Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

TIR farkı

Madonna 112 TIR’la gelmiş İstanbul’a. Ben yüzlerce TIR yerine tek bir minibüsle bile gelse Ajda’yı tercih ederim

Bu hafta, ister istemez iki starı karşılaştırmak zorunda kaldım. Ama seslerini değil, fiziksel özelliklerini. Tamamen teknik olarak yani... Starlardan biri lokal; Ajda Pekkan. Diğeri, yani uluslararası olanı tahmin ettiğiniz gibi Madonna.
Ajda Pekkan, 19 Mayıs’ta Kıbrıs’ta sahneye çıkacaktı. Fakat sağanak yağmur nedeniyle bu konser iptal edilmişti. Pekkan’ın 83 kişilik ekibi ve dört TIR’lık teknik malzemesinin ulaşımı için yapılan harcama boşa gitmişti. Burada dört TIR’a dikkat ettim. Ajda konsere gidiyor, dört TIR, Madonna Türkiye’ye geliyor kimine göre üç uçak, 45 TIR, kimine göre 112 TIR. Bunlar sadece teknik malzeme.
Nedense böyle büyük gösterilerde, konserin haşmetini anlatmak için TIR sayısı söylenir. Bugüne kadar duyduğum en yüksek rakam Madonna’nınki. İşim olmasa, TEM kenarında piknik yapar, tek tek sayardım. Neyse, bize verilen sayılara inanmak zorundayız. Kişisel bir görüş; Ajda yüzlerce TIR yerine tek bir minibüsle bile gelse, Madonna’ya tercih ederim.

Erkekseniz bugün kaçın!

Çünkü Shopping Fest bugün başladı. Bütün AVM’ler, dükkânlar, mağazalar, sizi içeri çekebilmek için binlerce tuzak hazırlamış durumda. Müzik gösterileri, kadınları baştan çıkaran indirimler, hediyeler, söyleşiler kimseye kaçma şansı tanımaz.
Eşini ya da sevgilisini ‘Deniz kenarı, piknik, trekking’ gibi ucuza kapatacağınız bir hafta sonu programına ikna edemeyen erkekler yanar derim. Çünkü bir hafta boyunca özellikle Trump Towers’taki hazırlıklara şahidim. Alışveriş miktarına göre Duran Duran konseri için bilet bile dağıtıyorlar. Kısacası, içeri girenin dışarı boş çıkma ihtimali bence sıfır. Bütün mağazalar da, bugün sabah 02.00’ye, festival boyunca da 23.00’e kadar açık. “Uyarmadı” demeyin.

Ruslar için yaptılar Türkler geldi

Rixos otellerini bilmeyen yoktur. En azından önünden geçmişliğimiz vardır. Bu otellerin yapılmasında en büyük amaç, Rus, özellikle de zengin olanlarını ağırlamaktı. Bütün sistem ona göre yapılmıştı. İçlerinde en pahalılarından yani Premium lakaplısı, geçen yaz dünyaca ünlü DJ’ler getirip konukları eğlendirmişti. Fakat işler, planlandığı gibi gitmedi. Türkler, bu otellere Ruslar’dan fazla gelmeye başlayınca, her şey değişti. DJ gitti, dansöz geldi. Otelin programına Hüner Coşkuner, Selami Şahin, Gönül Yazar gibi alaturka söyleyen sanatçılar alındı. Türklerin kalma oranı yüzde 60 olunca, eğlence de böyle oldu anlayacağınız. Geçen yaz, Bodrum’daki bu otelde kalan Mesut Özil, şampiyon oldukları takdirde, Real Madrid’i buraya getireceğine söz vermiş. Futbolcu sözünü tutar, takımı getirirse ilginç görüntüler olur: Mesela Ronaldo’nun elinde rakı kadehi, Gönül Yazar’la birlikte hicazkâr söylerken çekilen fotoğraf çok konuşturur.

Bu da ultrasonic parti

Özellikle iletişim gruplarının partilerini bugünlerde her yerde görmek mümkün. Vodafone, Blackberry Porsche Design, Reina’da, Samsung Galaksi S3 Savarona’da geçen haftalarda tanıtılmıştı. Telefoncuların bu çıkışlarından bilgisayarcılar da etkilenmiş olsa gerek ki, onlar da Ulus 29’da ortaya çıktı. Tanıtımını yaptıkları ürünler, anladığım kadarıyla diz üstü bilgisayar ve kulaklıklar. Teknoloji diliyle yazılımıysa, “Beats Audio kulaklıklar ve ikinci nesil Intel Core işlemcili HP Ultrabook’lar.
Partide neler olduğu resmi açıklaması şöyle: “HP’nin yeni yüzüyle sil baştan değişen teknoloji ve stil trendleri; incelen, inceldikçe güçlenen Intel Ultrabook serisinin sıra dışı tasarımı ve Beats Audio ses teknolojisi ile geceye damgasını vurdu.”
Sanat ve cemiyet hayatından 200’ü aşkın davetli Oben Budak’ın müzikleriyle eğlendi. Davetlilerden birkaç örnek isim verip konuyu kapatalım: İvana Sert, Hakan Akkaya, Deniz Berdan, Arzu Kaprol, Tanem Sivar, Kenan Ece, Mehmet Turgut, Fettah Can, Zeynep Mansur, Neslihan Yargıcı, Ezra Çetin, Gökhan Mumcu ve Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu Basın ve Kültür Ataşesi Daniel Stork.

Kuzey Kıbrıs’ın ilk filmi

Aslında çok şaşırdım ‘Kuzey Kıbrıs’ın ilk 35 mm’lik filmi çekildi’ başlıklı haber geldiğinde. Gönüllülük esasıyla çekilen bir film. Ada dışında da ilk defa Türkiye’de gösterilecek. Filmin adı ‘Anahtar’. Gidersiniz, bu gözle de seyredin. Beğenmesiniz bile insaflı eleştirmeniz güzel bir hareket olur.

 Bu sergiye mutlaka gidin

Mario Testino fotoğraf sanatının dünyaca ünlü ustalarından biri. Ünlü markaların kampanyalarını da çeker. Burberry de bunlardan biri. Sanatçı, 1998’den beri, bu firmanın işlerini fotoğraflıyor. Testino, geçenlerde açtığı bir sergiyle, yine adından söz ettirdi. ‘Private View’ adındaki sergi Pekin Sanat Müzesi’nde olmasaydı, gidip görmenizi tavsiye ederdim. Sergide sanatçının kişisel çalışmaları dışında, kampanyalar için de çektiği fotoğraflar var. Bu sergiyi, aynı tarzda İstanbul’da da yaparsa epey ilgi görür tahmin ediyorum.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI