Gündem Haberleri

    Terörün kanlı yüzüyle 22 Mayıs'ta karşılaştılar

    A.A
    21.05.2008 - 12:21 | Son Güncelleme:

    Yer Ulus, Anafartalar Çarşısı önü. 22 Mayıs 2007, akşama doğru. Durakta bekleyen insanlar, müşteri bekleyen esnaf... Herkes kendi telaşındaydı. Kanlı emellerine ulaşmak isteyenler de sinsice bekliyordu.

    Terörün masum insanları hedef alan korkunç yüzüyle günün bitiminde karşılaştılar, yaşamları bir anda karardı. Terör örgütünce düzenlenen bombalı saldırıda 9 masum insan yaşamını yitirdi, 90 kişi yaralandı.

    Bunlardan 28 yaşındaki Muzaffer Savaş, damatlık almak için Ulus'a gelmişti, hayalleri bir anda bitiverdi. Ferhat Kanat, 24 yaşındaydı ve arkasında gözü yaşlı yakınları kaldı.

    Selahattin Deniz, 44 yaşındaydı. Çorum'dan binbir umutla Ankara'ya gelmişti. Üç çocuk babası Deniz'in cenazesi, hüzün taşıyan bir ambulansla memleketine gönderildi.

    Hülya Develi, 6 yaşındaki oğluna ayakkabı almak için Anafartalar Çarşısı'na gitmişti. Kanlı emellerine ulaşmak isteyenler doğum gününde kendisine hediye alacak annesini bekleyen bir çocuk bıraktı.

    Seyyar satıcılık yapıyordu Hamza Arı... Okulların kapanmasının ardından Yozgat'a giden üç çocuk, bir gün babalarının cansız bedeninin bulunduğu cenaze arabasını karşıladılar. Terörün acımasız yüzü bir kez daha kendini göstermişti.

    Anafartalar Çarşısı esnafının yaraları kısa sürede sarıldı, kampanyalar başlatıldı. O masum insanların, geride kalanların yarası ise hep açık...

    SALDIRININ BİRİNCİ YILINDA ÇARŞI

    Anafartalar Çarşısı Derneği Başkanı Yusuf Tanrıverdi, terörün gerçek yüzünün bir kez daha gözler önüne serildiği olayın ardından, yöneticilerin desteğiyle çarşının kısa bir sürede yeniden hizmete açıldığını ifade etti.

    Patlamanın müşteriler üzerindeki psikolojik etkisinin 3 ay kadar sürdüğünü anlatan Tanrıverdi, “1966 yılından bu yana bu çarşıdayım. Ekonomik anlamda çarşı esnafı olarak son 40 yılın en buhranlı döneminden geçiyoruz. Esnaf arabasını, dairesini satarak ayakta durmaya çalışıyor. Nereye kadar dayanacağız bilemiyoruz” diye konuştu.

    Patlamanın ardından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in de öncülük yaptığı kampanyalar düzenlendiğini anımsatan Tanrıverdi, “Düzenlenen kampanyalarda halk çarşımızdan alışveriş yapmaya davet edildi. Böyle kampanyaların sürmesini istiyoruz. Unutulmayalım. Çünkü bu kadar kısa sürede ayağa kalkmak bir tür mucize” dedi.

    AYGÜN'DEN “SANAL ALIŞVERİŞ” UYARISI

    Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, “Anafartalar çarşısında saldırının olumsuz etkisinin halen devam ettiğini” söyledi.

    Çarşıya gelen müşteri sayısının “önemli ölçüde azaldığını” öne süren Aygün, şöyle konuştu:

    “300'e yakın dükkan bulunan çarşıda esnafın yüzde 10 mağazasını kapatmak zorunda kaldı, yüzde 70'e yakın kısmı ise kirasını ödeyecek durumda değil. Anafartalar Çarşısı esnafının bir bölümü, tıkanan çarkları geçici de olsa yeniden döndürebilmek, vakti gelen kirasını, çekini, senetini ödeyebilmek, acil nakit ihtiyacını karşılayabilmek için yeni bir yöntem uygulamaya başlamış.

    Esnaf kendi kredi kartını, yine kendisine ait iş yerindeki post makinesinden belli bir meblağ yazarak alışveriş yapmış gibi geçiriyor. Sonra bankadan bu parayı tahsil ediyor. Yani hiç alışveriş yapılmamış olmasına rağmen bir nevi kendi kredi kartıyla kendisine borç veriyor. Bir başka manada bir çeşit sanal alışveriş yapıyor. Bankadan tahsil ettiği nakit parayla da birikmiş ödemelerini yapıyor. Tabii siftahsız günler devam edince aynı yöntem bu kez eşin, dostun, komşunun kredi kartıyla sürdürülüyor. Nakit ihtiyacını giderme kaygısıyla bu yönteme başvuran esnaflar, günü kurtarmayı başarsa da bu kez borçlarının katlanarak büyümesine neden oluyorlar.”

    Aygün, Maliye Bakanlığınca inceleme yapıldığını ifade ederek, “Post makinesinden geçirilen kredi kartı, banka kayıtlarında alışveriş gözüktüğü için bu kayıtlarla esnafın defter kayıtları incelendiğinde ortaya çıkan rakam üzerinden vergi alınacak bir gelir olarak gözüküyor” dedi.

    Bu yönteme başvuran esnafa, “bu işlemin usulsüzlük olduğunu, karşılığında fiş ya da fatura kesmek gerektiği” gerekçesiyle vergi tahakkuk ettirildiğini anlatan Aygün, ardından da “yapılan işlem usulsüz” olduğu gerekçesiyle ceza kesildiğini; Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'nın da vergi incelemesi başlattığını öne sürdü.

    “KENDİ YAĞIMIZLA KAVRULMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Çarşıda 25 yıldır esnaflık yaptığını belirten ayakkabıcı Abdullah Bakırlı, bugünlerde yeni sezon başladığı için çarşıda hareketlilik yaşandığını söyledi. Müşterilerin uzun süre çarşıya gelmekte çekindiğini anlatan Bakırlı, “Müşterilerde bir korku vardı. Gelmeme nedenlerinden birisi de bu” diye konuştu.

    Patlamanın ardından esnafın ekonomik durumunun düzeltilmesi adına bazı kampanyalar düzenlendiğini anımsatan Bakırlı, “Fakat bu kampanyalar da yaraya merhem olmadı. Birkaç gün müşteriler geldi, 'esnafa yardım olsun' diye arkası gelmedi. Kendi yağımızla kavrulmaya çalışıyoruz. İşler durgun biraz” dedi.

    Giyim mağazası sahibi Mevlüt Kartal ise 1987'den beri çarşıda esnaflık yaptığını belirtti. Patlamanın hem esnaf hem de müşterilen üzerinde bozucu psikolojik etkisi olduğunu belirten Kartal, şunları söyledi:

    “Ancak, vatandaş yine normal alışverişi için çarşımıza geliyor. Patlamadan dolayı müşteri azalması söz konusu değil. Kampanya denilecek tarzda bir çalışma olmadı ama patlama haberleri duyurulurken Anafartalar Çarşısı'nın adı da çok sık geçti haberlerde. Satışlarda o dönemdeki artışın bundan olabileceğini düşünüyoruz. Artık patlamadan ötürü tedirginlik yaşadığını söyleyen vatandaş pek yok. Bizim çarşımızın ön kısmında Ankara'nın büyük bir bölümüne belediye otobüsü kalkıyor. Vatandaşın oradan binmesi gerekiyor, biniyor. Yani pek değişen bir şey olmadı.”

    “MÜŞTERİ POTANSİYELİNDE AZALMA OLMADI”

    Saatçi Sabahattin Güneş, 1967'den beri çarşıda saatçilik yaptığını ifade ederek, “Patlamanın bize bir yan etkisi olmadı. Çok üzüldük o kadar. Bunun haricinde müşteri ürkecek, gelmeyecek diye bir durum yaşanmadı” dedi.

    Patlamanın ardından geçen birkaç günde, “müşterinin psikolojisi bozulacak, korkacak eli ayağı çekilecek” diye bir korku yaşadıklarını, ancak korktuklarının başlarına gelmediğini anlatan Güneş, “Müşteri potansiyelinde azalma olmadı. Patlamanın ardından iş yerini terk eden esnaf da olmadı. Aynı şekilde herkes çalışıyor” diye konuştu.

    Güneş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı çarşılarına davet ederek, “Sayın Başbakan kimseyi kırmıyor. Bizi de kırmasın gelsin, bir çayımızı içsin, bizi de dinlesin” dedi.

    Saatçi İsmet Yardımcı ise çarşıda 12 yıldır esnaflık yaptığını belirterek, patlamanın olumsuz etkilerinin çarşıya yansıdığını söyledi. Yardımcı, şunları kaydetti:

    “Çarşıya etkisi oldu bence patlamanın. Geçen bir müşterim geldi, 1 yıldır gelmiyordu. 'Neden gelmiyorsunuz' dedim. Bana patlama sırasında çarşıda olduğunu söyledi. Saatini getirdi yaptırmaya. 'Korku var içimde hala' dedi. Genel anlamda müşteri psikolojisinde bir bozulma var. İçlerinde korku var ama müşterinin ayağı alışmış, ucuz olduğunu biliyor, çarşıyı terk edemiyor. Patlamanın ardından gelenler kırılan camları yaptırdılar ama diğer vaatlerinin hiçbirini yerine getirmediler. Çarşı için güzel bir şey yapmak istiyorlarsa çarşımızın yıkılmasına izin vermesinler.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı