatörü sayın Eddi Omrcen’de video konferans ile katıldı. Ayrıca Koç Üniversitesi – KUSEF’i temsilen Gonca Ongan, Boğaziçi Üniversitesi’nden Dilek Ünalan, Özyeğin Üniversitesi’nden Pınar Özuyar ve Mikado Sürdürülebilir Kalkınma Danışmanlık firmasından Serra Titiz katılım sağladı.

    Yeşil üniversite konusunda yoğun çalışma yapan yükseköğretim kurumlarının çalışmaları incelendiğinde; yeşil enerji kullanımı, karbon ayak izinin azaltılması gibi konuların öncelik taşıdığı görülüyor. Ulusal üniversitelerimizde gerçekleştirilecek olan bu tür çalışmalar için özellikle TUBİTAK’ın güdümlü çağrılarında bu konuya yer verilmesi, bölgesel kalkınma ajanslarının ve diğer ulusal destek fonlarının teşvik amaçlı bu devreye sokulması bu faaliyetlerin başarıya ulaşmasında önemli.

    Müfredata ‘sürdürülebilirlik’ konulu dersler eklenmeli

    Öğrenci, öğretim üyesi ve elemanlarının bu konuda en temel bilinç düzeyine ulaşmaları da önemle üzerinde durulması gereken bir konu. Bu nedenle; lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerindeki öğretim müfredatlarına ‘sürdürülebilirlik’ konulu dersler eklenmesinin önemli bir gelişme sağlayacağı düşünülüyor.

    ‘Sürdürülebilirlik’ ve ‘Yeşil Kampüs’ olma yolunda, uluslararası kurumlar da incelenmeli. Yurtdışındaki üniversiteler ile işbirliği içerisinde bulunulmalı. Üniversitelerdeki sürdürülebilirlik çalışmaları, kurulan uluslararası sürdürülebilirlik kurumları tarafından da yürütülüyor. Bunlardan bir tanesi; Sürdürülebilir Kalkınma Çözüm Ağı’dır (Sustainable Development Solutions Network (SDSN)).

    Boğaziçi ve Ege Üniversitelerinin katıldığı bu ağ; akademi, sivil toplum örgütleri gibi kurumlardan uzmanlar ile bilimsel ve teknik çözümler üretmeye çalışıyor. Ortak öğrenmeyi hızlandırmak ve dünyanın karşı karşıya bulunduğu sorunlara ekonomik, sosyal ve çevresel zorluklara entegre yaklaşımlar geliştirerek teknik ve politika çalışmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor.

    Son olarak, toplumlara ayna tutan ve toplum için rol modeli oluşturan üniversitelerimiz ‘Yeşil Üniversite’ çalışmaları ile gelecekte devletlerin, hükümetlerin, büyük şirketlerin yönetiminde yer alacak bireylerin bilinçlendirilmesi ve kentlerin sürdürülebilirlik yönündeki ilerlemeleri için çok önemli.

    Bu bağlamda tüm üniversitelerimizi bu yönde ortak hareket etmeye, özellikle Çevre Araştırma Merkezlerini ve Çevre Mühendisliği Bölümlerini bu yönde katalizör olmaya davet ediyoruz.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı