"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Tökezledik

’CİDDİ şekilde kaygılanıyorum. Yeterince köklü tedbir alındığı kanısında değilim. Bilimsel olarak gelişmelerin çok gerisinden gidiyoruz.’

Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tekirdağ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Nizamettin Şenköylü böyle diyor. Şenköylü, tavuk besleme ve yetiştirme dalında 30 yıllık öğretim üyesi ve ’Modern Tavuk Üretimi’ adlı bir kitabı da var.

’Kuş gribi’ konusuna şöyle bir fotoğraf çekiyor:

- Kuş gribi virüsünü göçle yaban kuşları, özellikle de yabani ördekler getiriyor. Sulak alanlara konduklarında avcılar bunları avlıyor. Mikrop da böylece diğer kanatlılara bulaşabiliyor.

ENTEGRELER OLMASAYDI

Ekim ayında Manyas’taki olay nasıl atlatıldı?


- Yöredeki entegre tavuk üreticilerinin oldukça bilinçli olmaları, en önemli etkendir. Çünkü bu işi 20 yıldan beri yapıyorlar. Banvit, Şeker Piliç, Keskinoğlu gibi firmalar çiftçi-köylüyle sözleşmeli çalışıyorlar. Civcivini, yemini, ilacını firmalardan alıyorlar. Kümeslerin hijyenik olması konusunda titiz davranıyorlar. Sürekli eğitim gördüklerinden deneyimli ve bilinçli yetiştiriciler oluyorlar. Manyas’ta bakanlık da bastırınca sorun yaşanmadı, olay kontrol altına alındı.

Manyas’taki hastalık bu firmaların sayesinde atlatılabilmiştir. Bu bakımdan bakanlık, firmalara teşekkür borçludur. Bir konuya işaret etmek gerekiyor; Çevre ve Orman Bakanlığı’nın, Manyas’taki vakanın ortaya çıkmasından 6 gün sonra kuşlara avlanma yasağı getirmesi dikkat çekici bir duyarsızlıktır.

BİLİMSELLİK NEREDE

Doğu’daki vakalar... Tökezledik mi?

-
Oralarda entegre üretim bulunmuyor; ama korkunç bir sefalet, yoksulluk ve cehalet var. Bilim varken, ’biz camide hutbe ile köylüyü eğitiriz" de ne demektir? Çağdışı bir bakış; böyle bir ilkellik olmaz. Tabii tökezledik.

Hükümetin olaylara hákimiyeti...

- Sayın Sağlık Bakanı daha bugün (dün) söylüyor; köy tavuğu ve köy yumurtası tarihe karışmalı diye... Hükümetin acilen yapacağı tek şey; köy ve kasabalardaki tüm salma tavukların toplanıp itlaf edilmesi ve yetiştiriciliğin yasaklanmasıdır. Toplum sağlığı için kaçınılmaz bir önlemdir. Bir önerim var...

Nedir?

KAYNAK GEREKLİ

- Devlet entegrelerin ürettiği markalı, poşetli piliçleri, ’tavuk gribi’ çıkan bölge halkına bedava dağıtmalıdır; ayda iki-üç adet olarak... Böylece hem köylünün zararı telafi edilir, hem de büyük entegrelerin üretime devamları sağlanır. Gerekiyorsa kaynak da Tarım ve Gıda Örgütü <ı>(FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü <ı>(WHO) gibi kuruluşlardan karşılanabilir. Belki bu proje iki-üç yıl sürebilir; sürsün... Hem de ortalıkta salma tavuk kalmayıncaya kadar... Gerekirse Bakanlar Kurulu bu konuda bir kararname çıkartabilir. Kuş gribi ancak böyle kontrol altına alınabilir. Çünkü, pandemik, yani küresel anlamda bulaşıcı bir özellik kazanabilir ve dünyanın başına ciddi şekilde bela olabilir.

Televizyonlarda herkes bir şeyler söylüyor.

