Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Tezkere çizgisine nasıl geldik?

    Yavuz Çekirge
    19.10.2007 - 16:51 | Son Güncelleme: 19.10.2007 - 16:51

    Kuzey Irak'a PKK ayrılıkçı teröristlerini imha amacıyla yapılacak olan sıcak takiple ilgili tezkere beklenen oy çokluğuyla TBMM'nden geçti. Peki şimdi ne olacak?

    Başta ABD ve AB olmak üzere, tüm bölgedeki batılı ve batı yanlısı güçler TSK'nin Kuzey Irak'da bir operasyon yapmasına karşı olduklarını beyan etmişlerdi.

    Erdoğan hükümeti, Nisan ayından bu yana, bazı derin devlet eğilimlerinin ve ana muhalefetin   odaklandığı PKK terörünü durduracak çare olarak gündeme getirilen Kuzey ırak askeri oparasyonu reçetesine sıcak bakmadı.
    Doğuda yılların ihmaliyle iyice karmaşıklaşan Kürt  sorununa nasıl yaklaşmak daha doğru olurdu tartışmasının bile yapılamadığı bir ortamda siyaset yapmak da kolay değildi. Nitekim en kolay ve en pahalı yol seçildi.
     Militarist çözüm. Şimdiye kadar 300 milyar dolara mal olan bir çözüm.
      Dünya medyası Türkiye'den çok hızlı  haber alıyor.

    Nisan ayında başlayan cumhurbaşkanlığı krizi ardından batı medyasının yönü Ankara'ya döndü.
    Oysa  yaklaşık bir yıldır, Irak krizi ve ABD'nin bir türlü sağlayamadığı istikrarlı ortadoğu fotoğrafı gerek ABD içinde gerekse de Avrupa'da büyük yankılar uyandırıyordu.

    Nitekim ilk sinyal, İsrail -Filistin anlaşmazlığının Hamas ekseninde yeniden ele alınmak istemesiyle verildi.  Filistin kan gölüne döndü. Batı Şeria ve Gaza bölgeleri savaş alanına döndü.

    Irak'da Şii-Sünni çatışması alevlendi. Kürtler özerklik isteklerini,  Kerkük referandumunu ve Irak petrollerinden pay istemeleriyle güçlü bir biçimde dile getirdiler.  

    Daha sonra Tony Blair'in istifası gündeme geldi. Tony Blair, Irak'daki İngiliz askeri gücünün varlığını kendi kamuoyuna anlatamadı. Oysa meslektaşı ve arkadaşı G.W. Bush, terör, kitlesel imha silahları argümanını, ortadoğu bölgesinden elde edilecek ABD çıkarları ekseninde  kamuoyuna bir süreliğine kabul ettirdi.
    İran ve Suriye tarafından şiddetli bir baskı altında tutulan Irak'da ABD güçleri ve özel güvenlik şirketleri bir türlü istikrarı yakalayamadılar.

    Kuzey Irak özerk Kürt bölgesi hızla organize olmaya başladı.  Önce peşmergeler düzenli ordu haline geldi. Bu arada ABD koordinatörlükler konusunu gündeme getirdi.

    Köylerde ve kırsal alanlarda yaşayan çok cocuklu  Kürt aşiretler   Kerkük ve Musul bölgelerine kaydırıldı.
    Musul,  Erbil ve Süleymaniye bölgelerinde ABD desteğiyle yapılandırılan  Kürt bürokrasisi çalışmaya başladı.
    Mesut Barzani ve Celal Talabani'ye bağlı  önde gelen Kürt aşiretleri bu oluşumu ekonomik ve siyasi yönden destekledi. Bu aşiretlerin arasında PKK unsurlarının da bulunduğu,  içinde bulunan durum gereği,  siyaseten Barzani'nin PKK unsurlarına barınak ve silah sağladığı da tahmin edilmektedir.

    Nihayet  Kuzey Irak'da ABD'nin arzu ettiği istikrar sağlandı.  ABD Kuzey Irak'da konuşlanan güçlerini Güney Irak'a,  çatışmaların yoğun olduğu bölgelere,  özellikle de  Bağdat ve Anbar vilayetlerine kaydırma olanağı elde etti.

    İşte bu dönemde Kuzey Irak'daki özerk yönetim,  Irak petrol yasasının çıkışını beklemeden,  birkaç uluslar arası şirketle rafineriler kurma ve işletme anlaşmaları imzaladı.

    Maliki hükümeti istifalarla ve Sünni Şii iktidar çekişmeleriyle güç kaybederken Kürtler,  milyonlarca dolar değerindeki anlaşmaları imzaladılar.  Bölgede Türk inşaat firmalarının da görev aldığı muazzam bir yapılanma seferberliği başladı : Okullar,  hastaneler,  havaalanları,  küçük çaplı fabrikalar  ve yol ihaleleri  kısa sürede projelendirilip sonuçlandırıldı. 

    İşte son on beş yılda 300 milyar dolar harcanarak 23 kez sıcak takiple yok edilmeye çalışılan  PKK terör güçlerinin bu kez topyekün imhası için bir tezkere çıkarılmış durumda.

    Meclisde 19 bağımsız milletvekilinin dışında her milletvekilinin evet oyu verdiği 'Hot Pursuit' tezkeresi

    TBMM'den geçmiş durumda.
    Şimdi ne olacak?

    Hükümet bu yetkiyi nasıl kullanacak?
    İçpolitikanın özel koşulları da dikkate alındığında asker -sivil görüş ayrılıkları,  MHP-CHP muhalefet yaklaşımları, birden bire sönen anayasa tartışmaları,türban sorunu artık önemli değil.

    Bir yanda ABD -İsrail -Suriye, İran  çelişkisi,  öbür yanda ABD senatosunda görüşülmeyi bekleyen Ermeni tasarısı, yayınlanmasına bir ay kalan AB uyum sürecine ilişkin ara rapor gibi konular sihirli bir değnekle görünmez oluyor.

    Görünen tek şey var.
    PKK terörünü durduracak tek reçete: TEZKERE

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı