Eğitim Haberleri

    Tesettürlü öğretmene inceleme

    Esra KAYA / ANKARA - DHA
    20.09.2013 - 09:33 | Son Güncelleme:

    Erzurum’un Aşkale ilçesinden geçen cuma günü Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı Küçükköy beldesindeki Macit Ataklı İlköğretim ve Ortaokulu’na atanan Türkçe öğretmeni Elif Kısa’nın, okula tesettürle gelip derslere girmesi velilerin tepkisini çekti.

    Velilerin şikayeti üzerine Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü inceleme başlattı. İl Milli Eğitim Müdürü Sabri Caner, Kısa’nın üzerindeki kıyafetin manto olduğunu öne sürerek, “Öğretmenin çarşaf benzeri bir kıyafet giydiği söyleniyor, ancak bu bir mantodur. Bu şekilde derslere girip girmediği de araştırılıyor” dedi.

    VELİLERDEN TEPKİ

    Dün gün boyu okulda bahçesinde görülmeyen Elif Kısa saat 16.00’da çıkış zilinin çalmasından yarım saat sonra okul bahçesine giren bir otomobille ayrıldı. Kısa’nın, bu kez koyu renk pardesü giyip türban taktığı görüldü.
    Okula giden bazı veliler, tesettürlü öğretmen istemediklerini söylediler. Daha sonra ise Ayvalık Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan bir grup eylem yaptı. CHP ve bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve velilerin de aralarında bulunduğu 200 kişi, öğretmenin görevden alınması için imza topladı.

    Destekliyoruz

    Elif Kısa’ya üyesi olduğu Türk Eğitim-Sen Ayvalık Temsilcisi Ekrem Şevik’ten destek geldi. Okulda Kısa ile görüşen Şevik, “Sendikamız serbest kıyafetle ilgili genelge yayınladı. Öğretmenimiz de bunun üzerine serbest kıyafetiyle okula geldi. Kendisini destekliyoruz. Bu kıyafet yasak değildir” dedi.

    CUMHURİYETE SALDIRI

    Kısa’ya tepki gösteren Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir ise olayın münferit olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Bu, AKP hükümetinin planlı sürdürdüğü cumhuriyetin değerlerine saldırının eğitim ayağıdır ve örnekleri ülkemizin her yerinde yaşanmaktadır. Eğitim-Bir-Sen, Memur-Sen aracılığıyla okullar ve diğer kamu kurumlarına türbanı ve çember sakalı sokmak için düğmeye basmış, Türk Eğitim-Sen’in de desteği ile laiklik ilkesine karşı saldırı başlatmıştı. Sözde sivil itaatsizlik adı altında başlatılan ancak siyasi iktidardan, valiliklerden, il milli eğitim müdürlüklerinden ve okul idarecilerinden alınan destekle cumhuriyete karşı resmi itaatsizliğe dönüşen eylemin bu aşamaya geleceği konusunda ilgilileri defalarca uyarmıştık. Eylemle, çarşaf okullarımıza kadar girmiştir. Okul idarecileri ‘Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik’in amir hükümlerini ihlal etmektedirler. Oysa, laik devlet modelinde kamu görevlisi, görevi başında aidiyet hissettiği bir inanç grubuna vurgu yapamaz. Kamu hizmetini, farklı bir inanca sahip yurttaş taraflı bulabilir. Kılık-kıyafet yükümlülüğü, özel yaşamında özgürce inancını yaşamasına engel teşkil etmez.”

    Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü: Soruşturma başlatılmadı

    Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürü Sabri Caner ise, Türkçe öğretmeninin derslere çarşafla geldiğiyle ilgili iddialara yönelik araştırmalarının sürdüğünü belirterek “Henüz bir inceleme ya da soruşturma başlatılmadı” dedi.

    Caner, Küçükköy beldesindeki Macit Ataklı İlkokulu ve Ortaokuluna bir süre önce atanan Türkçe öğretmeninin, derslere “çarşafla geldiğine” yönelik bazı haberler yapıldığını anımsattı.
    Öğretmenin derslere iddia edildiği gibi girip girmediğini bilmediklerini anlatan Caner, “Kaymakamlık ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ilgileniyor. Konuyla ilgili araştırmalarımız sürüyor. Henüz bir inceleme ya da soruşturma başlatılmadı” dedi.

    Sendikanın “Serbest Kıyafet” eylemi

    Türk Eğitim-Sen Balıkesir 2 Nolu Şube Başkanı Süleyman Demir ise kimsenin çarşafla derse girmeyeceğini belirterek, şunları söyledi :

    “Öğretmenimiz, başörtülü ve mantolu. Sadece renginden dolayı uzaktan çarşaflı gibi görünüyor. Sokakta bir başörtülü bayan neyse aynı şekilde öğretmeniz de bu şekilde. Sendikanın aldığı bir karar var. Bu bir eylemdir. Öğretmenimiz, ‘Serbest Kıyafet’ eylemine destek veriyor. Üzerindeki kesinlikle çarşaf değildir, başörtüsü ve mantosu vardır.”

