Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tezkere oylanırken

BUGÜN Kuzey Irak’a asker yollamayla ilgili tezkere büyük ihtimalle TBMM’de oylanacak ve kabul edilecek. Herhalde, geçerliliği de bir yıl olacak.

Bu karar doğru karardır ve TBMM bu tezkereyle ilgili büyük çapta fikir birliği yapacaktır.

Ancak, karar alındıktan sonra hem hükümet, hem muhalefet, hem de TSK soğukkanlı düşünmek zorundadır.

PKK’nın yaptığı hain saldırıyla ilgili Türkiye’de hem siyasiler, hem asker-sivil bürokratlar, hem de aydınlar iki sorunun cevabını vermek ve ABD-Dışişleri Komitesi’nde oylanan "Ermeni tasarısı" ile ilgili olarak bir ayrımı gözetmek zorundalar.

* * *

Sorular: 1) PKK adına saldırı kararını kim verdi? Örneğin, Apo’nun İmralı’dan emir vermesi mümkün müdür? 2) Neden saldırı için bu dönem seçildi?

Ayrım: Konu ile ilgili kafa yoranlar, "ABD yönetimi isteseydi, Ermeni tasarısının Dışişleri Komitesi’nden geçmesine engel olurdu" türü dar bakış açılarını terk edip; ABD’de yönetimin artık Kongre’ye hákim olamadığını görmelidirler. Ayrıca, Demokratların, seçim yılına girerken, Cumhuriyetçileri zayıf gösterecek her türlü manevrayı yapacağını da bilmek gerekir.

Daha ileri gidelim ve bünyemizi ona göre ayarlayalım: Ermeni tasarısı, olağanüstü bir gelişme olmazsa, bu kış Kongre’den de geçecektir ve Başkan Bush’un bu tasarıyı veto etme gücü yoktur.

Sorulara verilecek cevaplar ve ABD’deki siyasi ayrımla ilgili yapılacak analiz bizi şu neticeye götürmelidir:

Bu dönemde Bush yönetimin isteyeceği en son şey, Türkiye ile ilişkilerinin gerilmesidir!

Tersten yazayım: PKK’ya her kim etki yapıyorsa, onların tek isteği ABD’nin Irak’tan çekilme planları yapmaya başladığı, dolayısıyla Türkiye’ye her zamankinden çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde Türk-ABD ilişkilerinin kolay kolay düzeltilemeyecek şekilde bozulmasıdır!

Birileri,
"Irak’a komşu ülkeler toplantısı" İstanbul’da yapılmadan önce Türkiye’yi tek başına Kuzey Irak’a sokabilirse, Türkiye’nin Irak’ta ve dolayısıyla Ortadoğu’da başat rol oynamasının önüne geçebileceklerini pekálá bilmektedirler.

Hatta; hem AB’ye, hem de ABD’ye büyük kırgınlık duyacak bir Türkiye’nin tamamen içine kapanması o "birileri"nin çok ama çok işlerine gelecektir.

* * *

Türkiye’yi kaybetmek istemeyecek ABD yönetimi de şu iki noktayı kabullenmelidir:

1) ABD, Kuzey Irak’ta "PKK meselesi"ni tamamen yüzüne gözüne bulaştırmıştır, zira sadece Şii veya Sünni bölgelerde değil, Kuzey Irak’ta da acz içindedir.

2) ABD’nin artık Türkiye’den sabır istemeye hakkı kalmamıştır. Eğer ABD; Türkiye ile Kuzey Irak’ta karşı karşıya gelmek istemiyorsa, ivedilikle TSK ile birlikte Kuzey Irak’ta PKK’ya karşı birlikte ve doğrudan fiziki sonuçlar getirecek girişimlerde bulunmalıdır.

Artık, lafla peynir ekmek gemisinin yürümesi için vakit çok geçtir.

Değil % 47, isterse % 97 ile iktidara gelmiş olsun, Türkiye’de herhangi bir iktidarın şu saatten sonra milletten sabır isteyerek ve ABD’nin bir türlü gelmeyen girişimlerini bir süre daha bekleyerek ülkeyi yönetmesi mümkün değildir.

ABD yönetiminin Türk yönetiminden hiçbir şey yapmamasını isteme hakkı artık yoktur.

Daha ötesi, PKK’nın son hain saldırısının, ister istemez, ABD’nin Irak hesaplarını da bozmaya yönelik olduğunu ABD yönetimi görmek zorundadır.

* * *

Eğer, Türkiye ABD’ye Irak batağından çıkmak için yardımcı olacaksa, ABD de Türkiye’ye PKK batağından çıkmak için yardımcı olmak zorundadır!
X