Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Tıp ve hukuktaki uçurum kaldırılacak

    Hazırlayan: Nuran ÇAKMAKÇI
    13.01.2015 - 02:02 | Son Güncelleme: 13.01.2015 - 00:24

    YÖK’ün tıp ve hukuk fakülteleri için yeni bir çalışma başlattığı ortaya çıktı. Buna göre YÖK bu fakülteler için baraj belirleyecek.

    Kontenjanlar boş kalsa bile sıralaması bu barajın altında kalan öğrenci o bölüme giremeyecek. Gelecek yıl isteyen vakıf üniversitesi bu bölümler için kendi taban puanını koyacak ancak YÖK’ün koyduğu barajın altına düşemeyecek. Amaç, devlet ve vakıf üniversiteleri arasındaki dengeyi sağlamak. Uygulamanın önümüzdeki yıllarda mimarlık, mühendislik gibi bölümlerde de hayata geçirilmesi planlanıyor. Edinilen bilgiye göre, bu çalışma, YÖK Başkanı Prof. Dr. Saraç’ın göreve geldikten sonra vakıf üniversiteleri mütevelli heyet başkanlarıyla yaptığı toplantıda da gündeme geldi. Saraç, özellikle tıp ve hukuk fakülteleri için gelen şikâyetleri değerlendirerek uygulamaya geçti.

    ÜNİVERSİTELER KENDİSİ BELİRLESİN

    YÖK’ün çalışmasını Hürriyet’e değerlendiren Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, kararı desteklediklerini belirtti. Sarıcaoğlu şu açıklamalarda bulundu: “Toplantıda tıp fakültesi ile ilgili birkaç örnek verdik. Sınav birincisi ile 200 bininci olan öğrencinin aynı tıp fakültesinde olduğu üniversiteler var. Bu da derslikte ciddi sıkıntılar yaratıyor. Biz ayrıca tıp ve hukuk ile birlikte mimarlık, mühendislik için de öneride bulunduk. Ancak bizim önerimiz aslında tam olarak bu değildi. Biz üniversitelerin kaç puandan öğrenci alacağını kendisinin belirlemesini istedik. Örneğin tıp fakültesi için bazı kurumlar, sıralaması 10 binin altındakileri almayabilir. Bazıları ise 200 bininci öğrenciyi de alabilir. Şimdi YÖK belki diyecek ki ‘50 binde çıta koyuyorum, bunun altındakiler tıp fakültesine giremez.’ Bu da bir çözümdür. YÖK’ün bence yapmaya çalıştığı şey, kaliteli eğitim sağlamak. Ama bunun alt kademelerden başlaması gerekiyor. Bu nedenle toplantıda da söyledim: Milli Eğitim Şûrası yapılıyor ve burada neden yükseköğretim yok? Belki YÖK de bir şûra yapacak. Aslında sistem sorunu var ve taban puanlar koyulurken bunları da gözardı etmemek gerekiyor.

    BAZI BÖLÜMLERİ İYİLEŞTİRMEK GEREKİYOR

    Tartışılacak birçok konu var. Aslında yurtdışındaki modellere bakıldığında, özellikle tıp ve hukuk bölümleri okumak için öğrenci önce bunlara yakın alanlarda 4 yıllık bir bölüm bitiriyor. Hukuk okuyacaksa önce uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi okuyor. Buradan mezun olunca hukuk okuyabiliyor. Biz vakıf üniversiteleri olarak dilekçe yazamayan bir avukat mezun etmek istemiyoruz. Doktora kendinizi emanet ediyorsunuz ve güvenmeniz gerekiyor. Bazı alanlar gerçekten kritik ve insan hayatına direkt etkisi var. İnsan hayatıyla ilgili bölümleri biraz daha iyileştirmemiz gerekiyor.” - Gönül KOCA

    Pratikte zaten vardı

    SALİM Ünsal (Kültür Dershanesi Rehberlik Genel Koordinatörü): Taban puan uygulaması teoride olmasa bile, pratikte zaten vardı. Devlet üniversitesinde tıp okumak isteyen bir öğrenci 20 bin sıralamasına girmemişse bu bölümü yazmıyordu. Devlet üniversiteleri açısından öğrenci profili üzerinde bir etkisi olmaz. Sadece vakıf üniversitelerini seçecek öğrenciler için geçerli olabilir. Şu anda tıpta okuyan öğrencilerin hemen hemen hepsi ilk 50 bin sıralamasından. Hukuk öğrencilerinin yüzde 82’lik bölümü 100 binin önünde.

    Geç kalınmış uygulama

    Prof. Dr. Fadıl Yıldırım (Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı): İsabetli bir karar. Fikri altyapının ve birikimin ancak bir taban puanla sağlanabileceği düşüncesindeyiz. Geç kalınmış bir uygulama. Gazi’nin asgari 430 puanla aldığı bir öğrenciyi vakıf üniversiteleri 280 puanla alıyor. Düşük puanla üniversite okuyan öğrenci fakülteyi bitiriyor ancak meslek hayatında başarılı olamıyor.

    AVCI: Önceliğimiz çocukların güvenliği

    MİLLİ Eğitim Bakanı Nabi Avcı, eski bakan ve AK Parti Gaziantep Milletvekili Hüseyin Çelik’in, okulların hava şartları nedeniyle tatil edilmesi ile ilgili eleştirilerine yanıt verdi. Avcı, “Bizim önceliğimiz çocuklarımızın, öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin güvenliğidir; her şey ondan sonra gelir” dedi. Çelik, Twitter’da Milli Eğitim Bakanlığı ve valileri “işin kolayına kaçmakla” eleştirmişti. Bakan Avcı, olumsuz hava şartları devam ederse öğrencilerin güvenliğini gözeten kararlar almaya devam edeceklerini belirterek, “19. Milli Eğitim Şurası’nın gündem maddelerinden biri de okul güvenliği idi. Okul güvenliği, öğrenci güvenliği, öğretmen güvenliği, çalışan güvenliği demektir. Bu konularda eğitim yöneticilerinin basiretli çalışmalarını sürdürmelerini bekliyoruz” dedi. - Zeynep GÜRCANLI

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı