"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Tıbbın yeni umudu: kök hücre tedavileri

İngiltere’de yapılan bir çalışma, kalça eklemi problemi yaşayan hastalarda doğru ve zamanında yapılan kök hücre tedavileri ile sorunun ilaçsız-ameliyatsız çözülebileceğini gösterdi. Yine İngiltere’de bir merkez cilt yaşlanmasının oluşturduğu kırışıklıklarla mücadelede kök hücrelerinden yararlanılabileceğini kanıtladı ve teknolojisinin patentini aldı.

MODERN tıbbın ümidi haline gelen kök hücre tedavilerinde her gün yeni bir başarı karşımıza çıkıyor.Elde edilen sonuçlar klinik uygulamalara dönüştürülebilirse, tedavi edilemeyen çoğu hastalık tedavi edilir hale gelecek. Birçok hastalıkta ise ilaç ve ameliyatlara gerek kalmayacak.

Kök hücrelerin umut olduğu alanların başında kanser türleri geliyor. Başta lösemi olmak üzere pek çok kanserin tedavisinde kök hücrelere umut bağlanıyor.

 

Protez yerine kök hücre

 

Omurilik felçleri’nden Parkinson’a birçok nörolojik hastalıkta kök hücre tedavisi gelecek için yeni umutlar vaat ediyor.

Diyabettedavisinde kök hücreye bağlanan umutlar her gün biraz daha artıyor. Kök hücre tedavisi özellikle insülin kullanan diyabetliler için ciddi bir umut olma özelliğini her gün biraz daha arttırıyor.

Hasara uğramış eklemlerin tedavisinde kullanılan protezler yerine kök hücreler kullanılabilecek. İngiltere’de yapılan bir çalışma, kalça eklemi problemi yaşayan hastalarda doğru ve zamanında yapılan kök hücre tedavileri ile sorunun ilaçsız-ameliyatsız çözülebileceğini gösterdi. Bu hastalarda, hastaların kendi kemik iliklerinden alınan kök hücreler kalça eklemlerine yerleştirildi ve eklemlerin kıkırdak ve kemik yapısının yeniden düzeldiği ve sorunların protez ve benzeri cihazlara gerek kalmadan çözümlenebileceği kanıtlandı.

 

Kök hücreden sperm

 

İngiltere’de bir merkez cilt yaşlanmasının oluşturduğu kırışıklıklarla mücadelede kök hücrelerinden yararlanılabileceğini kanıtladı ve teknolojisinin patentini aldı. İzin alınmış bazı merkezler bu teknolojiyi başarıyla uyguluyor.

Birkaç gün önce İngiltere’de bir araştırma grubu kök hücreden sperm üretmeyi başardığını açıkladı. Kısacası tıbbın pek çok alanı kök hücre tedavilerinden gelecek yeni ve güzel haberleri bekliyor.

Kök hücre tıbbın her konuda gelecekteki en önemli umutlarından biri olma özelliğini sürdürüyor. Bilim adamları kök hücreden insan spermi üretmeyi de başardılar. Bu başarıyı bazıları, kısır erkekler için umut, bazıları da erkeklerin geleceği için tehdit(!) olarak yorumladı. Siz ikinci gruptaki münafıkların düşüncelerini ciddiye almayın. Bazı erkeklerin gelecekleriyle ilgili ufak tefek korkuları, endişeleri(!) olsa da, bu buluş bile erkek cinsinin önemini ortadan kaldırmaz, kaldıramaz! İşin şaka tarafı bir yana, bu son çalışmadan elde edilen başarılı sonuç özellikle bazıları için çok önemlidir. Bu çalışma (gerekli tıbbi ve hukuki sorunlar çözümlenebilirse) kısır erkeklerin kendi biyolojik çocuklarına sahip olabilmeleri umudunu doğurduğu için son derece önemlidir. Kök hücreden üretilebilen spermler, size istediğiniz kadar sperm temin edebilecek, bu spermleri istediğiniz kadar saklayabileceksiniz.         Herhangi bir nedenle (radyoterapiler, kanser ameliyatları, vs.) artık sperm üretemeyen erkekler bile kendi kök hücrelerinden üretilen spermlerle biyolojik çocuklarına sahip olabilecekler. Ortaya çıkabilecek sorunları araştırma ekibini yöneten Prof. Dr. Kerim Nayarniya, zaten pek güzel özetlemiş: “Teorik olarak bu çalışmadan elde edilen sonuçlara bakıldığında bunun erkeksiz bir yöntemle çocuk sahibi olmayı mümkün kılabileceğini söylemek olası. Kişisel olarak insan üremesini sadece bir biyolojik süreç olarak görmüyoruz. Konunun insani duygusal fizyolojik sosyal ve etik yönleri de var. Biz bu araştırmayı üreme sürecinin yerini alması için yapmıyoruz. Amacımız kısır erkeklere yardım etmek.”

 

Bu yazı karpuz ve domates yazı yapın!

 

DOMATES deyince herkesin aklına önce “likopen” geliyor. Yanlış da değil. Araştırmalar likopenin üzerinde daha durulması gereken bir besin öğesi olduğunu doğruluyor. Bol domates (veya domates çorbası, salçası, ketçap) tüketen insanlarda kanserden ölüm oranları (kalın bağırsak, prostat, meme, cilt kanserleri) azalıyor. Domates ayrıca gözleri de koruyor. Lütein oksidasyonunu azaltıyor ve makulaya okside olmadan sağlam bir şekilde girmesini sağlayarak, yaşa bağlı makular dejenerasyon riskini de düşürüyor. Kalp damar hastalıklarına yakalanma ihtimali (kalp krizleri) belirgin olarak düşüyor. Likopen ciltte tıpkı bir güneş koruma faktörü gibi çalışıyor. Domates yiyerek cildinizi güneşin zararlı etkilerinden de koruyabiliyorsunuz. Domatesin likopen gücünden faydalanabilmek için mümkünse onu ısıtarak, pişirerek, yani ısıl bir işlemden geçirerek yenmesinde fayda var. Domatesin püresi, suyu, sosu, çorbası da aynı yararı sağlıyor. Bütün bunlar doğru ama domateste daha pek çok “ilaç molekül” var. Domates beta karoten, alfa karoten, lütein, zeaksantin ve birçok polifenoliçin de mükemmel bir kaynaktır. Yani kısacası tam bir antioksidanbombasıdır. Ayrıca bol miktarda potasyum, folik asit, niyasin, B6 vitamini, pantotenik asit, tiyamin, E vitamini gibi vitaminler, yeteri kadar C vitamini, ek olarak da magnezyumve çinko           içermektedir.

 

X