    Demir, “öğretmenin üzerindeki kıyafetle değil öğrencilere neler verebileceği ile ilgilenilmesi” gerektiğini belirterek meslektaşlarını desteklediklerini söyledi.

    Türk Eğitim-Sen: Olayın siyasi bir alana çekilmesi kabul edilemez

    Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk da,”Yıllardır tartışılan başörtüsü konusunun bu olay nedeniyle gündeme getirilmesi, Elif Kısa’ya yönelik yalan yanlış açıklamalar yapılması, olayın insan hakkı temelinde değerlendirilmeyip siyasi bir alana çekilmesi kabul edilemez” dedi.

    Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, Ayvalık’ta görev yapan, Türk Eğitim-Sen üyesi Türkçe öğretmeni Kısa’nın okula başörtüsüyle gelmesinin bazı çevreleri rahatsız ettiğini belirtti.
    “Yıllardır tartışılan başörtüsü konusunun bu olay nedeniyle gündeme getirilmesi, Elif Kısa’ya yönelik yalan yanlış açıklamalar yapılması, olayın insan hakkı temelinde değil, siyasi bir alana çekilmesi kabul edilemez” değerlendirmesinde bulundu. Koncuk, sendikalarının, okullarda yaşanan başörtüsü zulmünün ortadan kaldırılmasından yana olduğunu söyledi.

    Bu nedenle geçen dönem sendikanın Merkez Yönetim Kurulunca alınan kararla, isteyen üyelerin başörtüsüyle okullara gitmesi konusunda eylem kararı alındığını belirtti. Koncuk, öğretmen Kısa gibi birçok üyelerinin, alınan karar gereği geçen yıldan bu yana okullarına başörtüsüyle girdiğini dile getirdi.

    Koncuk, bu durumda olan öğretmenlerin uğrayacağı soruşturma gibi durumlarda Türk Eğitim-Sen olarak her türlü hukuki desteği vereceklerini açıkladıklarını hatırlattı.
    Sendika üyelerinin, hür iradeleriyle vereceği, insan hakkı temelli her davranışının yanında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini vurgulayan Koncuk, “Bu nedenle üyelerimiz arasında başörtülü de başı açık olan da vardır. Bizim için toplumsal ahlaki sınırlarımız içinde kendi iradeleriyle istedikleri şekilde giyinmeleri en temel insan hakkıdır” değerlendirmesinde bulundu.

    Başörtüsünün yıllardır tartışıldığını, bunun ülkede kamplaşmalara ve milletin boş tartışmalarla zaman ve enerji kaybetmesine neden olduğunu anlatan Koncuk, şöyle devam etti:
    “Bir kısım siyasal partiler başörtüsü üzerinden propagandayla hiç de hak etmedikleri konuma gelirken, karşı duranlar da başka mevziler kazanma yolunu seçmiş, başörtüsü gerek savunanlar gerekse karşı duranlar bakımından siyasal bir nemalanma alanı olarak görülmüştür. Anlaşılan odur ki taraflar, problemi çözmek bir yana problemin devamından yanadır. Başörtüsünün siyasal istismar alanı olarak kullanılması daha karlı gelmektedir.
    Bütün bu tartışmalar arasında işinden, okulundan atılarak zulme ve büyük haksızlığa uğramış insanlar hiç düşünülmemektedir. Bir yandan kadın haklarından bahsederken diğer yandan sadece başörtüsü yasağı nedeniyle çalışma hayatı dışına atılan, evine hapsedilen kadını kimse görmemektedir. Şerife Bacıları, Kara Fatmaları, Nene Hatunları, Halime Çavuşları, Halide Edipleri yetiştiren bu millet, elbette kadınlarına sahip çıkmayı da bilecektir, hem de başörtülü, başörtüsüz ayrımına girmeden, sadece Türk kadını olduğu gerçeğinden yola çıkarak kadınlarımızın bir elmanın diğer yarısı olduğunun şuurunda olarak.”

    Bazı sendikaların Atatürkçülüğü bahane ederek başörtülü kadınları hakir gördüğünü, suçlamaktan çekinmediğini savunan Koncuk, “Türk Eğitim-Sen’in ister başörtülü ister başı açık tüm kadın ve erkek üyeleri bilaistisna Atatürkçüdür. Biz Atatürkçülüğü halkla birlikte olmak, milletin değerlerine saldırmak değil milletle beraber yürümek olduğunu biliyoruz” ifadesini kullandı.
    Türk Eğitim-Sen’in kadınların yaşadığı başörtüsü zulmünün artık son bulmasından yana olduğuna işaret eden Koncuk, siyasi iktidarın Devlet Memurları Kılık Kıyafet Yönetmeliği’ni bir an önce değiştirerek bu tartışmaya son vermesini istedi.
    Ayvalık’ta başörtüsüyle okula giden Türkçe öğretmeni Elif Kısa’nın sonuna kadar yanında olduklarını vurgulayan Koncuk, insan haklarından yana olan herkesi de siyasi görüşü, sendikası ne olursa olsun Kısa’ya destek vermeye davet etti. (AA)

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı