"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Teyzem hep tuhaf bir kadındı

Bugün İstanbul’dayım, sabah geldim, akşam dönüyorum, iki röportaj yapacağım, kafası kesik tavuğum, oradan oraya koşturacağım.

Bugün yazı yok, çünkü vakit yok, yazı varsa, hafta sonu röportaj yok. Bu hafta, her şeyi birden yapmayı beceremedim. Sizi Murathan Mungan’dan minik bir öyküyle baş başa bırakıyorum. Çok sevdiğim bir öykü (Gaz, ruj), bende hep ağlama isteği uyandıran bir öykü, Kibrit Çöpleri’nden. Mungan, onu sevmeyenlere inat, o kadar iyi ve damardan yazıyor ki. Ona da selam olsun buradan...

Gaz kaçağı hayattaki en büyük korkusuydu

Tam kapıdan çıkarken geri döner, ocağın altını kapayıp, kapamadığını bir kez daha kontrol ederdi. Bazen, kapıyı kilitledikten sonra, emin olmak için yeniden açıp girerdi. Çıktığı yoldan, bindiği taksiden, hatta gittiği yerden döndüğü de olurdu.

Gaz kaçağı, hayattaki en büyük korkusuydu...

*

Kocasından boşandıktan sonra, zamanla daha da tuhaflaşmıştı.

Ama çocukluğumdan hatırladığım kadarıyla teyzem, hep biraz tuhaf bir kadındı.

Sakin görünüşünün altında, arada insanı şaşırtacak şeyler yapan biri olduğunu bilirdiniz.

Kocasının kendisini aldattığını ilk kez, eve geldiğinde, kül tablasında unutulmuş sigara izmaritindeki ruj izinden anlamış, başta inkar edip direnen kocası, ardından her şeyi itiraf edip, bağışlanmayı dilemiş, bir daha yapmayacağına dair, teyzemin deyişiyle, “yemin-kasem” etmiş. Bir zaman sonra, gömlek yakasındaki ruj bulaşığını da, bu kez daha uzun süren bir dargınlıktan sonra bağışlamış.

Üçüncüsünde boşanmışlardı.

*

Teyzem, ruj filan sürmezdi. Bizimkilerin demelerine göre, “Genç kızken bile sürüp sürüştürmez, boya bilmezmiş.”

Annem, “İhtiyacı yok da ondan böyle rahat” derdi, “Millet, sokağa çıkmadan aynalara yapışır, bizimki yüzüne su çarpıp, çıkardı.”

Yaşlandığında bile hala güzel bir kadındı teyzem; yalnız yaşıyordu. Çocuğu yoktu. Hiçbir zaman konuşkan, girişken, eğlenceli biri değildi ama son yıllarda iyice sessizleşmiş, içine kapanmıştı. Bir süredir insanın yüzüne, dinlemez gözlerle bakıyordu. Teyzemizdir diye seviyorduk elbet ama açık söylemek gerekirse, varlığından sıkılıyorduk.

*

Birkaç gündür haber alamamıştık ondan; ortalıklarda gözükmemişti.

Dışarı sızmasın diye kapı altlarını, pencere önlerini bezlerle iyice tıkayıp, bütün gaz musluklarını açmış. Önünde bir çay bardağı, bir küllük, mutfak masasında bulmuşlar ölüsünü.

Küllükteki sigara izmaritlerinde ruj izleri varmış, kıpkırmızı boyalıymış dudakları.

Oysa, sigara da içmezdi teyzem...
X