Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teşvik sisteminde ekonomik mantık

<B>DEVLETİN </B>piyasalara müdahalesi daima <B>göreli fiyatları</B> değiştiren bir olgudur.

Amaç, çoğu zaman göreli fiyatları değiştirmek olmasa da, sonuç daima aynıdır. Ekonomide göreli fiyatları değiştirmek mutlaka kötüdür diye bir şey söz konusu olamaz. Ama, teşvikler yoluyla piyasalara müdahale ederken, devlet ne yaptığını iyi hesaplaması gerekir.

Devletin yapması gereken hesabın iki önemli parametresi vardır: Teşvikle istenilen elde edilip edilmediği (ek rant yaratma olasılığının asgariye indirilmesi) ve verilen teşviklerin kaynağı. Kaynağı borçlanma olan teşvik orta dönemde teşvik olmaktan çıkar.

SÜRELİ TEŞVİK

Genel bir kural olarak, ekonomide göreli fiyatları teşvikler yoluyla uzun dönem yapay bir düzeyde tutmak mümkün değildir
. Mümkün olabilseydi, sabit kur rejiminde belli sürelerde devalüasyon yapma gereği duyulmazdı. Göreli fiyatlarla devlet müdahalesi yoluyla ancak belli bir süre oynanabilir.

Bu kuraldan hareketle, ekonomideki teşvik mekanizmasının uzun süre işlevsel olması mümkün değildir sonucuna varılabilir. Çünkü, ekonomide belli bir faaliyetin devlet tarafından desteklenmesi o faaliyetin fiyatını ekonomideki diğer fiyatlara göre değiştirir. Zaten, teşvikten de amaçlanan budur.

Uzun süre hiçbir şeyin teşvik edilemeyeceği kuralından yola çıkarak teşviklerin süreli olması ilkesi benimsenmelidir. Konuya göre, teşvik beş yıl için, hatta on yıl için olabilir. Ama, süresi belirsiz bir teşvik sistemi daima taraflardan birini (ya alanı ya da vereni) üzecektir. Teşviki alanlar, teşvikler kalktığında hesapta olmayan bir durumla karşılaşabilecektir. Belki de, devlet teşvik sistemini devam ettirerek enflasyon yaratmayı göze alacaktır.

Süresi belli olmayan teşvikler daima yeni teşvikleri davet edecektir. Çünkü, göreli fiyatlar aleyhine dönen diğer ekonomik faaliyetler de devletten teşvik talep edeceklerdir. Eski teşvikler kalkmadan, yeni teşvikler devreye girecektir. Kısacası, her şey teşvik edildiğinden hiçbir şey teşvik edilmediğinden, devlet gereksiz yere kaynak israfı yapmış olacaktır.

İtiraf etmekten çekinsek de, Türkiye’de teşvik mekanizması böyle anlamsız ve hiçbir işe yaramayan bir hale gelmiştir. Bu nedenle tüm sektörlerdeki teşvik mekanizması yeniden gözden geçirilmelidir. Her teşvik başlangıç ve bitiş tarihleri itibariyle bir takvime bağlanmalıdır. Böyle bir teşvik mekanizmasını devreye sokmadan kamu harcamalarında ‘verimlilik’ amacına ulaşmak olanaksız olacaktır.

RANT YARATMAK

İşsizliğin azaltılması yolunda devlet tarafından teşvik verilmesi kadar doğal bir politika olamaz. İstihdam teşviki yoluyla üreticilere verimlilikten feragat edip ihtiyaçlarından daha fazla işgücü istihdam etmeleri istenmektedir
. İşverenlerin daha fazla istihdam yaratmaları sonucundaki ‘net ek mali yük’ devlet tarafından karşılanacaktır.

Devlet bu hesabı kontrol edebildiği ve verilen teşvik belli bir takvime bağlandığı sürece sorun yoktur. Sorun, bu yolla işverenlerin ek kazanç elde etmeleri ve devletin bu durumdan haberdar olmamasıdır. Yani, teşvik doğru verilip denetlenmediğinde, hak edilmemiş ve hesaplanmamış bir ‘rant’ yaratılmaktadır.
X