Gündem Haberleri

    Tersine beyin göçü artacak

    Hürriyet Haber
    25.11.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Ataç İmamoğlu, Almanya'da kazandığı 4.5 milyon marklık ödülle geldi kamuoyunun gündemine. Hemen arkasından da TÜBİTAK Bilim Ödülü’nü aldı. Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi olan Prof. İmamoğlu, daha önce de Amerika’daki Santa Barbara Üniversitesi'nde görev yapıyordu. Önümüzdeki yıl Almanya'da Stuttgart Üniversitesi'nde kürsü kurup ders verecek olan Prof. İmamoğlu, imkánların artırılması halinde, vakıf üniversitelerinin sadece Türk bilim adamları için değil, yabancı bilim adamları için de bir cazibe merkezi olabileceğini söylüyor. Quantum optiği konusundaki buluşlarıyla uluslararası üne sahip olan Prof. Dr. İmamoğlu, sorularımızı cevaplandırdı.Almanya'dan 4.5 milyon marklık bir ödül kazandınız. Böyle bir ödülü niye size verdiler?- Ödülün sebebi, yaptığım çalışmalar ve araştırmalardı. Bu ödül yeni verilen bir ödül. Amacı da, Alman üniversitelerinde olmayan ya da gelişmemiş dalları kurumlaştırmak. Almanya dışındaki araştırmacıları çağırıyorlar. İki yıl boyunca, oldukça iyi bir ücret vererek, gelen kişilerin Almanya'da bir araştırma grubu oluşturmasını istiyorlar. Gelen öğretim üyeleri gittikten sonra da kurulan çekirdek kadronun araştırmaya devam etmesi amaçlanıyor.Paranın nasıl harcanacağı konusunda belli kısıtlamalar var mı? - Bu parayla Alman üniversitelerinin birinde araştırma laboratuvarı ve kürsü kurmak durumundasınız. DEVLETTE İMKÁNSIZŞimdi siz Stuttgart Üniversitesi'nde branşınızla ilgili bir bölüm mü kuracaksınız?-Temel olarak öyle. Temmuz ayında gitmeyi düşünüyorum. Benim yapmak istediğim şeyler açısından, bu imkánları sağlayabilecek birkaç üniversiteden birisi orası.Yazdığınız makalelerin listenizi görünce, insan ister istemez şaşırıyor. Çünkü, Türkiye'de bilimsel makale üretmek de, bunu uluslararası bilim dergilerinde yayımlatmak da son derece zor. Nasıl oluyor bu?- Bu makalelerin büyük çoğunluğu, Türkiye dışındayken yazılıp yayımlanmış makaleler. Başta ABD olmak üzere, gelişmiş ülkelerde araştırma yapmak çok daha kolay. Uluslararası sahaya çıkan bilim adamlarımız bu derece üretken olurken, Misak-ı Milli sınırları dahiline girdikleri zaman üretim kapasiteleri düşüyor sanki...-Bence bu doğru değil. Bildiğim kadarıyla Türkiye'de de üretken olan çok sayıda arkadaş var. Hatta bence bu daha da takdir edilmesi gereken bir durum. Çünkü son derece sınırlı şartlarda yapıyorlar araştırmalarını. Söz gelişi, siz bir devlet üniversitesinde olsaydınız, bu çalışmaları yapabilir miydiniz?- Hiç devlet üniversitesinde çalışmadım ama bunun imkánsız olduğunu biliyorum. Gerçi bu çalıştığınız dala göre değişir ama benim dalımda mümkün değil. Buraya geldikten sonra en büyük destekçim Sabancı Üniversitesi oldu.Türkiye başarıya susamış bir toplum. Uluslararası bilim camiasında kazanılan başarılar da kamuoyuna pek fazla mal olmuyor. Bir de ABD'ye gidince başarılı olan insanların bir kısmı, buraya dönünce sanki boşveriyorlar...- ABD'de çalışan Türk vatandaşlarının başarısının, diğer ülkelerden gelen insanların başarısından aşağı kalır bir yanı yok. Bence temel sorun, nüfusumuza kıyasla oranın az olması. En uç örnek İsrail. İsrail'in nüfusu Türkiye'nin onda biri. Ama uluslararası bilim camiasında son derece saygın bir ülke. Bunun temel nedeni de İsrailliler'in daha fazla zeki olması filan değil, bilime verilen önem. Bu biraz da YÖK'ün kurumsal yapısından kaynaklanmıyor mu?- Açıkcası, YÖK bana cazip ve doğru bir fikir gibi gelmiyor. Ancak şunu da söylemem gerekir ki, YÖK'ten önce de Türkiye'deki bilimsel üretim çok farklı değildi. Maddi kaynak ayırmadan bu işte başarıya ulaşmak çok zor. Vakıf üniversiteleriyle birlikte, uluslararası üne sahip bilim adamlarımız Türkiye'ye dönmeye başladı. Tersine bir beyin göçünden söz etmek mümkün mü?- Bunu müthiş ve olumlu bir gelişme olarak görüyorum. Sanıyorum, bir süre sonra daha da güçlenecek tersine beyin göçü. Çünkü, insanların ABD'de kalma sebebi, araştırma imkánını o ülkede buluyor olmaları. O imkánlar burada sağlandığı zaman, insanların orada kalacağını sanmıyorum. Vakıf üniversiteleri, uluslararası bilim camiasında tanınmış isimleri bünyesinde toplamaya devam ederse, bir süre sonra uluslararası sahada bir cazibe merkezi olabilir mi?- Özellikle Avrupa ve Doğu Bloku için bu geçerli olabilir. Sadece yurtdışındaki Türk bilim adamlarını değil, pek çok başka ülkenin bilim adamını da çekebilirsiniz. Bilkent bunu yapıyor. Sabancı Üniversitesi'nde böyle bir cazibe merkezi oluşturma projesi var mı?- Bu tek başıma benim değil, üniversitenin projesi olabilir. Bir çekirdek kadro oluşturabilirsek üniversite yönetiminin destekleyeceğini düşünüyorum.TÜRKİYE'DE DAHA ÇOK KAZANIYORBurada sağlanan maddi koşullar gerçekten çok iyi. Türkiye standartlarında iyi olmasını bir yana bırakın, dünya standartlarında çok iyi. Bu koşullar size sunulduğunda, dönme kararını vermek çok daha kolay oluyor elbette. Doğrusunu isterseniz, Türkiye'nin koşullarında bir devlet üniversitesine dönmeyi düşünmezdim ben.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı