Tokalaşma zamanı

Mustafa KÜÇÜK - Hülya GÜLER
21.09.2014 - 01:02 | Son Güncelleme:

TÜRK Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) dünkü Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısına ‘onur konuğu’ olarak katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yeni Türkiye’nin inşasında TÜSİAD’ın deneyim ve vizyonundan yararlanmak istiyoruz. Zaman yumrukları sıkma zamanı değil, tokalaşma zamanı” diyerek buzları eritti.

Erdoğan konuşmasında genel olarak kapsayıcı ve birleştirici mesajlar verse de zaman zaman hemen önünde oturan iş dünyasından bazı isimlere ve uluslararası kuruluşlara sert eleştiriler yöneltti. Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra İstanbul’da ilk kez iş dünyasıyla bir araya gelmesi nedeniyle yoğun katılımın gözlendiği toplantıda, TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer ve YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu’nun da konuşmalarında son derece ılımlı mesajlar vermeleri dikkat çekti.

KUTUPLAŞMAYI BIRAKALIM

Tokalaşma zamanı

“Bugün sadece İstanbul sermayesinin kazanırken, Anadolu sermayesinin kaybettiği değil herkesin kazandığı bir Türkiye olduğunu” kaydeden Erdoğan şöyle konuştu: “Şimdi hiç kimse kusura bakmasın, samimi konuşacağım. Çünkü benim gizli ajandam yok. Enerjimizi kutuplaşmaya, kamplaşmaya, gerilemeye değil, artık yeni ve büyük Türkiye’ye sarf edelim. Halkın seçtiği ilk cumhurbaşkanı olarak benim birinci görevim budur. Çözüm sürecini daha ileriye taşıyarak, paralel yapıyı tamamen tasfiye ederek, ekonomiyi daha da güçlendirerek inşallah 2023 hedeflerine ulaştıracağız. Eski kırgınlıkları, muhafaza etmenin hiç kimseye faydası olmaz. Türkiye’ye güç kaybettiren bütün o yapay gerilimleri geride bırakmak zorundayız. Bizi büyümeden ilerlemeden alıkoyan her ne varsa, bizi yavaşlatan her ne varsa onları hep birlikte söküp atma zamanıdır.”

Tokalaşma zamanı

‘BAŞÖRTÜLÜ İSTİHDAM EDİN’

Kutuplaşmaya da örnek veren Erdoğan “Madem ki kutuplaşmaya karşıyız, o zaman ‘Sen başörtülüsün gelme. Başı açıksın gel.’ Kutuplaşma değil mi? Temenni ederim ki, özel sektör de bu kızlarımıza kapılarını açar”dedi.

Eleştirilerin şifreleri

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dünkü açıklamaları sırasında, iş dünyasından bazı büyük grupları isim vermeden eleştirdi.
Gezi süreci ve 17 Aralık operasyonlarına ilişkin değerlendirmelerinde Erdoğan’ın, “Bizi kıyasıya eleştirenlerin, ‘ananas’, ‘tespih’, ‘rafineri’ meselesinde ağızlarını bıçak açmadı” şeklindeki sözleri, Koç Holding’e dönük üstü kapalı bir gönderme olarak algılandı. Bunun nedeni Fethullah Gülen’in internete düşen yasadışı bir dinleme kaydında, Mustafa Koç’a ananas ve tesbih hediye gönderdiğinin ortaya çıkmasıydı. Aynı konuşmada bir Afrika ülkesindeki rafineri ihalesi de gündeme gelmişti. Ancak Mustafa Koç bu rafinerinin varlığından bile haberdar olmadıklarını açıklamıştı.

Tokalaşma zamanı


Erdoğan’ın, “Gezi olaylarının ve paralel yapının arkasındaki cepheyi, destek verenleri, lojistik imkân sağlayanları da çok iyi biliyoruz” sözleri de dikkat çekti. Erdoğan daha önce benzer sözlerle bizzat Boyner Holding Başkanı Cem Boyner’i hedef almıştı. Erdoğan aynı zamanda Koç Grubu’na ait Divan Oteli’nin göstericilere kapılarını açmasını da eleştirmişti.
Erdoğan’ın dolaylı eleştirilerinin yöneldiği isimlerden biri de TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer’in eşi Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer oldu. Suzan Sabancı Dinçer geçtiğimiz günlerde Chatham House’un İstanbul’daki toplantısı sonrasında değerlendirmelerde bulunmuş ve “Son bir buçuk yılda ortaya çıkan kutuplaşmaların yoğunlaşması nedeniyle çıkan hadiseler, ülkemizin son yıllarda elde ettiği başarılara gölge düşürdü” demişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan yine isim vermeden şunları söyledi:
“Mesela bir bankamızın yönetim kurulu başkanı çıkıyor, bir ifade kullanıyor. Son yıllarda istikrara güvenliğimize, birliğimize yönetim kurulları olarak bu tür yönelik saldırılara atıfta bulunarak, son derece karamsar bir tablo ortaya koyuyor. Neymiş? Elde edilen başarılara gölge düşmüş. Neymiş? Türkiye’nin yurt dışında itibarı zedelenmiş. Neymiş? Hukuk sistemi sorgulanmaya başlanmış. Bunu söyleyen şahsın yönetim kurulu başkanlığını yaptığı banka için bir inceleme yaptırdım, son 12 yılda aktifleri 8 kat, mevduatı 6 kat büyümüş. Ben tabi bunu görünce el insaf dedim.”

