Gündem Haberleri

GÜNDEM

    THY’yi emekli paşalar yönetiyordu

    Hürriyet Haber
    14 Şubat 2000 - 00:00Son Güncelleme : 14 Şubat 2000 - 00:01

    Dr.Cem Kozlu evinin ve özel yaşamının kapılarını ilk kez Hürriyet'e açtı

    Dr. Cem Kozlu'nun ‘‘yağcılık’’tan ‘‘havacılık’’a geçmesinin öyküsü aslında kısa değil. Amerika'da 8 yıllık yükseköğrenimden sonra İsviçre'deki Procter and Gamble'ın Uluslararası Pazarlama Bölümü'nde çalışmaya başlar. Sık sık buluştukları Robert Kolej'den sınıf arkadaşı Halis Komili bir gün onu ikna edip Türkiye'ye getirir. Birlikte kurdukları şirket, Kozlu'nun yönetiminde kısa sürede Avrupa'nın en büyük yağ ihracatçısı olur. Bu arada Uluslararası Zeytinyağı Birliği, Kozlu'yu Başkan Yardımcısı seçer. İhracatın moda olmadığı o yıllarda Kozlu, Boğaziçi Üniversitesi'nde ilk kez ihracat idaresi ve uluslararası pazarlama dersleri verir, kitaplar yayınlar. Ve merhum Turgut Özal, ihracatı böylesine kafasına takan bu başarılı genç adamı keşfetmekte gecikmez.

    Kandilli sırtlarındaki zevkle döşenmiş aşı boyalı, ağırbaşlı malikhanesinin salonunda konuşurken Cem Kozlu çayından bir yudum alıp Boğaz'ın engin maviliklerine şöyle bir dalıp çıktı:

    - Bir davette yemekteyken rahmetli Turgut Özal'dan telefon geldi, acele beni çağırıyordu. Apar topar Harbiye Orduevi'ne gittim. Turgut bey hemen söze girerek Türk Hava Yolları'nda büyük bir değişiklik yapmak istediğini, bunun için de beni genel müdür olarak seçtiğini söyledi. Uzun yıllardan beri Silahlı Kuvvetler'den emekli olmuş paşaların yönettiği bir kurumu yenilemek kolay değildi. Kendisine ‘‘Siz bu rizikoyu alıyorsanız bu işe girerim’’ diye cevap verdim. Sonradan Ekrem Pakdemirli, Yusuf Özal da bana cesaret verdiler, göreve başladım. Ne var ki, Köşk'e gönderilen üçlü kararnameyi Evren reddedip imzalamadı.

    Kim bilir, belki de ‘‘Yağcıdan havacı olur mu?’’ demişlerdir.

    - O tarihte 42 yaşındaydım. Hem gencim, hem devlet memuru değilim, hem de asker kökenli değilim, herhalde ondan. Evren imzalamayınca vekaleten ortada kaldım, rahatsız oldum. Turgut bey ‘‘Sen merak etme, ben bir formül bulacağım’’ dedi. Bir süre sonra bu tip kamu kuruluşlara atanacak kişilerin devlet memurluğu zorunlu hizmet süreleri değiştirildi, ardından benim için yeni bir kararname hazırlandı. Bu kez Evren paşa itiraz edemedi, imzaladı. Seneler sonra Marmaris'te kendisini ziyaret ettiğimde Evren, bana ‘‘Seni bize yanlış tanıttılar, iyi bir adammışsın’’ dedi.

    THY Genel Müdürlüğümü Evren Paşa reddetti

    Siyaset, maddi manevi yanlış dönemime denk geldi

    Türkiye'nin kaderinde rol almak isterim

    Siyasi partilerimiz çağın gerisinde

    Partide hizipler değil, çalışma grupları olmalı

    İnançlı kimseyim, cuma ve bayram namazlarına giderim

    Askerlik arkadaşım olan Mesut bey aslında çok esprilidir

    Kendini beğenmişlere, ukalalara tahammül edemem

    Karımı ilk gördüğümde aşık oldum

    35 ülkenin patronuyum

    Şu anda Coca Cola'yı yöneten 12 kişilik üst kadro var. Bunların 6'sı Atlanta'daki merkezde, 6'sı ise sahada operasyonlardan sorumlu. Dünyayı 6'ya bölmüşler, ben onlardan biriyim. Bana bağlı 35 ülke arasında Türkiye'nin dışında İtalya, Yunanistan, Polonya, Rusya, Macaristan gibi büyük ülkeler var. Bunun dışında Kafkasya, Orta Asya ve Balkan ülkeleri var. Başkan Yardımcısı unvanı için de adımın bu ay Yönetim Kurulu'na götürüleceği söylendi. Benim çalışmalarım, Viyana ile İstanbul arasında oluyor. Artık bir ayın yarısı Varşova, Atina, Milano ve Moskova'da, bir haftası Viyana'da, geri kalanı ise İstanbul'da geçecek.

    Mustafa Taşar'lı bir anı

    Sen ilim, ben film yapıyorum

    1981 seçimleri öncesindeki toplantılarda ben araştırmalardan, çalışmalardan falan söz ediyordum. Mustafa Taşar bana dönüp ‘‘Sana bir sorum var. Yarınki Gaziantep mitingimizde kurbanı nereden temin edeceğiz, nerede keseceğiz, sonra nereye vereceğiz?’’ dedi. Ben de ‘‘Valla Mustafa bilmiyorum’’ dedim. O da bana ‘‘Ben de senin anlattıklarını bilmiyorum. Senin anlattıkların ilim, benim anlattıklarım film. Unutma, siyaset ilimle filmin birleştiği noktadır’’ dedi. Sonradan gördüm ki söylediklerinde gerçek payı çok.

    Siyaset, annemden kalan gayrimenkulleri sattırdı

    Dr.Cem Kozlu bir dönem ANAP İstanbul Milletvekili olarak görev yaptı. Ne var ki siyaset denen elbise galiba onun üzerinizde pek iyi durmadı sanki.

    - Siyaset hayatımın maddi ve manevi yanlış dönemime denk geldi. Ben Ankara'da, hanım ve çocuklar mutsuz oldular. Hem siyaset, hem THY'deki 7 yıllık dönem, maddi olarak gelecekle ilgili birikimlerimizden götürdü. Söylemesi ayıp ama, siyaset yaptığım dönemde annemden kalan gayrımenkullerimi bile sattım.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı