Tiyatro benim antrenman alanım

Güncelleme Tarihi:

Tiyatro benim antrenman alanım
Oluşturulma Tarihi: Şubat 15, 2005 00:34

‘Serseri’ dizisiyle ve Gamze Özçelik’le ilişkisiyle tanınan Okan Yalabık, aslında yedi yıldır Kenter Tiyatrosu’nda oynuyor. 26 yaşındaki Yalabık, ‘Orası benim antrenman alanım, orada idman yapıyorum. Tiyatro olmasaydı, dizilerde de oynayamazdım’ diyor.

- ‘Serseri’ dizisindeki serseri rolünün ardından, bir şirketin genel müdürü olarak efendiliğe geçiş yapmışsınız.

Evet, serserilikten genel müdürlüğe terfi ettim. Yeni dizimdeki karakterim Serseri’deki karakterimin tam tersi... 63 bölüm canlandırdığım Serseri’nin ardından sanki o rolü hiç canlandırmamış gibi hissediyorum kendimi. Şimdi yeni rolümün heyecanını yaşıyorum ve kendimi oyunculukta balık gibi hissediyorum. Deneye deneye bu karakteri de tam anlamıyla oturtacağım.

- ‘Büyü’ filminden sonra yeni sinema projesi var mı?

Yaz için sinema filmi yapmak istiyorum ama kışın hem diziye, hem de yeni hazırladığımız oyuna kanalize olmak niyetindeyim. Şansız galası ile akıllarda kalan ‘Büyü’nün çekimleri sırasında çok yorulmuştum ben. Hem dizi, hem çekim için Mardin-İstanbul derken epey yoruldum...

- Konservatuvarlı gençlerdensiniz. Yıllardır da Kenterler Tiyatrosu’ndasınız.

Okul yıllarımdan beri, yaklaşık yedi yıldır kült tiyatrolardan olan Kenterler’leyim. Şimdi pokerle ilgili bir komedi oyun hazırlıyoruz. Ben ve benim jenerasyon arkadaşlarımla beraber buna yoğunlaştık.

- Özel tiyatrolara yapılan ödenek sorunları ya da Kenterler’in çok ortaklı olarak her yıl yaşadığı sorunlarla ilgili misiniz?

Oyunları çıkartmak adına özel tiyatroların ve Kenterler’in de ne kadar zorlandığını biliyoruz. Özellikle genç tiyatrolarda son yıllarda sponsor arayışları başladı. Aslında bu, her iki taraf adına kazanç oluyor ve elle tutulur bir şey yapmış oluyorsun. Ödenekler tabii ki yeterli değil. Ama ben ve benim gibi popüler olmuş insanlar, sponsorların kapısına gidip ‘Bakın biz bir tiyatro yapıyoruz, şu kadar para lazım’ diyebiliyoruz. Bunu tabii duayenlerimizin yapması zor ama biz en azından tiyatro adına bunu yapıyoruz. Bizim tiyatromuzun ana sponsoru Efes Pilsen.

Reklamı ancak tiyatro için yaparım

- Seyircinin tiyatroya ilgisi nasıl?

Seyirciden umutlu değilim, özellikle de gençlerden! Gençlere tiyatro anlamında çok ihtiyacımız var. Yeni yöntemler denemeye başladık. Televizyondaki dizilerle popüler olan insanların, seyirciyi tiyatroya çekmesi bir yoldur ama beklentinin bu şekilde olmaması gerekir. Yine de elinde ‘Serseri’ posteriyle hayatlarında ilk kez tiyatroya beni görmek ve oyun sonrası o posteri imzalatmak için gelmeleri, tiyatroyu tanımaları ve sevmeleri açısından sevindirici. Bir reklam yapacaksam bunu tiyatroya seyirci çekmek için yaparım. Bunun için uğraşıyorum.

- Televizyonda yaptıkların ya da popülerliğin bunun için mi yani?

Elbette. Çünkü hiç kimse bu televizyon piyasasına kazık çakmıyor. Diziniz varolduğu sürece varsınız. Yoksanız esameniz okunmaz! Tiyatro sahnesi benim için hep var. Orası benim antrenman alanım, orada idman yapıyorum. Tiyatro olmasaydı ben dizilerde de oynayamazdım. Çünkü bu işin sermayesi iki kaş, iki göz, endamdan farklıdır, olmaz onlarla. Herkes her şeyi yapabilir tabii, öyle konservatuvarlıyız diye ayrı bir gezegenden bakmıyorum tiyatro ya da oyunculuk yapanlara! Ama herkes yaptığı işin sonucuna katlanmalı diyorum.

İlişkim iyi gidiyor

26 yaşında bir erkeğim ve böyle bir hayata alışkın değilim açıkçası. Ben etliye, sütlüye dokunmayan bir adamımdır. Aslında bu Serseri dizisinden önce de böyleydi. İş ve popülerlikle gelen durum ilk başta beni çok rahatsız ediyordu. Çünkü sorumlu olduğum insanlar ve beraberinde getirdiğim bir geçmişim de var. Eleştirdiğim insanlarla aynı yerlerde, aynı şekilde muamele görmek istemiyorum. Çünkü zaten benim reddettiğim durumlardı onlar. Nedense kantarın ayarı çoktan kaçmış olduğu için ben çok sonra geldim. Ben bunlara yani magazine tanık olduğum için ilk başlarda çok ama çok üzülüyordum... Gördüm ki insanlar kendileri gibi yazıyorlar, yani kendileri nasıl hissediyorsa. Ama ben artık ilgilenmiyorum. Ne evime aldığım gazete, ne izlediğim programlar böyle haberleri içermiyor ve beni de ilgilendirmiyor. Hayatım ve ilişkim iyi gidiyor. Ben kendimi artık izole etmiş bir şekilde yaşıyorum bunlardan. Ayrıca özel hayatımı kimsenin merak etmesini istemem! Bence merak edilmiyordur da!
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!