Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Timbuktu küpesi

TİMBUKTU atasözü, “Yumurtanın sarısı ile beyazı anlaşamazlarsa kabuğu çatlar” diyor.

Sahra çölünde birkaç yıl önce iki kabile, kuraklık sonucu birbirlerine girince bölgeye yayın yapan Malezya radyosu Douenza radyo, halkın sözlü kültürünün parçası haline gelen bu atasözünü ana anons haline getirmişti. 

Dün uykumu kaçıran iki resim, medyanın çatışmalardaki rolüyle ilgili bir toplantıda duyduğum bu sözü aklıma getirdi.

Gündüz Diyarbakır’da Öcalan posterli miting yapılıyor, genç erkek kalabalığı sokaklarda.

Akşam Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde, başka bir genç erkek kalabalığı Kürtlerin yaşadığı mahalleye yöneliyor.

Dün İzmir, bugün Çanakkale.

Bu kabuk çatlarsa ne olacak? Geri dönüşü var mı?

* * * 

İÇ politika hesapları ile basiretleri bağlanan bütün siyasiler, artık bu işin şakası kalmadığını anlamak zorunda.

Açılım oturumunun ilk provası berbattı. En güzel sonucu alıncaya kadar provalara devam.

Önce yavaş sesle konuşulmalı Meclis’in çatısı altında. Bağırmadan, hakaret etmeden de derdini anlatabilir insan.

Meclis’teki partilerin hiç mi ortak noktaları yok? Türkiye’nin demokratikleşmesine, eşitlik ve özgürlüğün yaygınlaşmasına toptan karşı çıkan var mı? Yoksa. Söylesinler. Birlik noktalarını görmeye bu halkın ihtiyacı var.

Kürt meselesinin çözümünü istiyor mu istemiyor mu bunun bile tam olarak halkın karşısına çıkıp telaffuz etmedi daha Meclis’teki bazı partiler.

Hadi, yeni bir oturumda çıkın konuşun. Halka anlatın, seçmenlerinize bu gerginliğin böyle sürmemesi gerektiğini kavratın.

Yıllarımızı çalan bu savaşta hepimizin kaybettiğini açıklayın. Kazanmaya şimdi başlayacağız diyin.

Biz de, medya olarak daha yapıcı olabiliriz. Provokatörleri, karşıdakinin siniri bozmak için en son söylenmeyecek sözü en başta söyleyeni haber yapmak yerine bu toplumda gerçekten barış için canını dişine takıp çalışanların sesini duyurmaya öncelik verebiliriz.

Çözüm önerilerine daha fazla yer verip, çözümsüzlüğü kışkırtan dayatmaları yalnızlaştırabiliriz.

Bir tarafın gazını alırken, diğer tarafı çileden çıkartmamaya dikkat edebiliriz.

* * *     

BU kaçıncı bayram hatırlamıyorum, her seferinde, bari bu kez barış için bir fırsat yaratalım dediğim kaçıncı bayram.

Bazı siyasiler bu dönemin bir fırsatı dönemi olduğunu söyleseler de ben hâlâ kimsenin, hiçbir siyasi partinin üzerine düşen sorumluluğa ciddiyetle sarılıp da barış fırsatı yaratmak için ciddi bir çalışma içine girdiğini görmedim.

Yine de AKP adım atıyor. Bunu ABD’nin zoruyla da olsa yapıyor, seçmenine bir şeyler kavratmaya çalışıyor.

CHP, DTP ve MHP’nin de en azından kavgadan bu ülkede hiç kimseye hayır gelmeyeceğini açıkça, yüksek sesle söylemeleri gerekir.

Bu noktada anlaşıyorsak eğer o zaman buradan başlayalım.

Timbuktu atasözü hepimizin kulağına küpe olsun. Yumurtanın akı ile sarısı anlaşamazlarsa kabuk çatlar. O yumurta da hiçbir işe yaramaz, ne akın, ne sarının.

İyi bayramlar, sıcak kucaklaşmalar sevgili okuyucularım.

 

X