- Çoğu zaman doktorlar ve diğer uzmanlar konuşturuluyor. Ama tavuk yetiştiriciliğiyle ilgili veteriner ve hayvancılık uzmanlarının <ı>(zeoteknist) görüşlerini yeterince göremiyoruz. Örneğin, ben bilimsel araştırma yapan, hem üretim sahalarını bilen ve dolaşan bir kişiyim. Hangi koşullarda üretim yapıldığını biliyorum. Ama Ankara dahil sizden başka arayan olmadı?

UYARI

ÜSKÜDAR, Eminönü ve Kadıköy’deki büfelerde ekmek arası dönerin satışları hálá devam ediyor. Tavuk etleri gece 23.00’den sonra poşet ve karton kutularda büfelere dağıtılıyor. n EYÜP ilçesi ve köyleri ile Alibeyköy barajında hiçbir önlem alınmadı; hiç bir resmi görevli gelmedi. n ATAŞEHİR’in yanındaki Romen mahallesinde tavuklar ortalıkta dolaşıyor.

Askerden yardım istenmeli

BU arada, Tarım Bakanlığı’na geçen yıl alınan denetim elemanlarının çoğunun sağlık ve tarım konusunda ’uzmanlıkları’ olmayan kişilerden oluştuğunu hatırlatıyoruz Prof. Nizamettin Şenköylü’ye...

Bize, "Bu kişiler, bu hastalıklara karşı ne kadar eğitimli? Bilimsellikten uzaklaşınca bu gibi konularda şimdi olduğu gibi tökezleriz" derken, bir öneride bulunuyor:

"Tavuk üretimi artık bilimsel bir konu. Öyle köylü Mehmet Efendi’nin yapacağı bir şey değil... Virüsten, bakteriden uzak, modern yetiştirme tekniklerinin bilinmesi lazım. Batı’da salma üretim diye bir şey kalmadı. Gerektiğinde ’Ben tavuğumu vermem’ diyen de içeri tıkılmalı. Böyle bir hastalığa karşı diklenme olmaz. Hükümet, askeri birliklerimizden itlaf ve toplama çalışmaları için neden yardım almayı düşünmüyor? O vakalara yakalananlar askeri helikopterlerle hastanelere nakledilebilirdi. O çocuklar da ölmeyebilirdi. Maalesef bu duyarlılığı hükümetten göremiyoruz. Tehlikenin boyutunun daha yeni farkına varıyor."

Akıllı başkan

MANİSA
Sümerbank fabrikasını devletten alıp, işçileri attıktan ve kapısına kilit vurduktan sonra, arsasını 10 misli fiyata TESCO’ya satan şirketin patronu ve AKP’li Manisa Belediye Başkanı’nın ’Manisalı gençler davası’nda işkenceci polislerin avukatlığını yaptığını gazetelerde okumuştum.

Başkan "Fabrikayı ekonomiye kazandırma amacı taşımadığını" söylüyor bugün. Anlaşılan, Manisalı gençleri de topluma kazandırmama amacıyla epey çalışmış!

M.M.-MANİSA

Anlamsız tartışma

SON günlerde bazı hastanelerle ilgili olarak çeşitli iddialar gündeme geliyor. Karşılıklı suçlamalar, hastaları tedirgin ediyor. Nitekim bir gazetede bir hastane ile ilgili olarak mikrop kapan 40 hastanın öldüğü ileri sürülüyor. Durumun kamuoyunda yanlış anlaşılmaması için kalp-damar cerrahı Prof. Bingür Sönmez, ilgili hastanenin kapatılması yolunda bir ifadesinin olmadığını belirterek, "Hele en modern donanım ve ekipe sahip olan böyle bir hastanemizin yıpratılmasını kesinlikle düşünemem" diyor.

’Helal’inden bayram!

TASARRUF tedbirleri alınıp uygulanıyor, denilerek halka yanlış bilgi veriliyor, ya da bu açıklamaları yapanlar maalesef aldatılıyor.

Bayramda kaç kamu görevlisi, bürokrat devletin arabası, benzini ile tatile gidecek? Lütfen bu konu titizlikle incelensin. Herkese ’helal’inden bayramlar diliyorum.

Recep KAYNAK

(E) Hákim/ESKİŞEHİR


BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

"Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum / Harlı bir ateş gibi derinde yanan / Haramilerin elinde kalan...."

(Ataol Behramoğlu)
X