"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Timsahlar çarşısında hezimet

FOTOĞRAFI Hürriyet'in "Bursa ilavesinin manşetinde gördüm.Küçük bir odada sereserpe oturmuş genç çocuklar.<br><br>"Çocuklar" diyorum ya, inanın hiç abartmıyorum.<br><br>Gerçekten çocuklar.

* * *

Yaşları 17, bilemediniz 20.

Oturdukları mekána bakıyorum, siz deyin bekár odası, ben diyeyim öğrenci yurdu.

Duvara asılmış birkaç eşofman üstü.

Ortaya atılmış mütevazı bir yatak.

Kiminin saçı uzun, kimininki kısa.

Bir kısmı yalınayak.

Ortada oturanın önünde bir dizüstü bilgisayarı.

Büyük bir ihtimalle bilgisayar oyunu oynuyor./images/100/0x0/55ea9102f018fbb8f8885f46

Hepsinin yüzünde mutluluk ifadesi.

Biraz da gurur.

"Sen bana ekip ruhunun resmini çizebilir misin" deseniz, "İşte size fotoğrafı" diyeceğim.

* * *

Bayanlar baylar, bu çocuklar geçen hafta üç büyüklerden birini, Beşiktaş'ı eleyen "İnegölsporlu" çocuklar.

Onlar, bir zamanlar koskoca Fenerbahçe'nin uğradığı "Pendik faciasının" bir başkasını Beşiktaş'a yaşatan takım.

Beşiktaş kim?

Halka açık futbol kulüplerinden, borsa değeri en yüksek olanı.

İnegölspor'un futbolcularının ekonomik değeri ne derseniz rakam ortada:

300 bin YTL.

Evet bu kadar.

"Kampa girdik" dedikleri yer de, işte bu öğrenci yurdu ebadında küçücük oda.

* * *

Dün fotoğrafı önüme koyup dakikalarca baktım.

Keyifli, gururlu ve güzel genç insanların yüzünü seyretmek, insana en kuvvetli sakinleştirici gibi geliyor.

Bir Anadolu kasabasında çizilmiş en güzel natürmort gibi karşınızda duruyor.

Gençliğin güzelliği, sporun güzelliği, rekabet duygusunun gücü.

Ve timsahlar çarşısında çoktandır unuttuğumuz dayanışma duygusu, arkadaşlık, yoldaşlık keyfi.

Bazı fanatikler çıkıp, benim bu yazıyı Beşiktaş'ın yenilgisinden gaddarca zevk alan Neron duygusuyla yazdığımı söyleyebilir.

* * *

Evet, çok iyi bir Fenerbahçe taraftarıyım; ama Allah da, sizler de çok iyi biliyorsunuz ki, ne kendi takımım ne de rakip takımlar için fanatik duygularla yazı yazdım.

O yüzden bile bile "Pendik faciasından" da söz ettim.

Beşiktaşlı olsaydım, kendi kendimde şu teselliyi bulurdum:

"Ne güzel genç insanlar, ne şerefli bir yenilgi."

* * *

Bu mağlubiyet ne Beşiktaş'ı küçültür, ne Fenerliye intikam almış duygusu verir.

Hepimize vereceği tek duygu, sporun güzelliği, futbolun büyüklüğü.

Demek ki takımlara harcanan bütün bu milyonlarca dolara, bu janjanlı isimlere, bu ilahlara rağmen bu gök kubbenin altında hálá güçlü bir rekabet iklimi varmış.

Bekár evlerini kamp yeri olarak kullanan çocuklar, zengin sahaların titanlarını dize getirebilirlermiş.

Demek ki o dokunulmaz ilahların, çağdaş Aşil'lerin de topuklarında dokunulabilen birkaç santimetrekare açık kalmış.

Ve bir Anadolu kasabasının çocukları, ellerinde sapanlarla o zırhsız topuklara nişan alabilirlermiş.

* * *

Dün sabaha karşı NBA ALL Star haftasının ilk maçını seyrettim.

NBA'e yeni giren çaylaklar, ikinci yılındaki gençlerle oynuyordu.

Allahım nasıl bir azim ve sürat...

Onları seyrederken, yanıbaşımda duran Hürriyet Bursa'nın birinci sayfasına baktım ve düşündüm.

Belli yaşa gelen insanlar, yani bizler, hepimiz, ruhumuzu bu şerefli hezimetlere hazırlamalıyız.
X