TGS ekonomik analiz yayınladı

A.A
15.07.2007 - 15:55 | Son Güncelleme:

Türkiye Gazetecileri Sendikası (TGS) tarafından yapılan açıklamada resmi verilere göre, kamunun borcunun, 2002-2007 döneminde (son veriler itibarıyla) 86,9 milyar dolar artışla 170,6 milyar dolardan 257,5 milyar dolara yükseldiği belirtildi.

TGS tarafından yapılan ekonomik analize göre, 2002-2007 döneminde, toplam dış borçlar (özel sektör ve kamu toplamı) ise 83,3 milyar dolar yükselerek 130,1 milyar dolardan 213,4 milyar dolara çıktı. 2002-2007 döneminde özellikle özel sektör dış borçlarındaki artış vahim denecek boyutlarda. Çünkü 2002 sonunda 44,5 milyar dolar olan özel sektör borçları bu yılın Mart ayında 126,4 milyar dolara ulaştı.
Analize göre, 184,5 milyar dolardan 410,7 milyar dolara çıkan Milli Gelir'in. 128,1 milyar doları, YTL'nin değer artışından kaynaklandı. 1998 fiyatlarıyla milli gelir 282,6 milyar doları ancak buluyor.

Bu arada, kişi başına milli gelirin de reel olarak 5,559 dolara çıkmayacağı ve 1998 fiyatlarıyla 3,825 dolarda kalacağı kaydedildi.

CARİ AÇIK

Analize göre, 2002 yılında 1,5 milyar dolar olan cari açığın bu yıl sonunda 20 kattan fazla bir artışla 30,4 milyar dolara çıkacağı hesaplanıyor. Bu rakam, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bir rekoru olarak kabul ediliyor.

2002-2007 döneminde dış ticaret açığı 54 milyar doları (54,7 milyar dolar) aşacak. İthalatın da bu yılın sonunda 150 milyar dolara (149,7) dayanacağına dikkat çekmek gerektiği vurgulandı.

İŞSİZLİK

TGS'nin analizine göre, işsizlik rakamları da gerçekleri yansıtmaktan hayli uzak. 2002-2007 döneminde resmi işsiz sayısı 98 bin artışla her ne kadar 2 milyon 562 bine çıktığı belirtilse de artık iş bulma ümidi olmadığı için iş aramayıp ama iş bulursa çalışmaya hazır, yani aslında resmen işsiz 2 milyon 318 bin kişi ile yılın 3-4 ayı çalışan, diğer aylarında işsiz gezen 720 bin mevsimlik çalışanı da işsiz sayılması gerekiyor, bu durumda ise işsiz sayısı 5,6 milyona çıkıyor.

Analize göre, işçinin, memurun, emeklinin ve köylünün geliri artmak bir yana yerinde sayarken, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile uygulanan program gereğince maaşlar enflasyona karşı korunurken ama reel olarak da artmazken, vergi yükü yine kayıtlı mükellefin ve özellikle maaşlarından doğrudan vergi alınan ücretlinin üzerine yıkıldı. Gelir vergisinin yüzde 58,04'ü ücretlilerden karşılanıyor.

Ülkenin dev sanayi ve hizmet kuruluşları bir bir satılırken, çoğu işletme yabancıların eline geçerken, çok büyük yatırım projeleri yapılmamasına, işsizlik daha da kötüleşmesine rağmen yine de hem iç hem de dış borçların son sürat artış gösteriyor.

 

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı