TOFAŞ'ın "Doblo" gururu

Hürriyet Haber
12 Aralık 2001 - 00:00Son Güncelleme : 12 Aralık 2001 - 00:01

TOFAŞ-FİAT`ın yüzde 85`ini ihraç ettiği``Doblo`` modelinin ``Malibu`` adı altında üretilen 100 binincisi törenle banttan indirildi.TOFAŞ CEO`su Jan Nahum, törende yaptığı konuşmada, tüm dünyada yaşanan kriz ortamının Türkiye`yi de etkisi altına aldığını, ancak son aylarda iyiye gidişin gözlenmeye başladığını söyledi. Nahum, Paris`te dünyaya gösterildiği günden başlamak üzere, Kasım ayında Türkiye`de tanıtılan Doblo projesinin kısa sürede başarı kazandığına işaret ederek, 11 Eylül olaylarından sonra olası bir talep düşüşü beklentisine girerken, Doblo`ya talebin azalmadığını kaydetti. ``Doblo projesi, bu zor dönemimizde hem TOFAŞ, hem Türk otomotiv sanayii, hem de Türkiye`ye umut kaynağı oldu`` diyen Nahum, ``Hatta, kıvançla şunu söyleyebilirim ki; bize gelen talebi karşılamakta zorlanıyoruz. Doblo bandımız haftada 6 gün 3 vardiya çalışıyor`` diye konuştu. 12 AYDA 100 BİN ARAÇNahum, bu proje sayesinde TOFAŞ`ın alıştığı üretim birinciliği konumuna yeniden yükseldiğini ve yeni bir atılım gerçekleştirmesinin yolunu açtığını söyledi. ``Tempra`` ile 1995-1996 yıllarında yapılan ihracatın, Türkiye`nin otomotivdeki dışsatım atılımının başlangıcı olduğunu belirten Nahum, Doblo projesi ile de 2001 yılında Türk otomotiv sanayiinin en öndeki şirketi konumuna geldiklerini, hatta Türk endüstrisinin en fazla ihracat yapan kuruluşu olduklarını kaydetti. Nahum, projenin yaklaşık 12 ay gibi kısa geçmişine rağmen, bugün 100 bininci aracın banttan inecek olmasının önemine işaret ederek, Türk otomotiv sanayinin ilk ciddi sanayileşme döneminde, 80 adet ``Anadol``un 14 yılda, 1970`li yıllarda da 100 bin Murat 124`ün 4 yılda üretilebildiğini anımsattı. Gümrük Birliği`ne girilen dönemde otomotiv sanayiinin rekabet edemeyeceğine dair yaygın bir inanış bulunduğunu anlatan Nahum, bu inancın son derece yanlış olduğunun yıllar sonra anlaşıldığını ve Türk otomotiv sanayiinin, rekabet gücünün yüksekliğini, TOFAŞ`ın da Doblo projesi ile bunun ne kadar iyi bir oyuncusu olduğunu kanıtladığını ifade etti. "SANAYİ ÜRETEN BİR SANAYİYİZ"Nahum, bu projenin Türk otomotiv sanayiinin bir montaj sanayii olduğu bilincini de tamamen değiştirdiği görüşünü dile getirerek, şöyle konuştu: ``Biz bugün Doblo`nun sadece ürününü ihraç etmemekteyiz, bu ve benzeri ürünleri, başka yerlerde üretilebilmesi için gerekli olan kısımları da ihraç etmekteyiz. Dolayısıyla, bu proje Türk Otomotiv sanayiinin montajcı bir sanayi olmadığını, üretici bir sanayi olduğunu gösterme fırsatının yanında, sanayi üreten bir sanayi olduğunu bu seviyeye geldiğimizi de gösterme fırsatını verdi. Doblo`nun ürettiğimiz 100 bin aracının neredeyse yüzde 85`i ihracata gitmiştir. Türk otomotiv sanayiinin sadece ciddi bir üretici ya da sanayi üreten bir sanayi olmadığını, bu rekabetçi ortamda çok ciddi bir ihraççı sanayii olduğunu da ortaya koymaktadır.`` DOBLO`NUN MALİBU VERSİYONUNahum, Doblo`nun 100 binincisinin özel bir araç olduğunu ve ``Malibu`` ismini taşıdığını belirterek, Doblo`nun en önemli özelliklerinden birinin de değişik versiyonlarının üretilebilmesi olduğunu kaydetti. ``Malibu`nun 100 bininci araçla birlikte Türkiye`deki lansman döneminin de başladığını bildiren Nahum, şöyle devam etti: Önümüzdeki günlerde, üretilen Malibular, önce Türk tüketicisine sunulacak. Avrupalı tüketici bu arabaya 45 gün sonra sahip olabilecek. Yıllarca önce otomobil endüstrisinin Türkiye`ye ve Türk tüketicisine Avrupa`dan daha eski ürünler ürettiği ve Avrupa`daki yeni ürünleri getirmediği görüşü hakimdi. Şimdi, Türk tüketicisi Avrupalı tüketiciden 1.5 ay daha erken bu araca sahip olabilecek. Bu bir ilk. Bu ürünün yaratılma çalışmalarında, görev alan Türk mühendisi, işçisi ve teknisyeninin yarım milyon saatlik bir uğraşı var. Hepsine teşekkür ediyorum.`` Törende daha sonra, ``Malibu`` versiyonuyla 100 binincisi üretilen Doblo işçilerin de katılımıyla banttan indirildi.
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı