"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Tezer Özlü’den mektup var

İki iyi yazarın hayat, edebiyat üzerine mektuplaşmaları, mektup türünün önemini, kendine özgülüğünü bir kez daha gösteriyor.

“Her şeyin sonundayım” iki iyi ve ancak ölümün birbirinden ayırdığı dostun, birbirlerine gönderdikleri en içten mektupların toplandığı kitabın adı. Tezer Özlü-Ferit Edgü Mektuplaşmaları bir araya geliyor kitapta.
Hem Tezer Özlü’yü hem Ferit Edgü’yü dost olarak da yazar olarak da tanıyınca, bu mektupların bende yarattığı çağrışımları yazıya geçirmem çok zor.
Mektup türünü çok severim, yazarların yapıtları dışındaki bütün özellikleri yansır.
Yaratmanın coşkulu, hüzünlü sürecini iki yazarın bu kavramları paylaşarak yaşaması, mektupları çok önemli kılıyor.
Bu mektuplar hem bir edebiyat eserinin oluşumunu içeriyor hem yazma ile hayatın örtüşmesini sergiliyor.
Kimi edebiyatçıların mektuplaşmaları vardır, edebiyat üzerinedir, yaşam kırıntılarına derkenar yapılan yorumlar vardır. Ama zihni, bedeni, ruhu, dünyayı yaşayarak ve yazarak kavramanın öldürücü gerilimini bu mektuplarda bulacaksınız.
Ferit Edgü, Önsöz’de bu mektupların temelinde yatan özü, dünya edebiyatının önemli adlarına değinerek açıklıyor:
“Yaşamları yapıtlarına birebir yansıyan, yapıtıyla yaşamı arasındaki sınırın silinip yok olduğu yazarlar vardır: Henry Miller gibi yazdıkları yaşamının aynısı olmuş; Marquis de Sade gibi, yapıtı, içindeki yanardağın lavlarından oluşmuş, Jean Genet gibi tek dürüstlüğü tüm cinsel eğilimlerini bir başkaldırı olarak, tiksindiği ve dilinden başka hiçbir ortak noktası olmayan bir topluma kusmuş, ya da bizden Sait Faik gibi, öykülerindeki tek ben kendisi olan yazarlar...
Tezer Özlü, bu tür yazarlardan biriydi. Yazarlık gücünü yaşadıklarından alan, yaşadıkları için yazınsal bir dil yaratan, varoluşunu yazmaya, yazısını varoluşuna borçlu biri.
Onu çok küçük yaşlarda bir ortaokul öğrencisiyken tanıdım. Bugün, hayattaki en eski dostum Demir Özlü’nün Avusturya Lisesi’nde okuyan kız kardeşiydi. Öyle rastlantılar vardır ki çocuk yaşta başlar, ölene değin sürüp gidecerek dostluğa dönüşür. Tezer’inki böylesi bir dostluktu.”
Tezer Özlü’yü Ferit Edgü de ben de çocuk yaşta tanıdık, yazar arkadaşımız Demir Özlü’nün kardeşi olarak. Elbet sonra da yaratıcılığın lavlarının püskürdüğü bir yazar olarak.
İnsanların birbirini anlaması zordur. Karl Jaspers’in yalnızlık için söyledikleri arasında doğru bir saptama da vardır.
“Yalnız insanların birbirini anlaması.”
Mektuplaşmalarda, her iki yazarın birbirine yazdıkları, kendi hücrelerinde yaşayan, çevrede başka insanlar da olsa, edebiyat manastırında yaşamlarını sürdüren iki arkadaş.
Bu mektuplaşmalar, size bazı sır açılımları da sağlayacaktır.
İki yazarın edebiyat, insanlar üzerine birikimli, donanımlı yorumları hem onların eserlerine, hem onlara yeni yaklaşımlar kazandıracak hem de edebiyat kavramı üzerine kuşatıcı bir düşünme gereksinimi duyacaksınız.
Mektuplardan bazı bölümleri yazıma aldım. Belki onları sunuşa bile gerek yoktu ama iki dost olarak da, edebiyatçı olarak da sevdiğim yazarların mektuplaşmalarına bir dipnotu koymaktan kendimi alamadım.

“Her şeyin sonundayım”, Tezer Özlü-Ferit Edgü Mektuplaşmaları
Yayına Hazırlayan: Burak Fidan
Sel Yayıncılık

DOĞAN HIZLAN’IN SEÇTİKLERİ

Nazlı Eray Marilyn Venüs’ün Son Gecesi Doğan Kitap
Glenn Meade İkinci Mesih Turkuvaz Kitap
Selim İleri Bu Yalan Tango Everest
Samantha Hunt Tesla’nın Kutusu A.P.R.I.L.
Özlem Uzundemir İmgeyi Konuşturmak Boğaziçi Ü. Yay.

X