"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Tiyatro sahnesinde sigara içilir mi?

Kapalı yerde sigara yasağı başladığı günden bu yana tiyatro oyunlarında da oyuncular sahnede sigara içemiyor. Ama ısrarla içmek isteyenler var.

Bu bir sansür mü?
Oyuna müdahale mi?
Değil!
Son olarak “Sezuan’ın İyi İnsanı” adlı oyunu sahneleyen oyuncular, sahnede sigara içtikleri gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı denetçileri tarafından para cezasına çarptırıldı.
Oyuncular da itiraz ediyor buna.
Neye itiraz ediyorsunuz arkadaşlar?
Pekala sahnede sigarayı yakmadan elinizde tutabilirsiniz...
Oyuncunun sigara içmesi oyunun vazgeçilmez bir unsuruysa, buhar üfleyen elektronik sigaralardan kullanırsınız, olur biter.
İlla gerçek sigara mı kullanmak zorundasınız?
Sahnede, bir tecavüz sahnesinde rol arkadaşınıza gerçekten tecavüz mü ediyorsunuz?
Ya da bir cinayet sahnesinde gerçek silahla mı ateş ediyorsunuz?
Nasıl ki sahnede birçok şeyi seyircinin hayal gücüne bırakıyorsanız, sigara içmeyi de isteseniz çok rahat çözebileceğinizi hepimiz biliyoruz...
Ama istemiyorsunuz, inatlaşmayı tercih ettiğiniz için de bu küçük krizler çıkıyor.

Arda’lar, Gökhan’lar...

Derbiden sonra Fatih Terim’e sarılan Fenerbahçeli Gökhan Gönül, sarı lacivertli taraftarlar tarafından yerden yere vuruluyor.
Tabii derbi demek gerilimi tırmandırmak demek...
Şiddet demek, kavga gürültü demek...
Maçtan önce de, sonra da çirkinleşmek demek...
Bir gün Türk futbolunda bu çirkinlikler azalacaksa...
Fenerbahçe basketbol takımını ziyaret edip başarılar dileyen Arda’lar...
Derbi mağlubiyetinden sonra rakip takımın hocasını tebrik eden Gökhan’lar sayesinde olacaktır...

CHP’nin işi mi bu?

CHP, TRT’nin Eurovision şarkı yarışmasına katılmama kararını eleştirmiş.
Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin, “Bu kararı doğru bulmuyoruz, Türkiye’nin tanıtımı yapılıyordu orada” demiş...
Farkında mısınız bir süre öncesine kadar Türkiye’nin en büyük gündemi futboldu.
Son üç-beş senede diziler ve televizyon, futbol gündemini geride bıraktı.
Herkes dizileri, televizyonu konuşuyor...
Siyasilerin gündeminde bile televizyon var.
Eurovision’a katılmıyormuşuz. İyi de bundan CHP’ye ne?
CHP’nin işi mi bu, CHP’nin başka gündemi mi kalmadı?
Ama hükümetin gündeminin diziler olduğu bir ülkede...
Muhalefetin gündeminin şarkı yarışması olması normaldir...

İşin formülü...

Gişede istediğini elde edememiş bir filmle ilgili bir okur sitem etti...
“Yılmaz Erdoğan’ın filmi tabii gişede başarılı olur, medya olarak verdiğiniz desteğe baksanıza... Hep belli isimlerin filmlerini haber yapıyorsunuz...”
Medyaya nasıl büyük haksızlık yaptığını anlatamam... Neredeyse her filmin galasına, haberlerine yer veriyor gazeteler. Ama elbette bazı filmler daha çok öne çıkıyor...
Yönetmeninden dolayı, oyuncusundan dolayı, daha fazla haber malzemesi olduğu için vesaire vesaire...
Bir de şunu unutmamak lazım...
Bir film eğer seyircinin ilgisini çekmeyecekse medya istediği kadar destek verirse versin bir şey olmaz...
Bakınız, Ferzan Özpetek’in Cem Yılmaz’lı “Şahane Misafir” filmi... Geçen sezon en çok haber yapılan filmlerden biri bu oldu ama gişede 160 bin kişi izledi.
Diğer taraftan bir film gerçekten iyiyse medya isterse hiç görmesin, mutlaka seyircisine ulaşır. Medya da o noktada hemen üzerine atlayıp, haberlerini yapmaya başlar zaten... Bakınız; Çağan Irmak’ın Babam ve Oğlum’u...
Bu işin ideal formülü ise filmin hem medyanın destek vereceği türden malzemesi olması hem de iyi olmasıdır. O zaman yapımcı için kaymaklı kadayıf bir durum çıkıyor ortaya ki, bütün sinemacıların isteği budur...

Günah keçisi...

Her ülkenin bir günah keçisi var...
Nasıl bizde her tecavüzden sonra Fatmagül, her cinayetten sonra Kurtlar örnek gösteriliyorsa...
Amerika’da da her katliamdan sonra Kill Bill gündeme geliyor.
Quentin Tarantino, “Her katliamdan sonra filmlerimi savunmaktan bıktım” diye isyan etmiş sonunda.
Bu sinemacılar, televizyoncular olmasa günahlarımızı kimin üzerine yıkardık acaba...

X