Tokalaşma zamanı


‘Banka Asya zaten batık durumda’

TÜRKİYE’nin yalnızca iktidarıyla değil, ana muhalefetiyle, muhalefetiyle birlikte yürümesi gerektiğini anlatan Erdoğan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Bank Asya ile ilgili önceki gün yazdığı açık mektuba göndermede bulunarak şunları söyledi: “Fakat dün bir açıklama duyuyorum; çok enteresan ve örnek, o da manidar; ‘1 bankanın batırılması için çalışılıyor’. Bir bankanın batırılması için çalışılmıyor. O banka, şu anda batmış zaten. Fakat bu taşıma suyla ayakta durmaya çalışıyor.”

‘3 yalan haberle itibar sarsılmaz’

ERDOĞAN “Amerikan medyasında, Avrupa medyasında üç tane yalan haber çıktı diye bu ülkenin itibarı zedelenmez. Biz onları ne yapmaya çalıştıklarını çok iyi biliyoruz. New York Times, ‘IŞİD’in yatağı burası’ diyor. Böyle bir anlayış, böyle bir mantık, böyle bir dezenformasyona karşı, biz, Türkiye, ülkemizin bütün STK’ları, etkin kuruluşları birlikte tavır almamız gerekmez mi” dedi.

NY Times’tan Erdoğan’a yanıt

New York Times ve Erdoğan arasındaki polemikte, gazete, Genel Yayın Yönetmeni Dean Baquet adına açıklama yaptı: “Bazı Türk yetkilileri ve medya, hikâyeyi yazan muhabiri korkutmak ve yalancı göstermek için kampanyayı tırmandırlar. Tehdit dolu binlerce mesaj gönderildi. Gazetecilerimizin bu şekilde hedef haline getirilmesi kabul edilemez. Türk yetkililerinden gazetecilerimizin güvenliğini sağlamak için çalışmalarını bekliyoruz ve bu konuda ya benimle ya da New York Times’ın diğer üst düzey editörleriyle sürdürmelerini istiyoruz.”

UZLAŞMAYA ÖNCÜLÜK EDİN

Tokalaşma zamanı

TÜSİAD’ın bu yılki 2. YİK toplantısının açılışında konuşan Başkan Haluk Dinçer, Türkiye’de artan toplumsal kutuplaşmaya dikkat çekerek, “Toplumumuzda son yıllarda belki de hepimizin katkısıyla oluşmuş ağır kutuplaşmanın, ülkemize zarar verebileceğinden kaygı duyuyoruz” uyarısında bulundu. Dinçer, konuşmasının son bölümünde Erdoğan’a ‘Halkın seçtiği ilk Cumhurbaşkanı’ şeklinde seslenerek şunları söyledi: “Kutuplaşmanın bertarafında çok önemli rol üstlenebileceğinize inanıyoruz. Uzlaştırmacı bir tutum ile sadece gelecek hedeflerine kilitlenerek, devletin kurumları, siyasi partiler ve her türlü toplum kesimi arasında, yeni bir toplumsal mutabakatın oluşturulmasında öncülük edebileceğinize inanıyoruz.”

PARTİ GÖZETMEKSİZİN

TÜSİAD olarak parti gözetmeksizin, hükümetlerle sadece politikalar bağlamında yakın çalışmaya ve oluşturdukları görüşleri sunmaya her zaman özen gösterdiklerini vurgulayan Dinçer şu noktaların altını çizdi:
Türkiye’nin bir yandan dünyaya entegrasyonunu sürdürmesi, diğer yandan kalkınma ve refah politikalarını başarıyla hayata geçirmesi hiç de kolay değildir. Bu olağanüstü önem arz eden geçiş döneminde, toplumsal dirliğimizin muhafaza edilmesi, ortak paydaların güçlendirilmesi ve en önce otoritenin adalet duygusundan beslenmesi önemli.
Gerek büyüme performansımızın iyileştirilmesi ve orta gelir tuzağından çıkılması, gerekse kalkınma ivmemizin güçlendirilmesi için, eğitim kadar elzem bir başlık da kadınların işgücüne katılımının artırılmasıdır.
Bizim açımızdan belki de en önemli konu, sanayinin ekonomi içindeki büyüklüğüdür. Sanayimizin ekonomi içindeki payı, son 15 yılda olağanüstü gerilemiştir. Bu, son derece tehlikeli bir gelişmedir. Büyümenin yegâne itici gücü, imalat sanayidir. Son 15 yılda sanayi sektörünün karşılaştığı bu düşüşü iyi analiz etmek gerekmektedir. İmalat sanayi üretimi ve yatırımını cazip kılacak politikaları öncelikle ele almak zorundayız.
Demokratik standartlarımızı etkileyen en temel başlık hukuk güvenliğidir. Bugün saha araştırmaları, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hukuk sistemine yeteri kadar güveni olmadığını gösteriyor.
‘Çözüm Süreci’nin de ivme kazandırılarak sonuca bağlanmasını, Türkiye’nin geleceği açısından son derece önemsiyoruz.

PARALEL YAPIYA İZİN VERİLEMEZ

TÜSİAD YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu ise konuşmasında “Hükümet programında belirtilen şu hususu da tekrar etmek istiyorum: Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hukuk devletinin en önemli vasfıdır. Bu çerçeveden baktığımızda, bir hukuk devletinin, kendi içinde, yaygın deyişle bir “paralel devletin” oluşmasına ve böylesi bir yapının hukuku kendi gündemi doğrultusunda eğip-bükmesine izin vermesi mümkün değildir. Devlet yönetimi hiç bir gücün vesayeti altında olmamalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan ise konuşmasında Yücaoğlu’nun bu sözlerine atfen “Hukuk sisteminin içine sızmış paralel uzantılara dair iş dünyasından bugün ilk defa kararlı bir ses duyuyorum onun için Sayın Dinçer’e teşekkür ediyorum” dedi.

Tokalaşma zamanı ERDOĞAN: O BANKA ZATEN BATMIŞ...

Tokalaşma zamanı BDDK’NIN ZOR KARARI



EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı