"Yonca Tokbaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş

Teşekkürler Duran Adam

Durdum.

48 saati geçkin süredir de duruyorum.
***
Twitter’dan, facebook’tan, televizyondan, radyodan, telefondan her şeyden uzaklaştım.
Durdum evet.
“Duran Adam” durmadan önce durasım gelmişti zaten; ama durmayı düşünememiştim.
Duran Adam’ın durması ilaç gibi geldi bana.
Duran Adam dururken götürülmeseydi daha iyiydi tabi...
***
Cumartesi akşamı yaşananlardan sonra kendime gelemedim. Zaten çok fazla şiddet çok fazla üst üste yaşandı. Masum duygularımızla oynandı, bazılarımız ciddi hasar aldı.
Kaybettiklerimiz de oldu.
Bu durumda kim kendine hemen gelebilir ki?
Zor geçiyor bu günler...
Ama geçecek.
***
Endişeler, korkular, üzüntüler, çaresizlikler, utançlar, kızgınlıklar, kırgınlıklar doldu taştı içim(iz)den.
Dayanılır gibi değil bu duyguların hepsi bir arada olduğunda.
Azap gibi.
Çaresizlik insana hiç iyi gelmiyor.
Kime iyi gelir ki!
Soluklanmak, düşünmek için durmak gerekir. Di.
Durduk ve çok iyi geldi.
***
Şirketlerde yaptığımız gibi SWOT analizi yapma zamanı şimdi.
Doğrular, yanlışlar, tehditler, fırsatlar, ne neydi, nedir, ne olabilir, ne olacak;
Her şey nasıl bu hale geldi, ne yapılırsa iyi olur ve saire gibi şeyleri düşünebilmek için, gerçekten durmak en iyi şey.
***
O kadar uzun zamandır hep iyi ve olumlu şeylere odaklanmış haldeydim ki; odağımı kaybetmek istemiyorum mesela.
Bunu iyi biliyorum.
Net.
Çünkü eğer ben bile odağımı kaybedersem, yapabilecek olduğum şeyleri yapamazsam başkası neyi nasıl yapsın?
Kişi kendinden bilir işi.
O yüzden bu ruh halimi acilen (çabuk çabuk:) değiştirmem gerektiğini biliyorum.
Sadece azıcık zamana ve durmaya ihtiyacım var.
Dur be duran adam işte bu yüzden!
***
Kendimi hemen bir kaplumbağa gibi hayal edip kafamı evimin içine soktum ve orada durdum. Etrafa oradan bakmaya başladım. Hiç kıpırdamadan.
Onca yoğun şey üzerine sürekli yazdıktan, okuduktan, izledikten, paylaştıktan sonra; zaten herkes her şeyi yazmışken, herkes aynı anda konuşur ve anlaşamazken bir yere varmak çok zor.
Herkes fazla gergin, fazla hırpalanmış durumda.
Durduğunuz ve hiç kıpırdamadan etrafınıza baktığınız zaman, daha önce göremediğiniz her şeyi görmeye başlıyorsunuz.
Kafanız açılıyor.
Etkisi altında kalabilmiş olacağınız yüzlerce şey ayrışmaya başlıyor. Gerçekten ne istediğiniz, ne düşündüğünüz, nelerden memnun kalıp neleri ters bulduğunuz ortaya çıkmaya başlıyor.
Daha iyi düşünebiliyor ve daha çok işe yarar şey yapabilecek olduğunuzu da fark ediyorsunuz.
3-4 senedir ben de bunu yapıyordum aslında.
Ve aslında en büyük gücüm de bu.
Azimle, sabırla devam etmem gerek.
Eğer hepimiz en iyi bildiğimiz şeye odaklanırsak, bu zaten bir şeyleri değiştirmek demek.
Başlamak yolun yarısıdır bakın. Denemek de...
Duran Adam’a çok teşekkürler.
Müthiş bir şey yaptı.
Durdu.
Durunca da çok önemli bir şeyi hatırlattı bana.
Uzun yıllar uzun mesafe koşabilmek için mutlaka bir ara durmayı bilmeniz gerek.
Yapacak çok iş var.
Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın sosyal sorumluluk bilinci olan şaheser gençleri için daha çok ve daha uzun süre koşmam gerek.
Duran Adam bana koşmayı hatırlattı.
Ondan durdum.
Teşekkürler.

Yonca
“mecazi”

X