Gündem Haberleri

    Teröristlerin eylem sonrası şükür namazı

    Özgür CEBE/DİYARBAKIR, (DHA)
    30.07.2007 - 09:25 | Son Güncelleme:

    Sanıklardan 3’ünün ağırlaştırılmış ömür boyu hapis, 35’inin 6’şar yıl 3’er ay hapis cezasına çarptırıldığı, örgüte yardım ve yataklıkla suçlanan 29 sanığın zaman aşımından yararlandığı davanın gerekçeli kararında, bazı dış güçler ve devletler tarafından desteklense bile teröre çözümünün bu topraklarda aranması gerektiği vurgulandı. Kararda, Hizbullah'ın eylemlerinin, PKK'ya ideolojik taban kazandırdığı görüşü savunuldu.

    Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 9 yıldan beri devam eden davayla ilgili 786 sayfalık gerekçeli karar tamamlandı. Kararda, kitle iletişim araçları geliştikçe psikolojik savaş stratejileri ve taktiklerinin de o ölçüde geliştiği, içinde bulunduğumuz iletişim çağının aynı zamanda ‘psikolojik savaşlar çağı’ olarak da nitelendirildi.

    Terör ve terörün tanımı konusunda geniş bilgilere yer verilen, Adalet Bakanlığı'nca kitap olarak basılacak ve bir kanak olabilecek nitelikteki gerekçeli kararda terörün çözümünün bu topraklarda aranması gerektiği vurgulandı.

    Demokratik ortamlarda terör eylemlerinin etkinliğinin özellikle kitle iletişim araçlarının etkisiyle daha da arttığı belirtilen kararda, “Bir takım güçler ve devletlerin terörü, hedeflerine ulaşmada bir araç ve baskı unsuru olarak gördükleri müddetçe terörizm varlığını devam ettirecektir” denildi.

    Terörün arkasında sık sık dış güçler ve yabancı mihraklardan söz edildiği kaydedilen kararda, “Terörist bizim insanımız, hedef aldığı kitle bizim insanımız ve faaliyet gösterdiği yer bizim sınırlarımızın içi olduğuna göre, çözümü de büyük ölçüde aynı topraklar içerisinde aranmalıdır” ifadelerine yer verildi.

    Terör örgütlerinin kamuoyuna seslerini duyurabilmek için reklam peşinde olduğu, kendi amaçlarına hizmet edecek her türlü olayı istismar etmek peşinde koştuğu kaydedilen kararda, “Terörist, toplumun içinden çıkmakta ve yine o toplum adına, onun oluşturduğu devlete karşı faaliyette bulunmaktadır” denildi.

    DİN, MEZHEP, TARİKAT ETNİK KÖKEN
    Ailelerin, çocuklarının sosyalleşmesinde önemli olduğunu, bu görevin yapılmaması halinde boşluğu terör yanlılarının doldurduğu kaydedilen kararda, “Ailenin bıraktığı boşluk okullarda, yurtlarda, siyasal dernek ve kuruluşlarda yoğun olarak sürdürülen, ideolojik pompalama ile doldurularak, programlanmış insanlar meydana getirmektedir” ifadesi yer aldı. Gerekçeli kararda şöyle denildi:
    “Terörist gruplar, genellikle kitleleri küçümser ve onları eğitmek ve yönlendirmek için kendilerinin ortaya çıktığı iddia ederler. Saygınlık kazanmak, kendilerini kabul ettirmek için, saldırgan davranışlara ve şiddet eylemlerini kullanırlar. Din, mezhep, tarikat, etnik kökenden kaynaklanan terör örgütlerinde bulunan genç militanlar, saldırgan davranışlar ve şiddet eylemlerinde bulunarak bağlı oldukları alt kültüre şan, şeref ve üstünlük sağladıklarını sanarak yakıp yıkıp yok ederler.”

    Terör örgütlerinin 15- 25 yaş arası gençleri kazanmaya çalıştığı vurgulanan gerekçeli kararda, “Bir başka grubu oluşturan en etkili terör elamanları ise psikopat diye ifade edilenlerdir. Anti-sosyal psikopatlar bütün düzenlere ve disiplinlere karşı isyankar olarak hiçbir engel ve özür tanımak istemezler. Psikopat zevk için suç işler. Teröristler biliyor ki, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizdeki ölüm ve öldürme olayları, diğer yerlerdeki ölüm ve öldürme olayları kadar toplumu etkilemiyor. O nedenle zaman zaman eylemlerini önemli kuruluşların bulunduğu yerlere, saygın kişilerin bulunduğu şehirlere kaydırmakta ve bekledikleri sonucu daha rahat almaktadırlar. Nitekim teröristler, dikkatleri kendileri ve davaları üzerine çekmeyi başarmış ve kesinlikle bir korku ve dehşet ortamını yaratabilmişlerdir” denildi.

    ‘HİZBULLAH, PKK’YA İDEOLOJİK TABAN KAZANDIRDI’
    Geçen dönemde PKK’nın terör faaliyetlerinin, Hizbullah’ın eleman kazanma çalışmalarını hızlandırıp örgüte güç kattığı, Hizbullah’ın PKK eylemlerine karşı kurulmuş görünse de faaliyetlerinin neticede yine PKK’ya yaradığı kaydedilen gerekçeli kararda şöyle denildi:
    “Bölgedeki geleneksel ve devletle barışık dini yapıyı zedeleyerek kendine taban bulmak isterken, kendi tasfiye sürecinde yapmış olduğu bu faaliyet uzun dönemde tahrip olan ilişkiler nedeniyle PKK’nın ideolojik taban kazanmasına hizmet etmiştir. PKK’nın varlığı ve bölgedeki yoğun çatışmalar, halka zarar vermiş, bir çoğunu canından bezdirmiştir. Bu durum Hizbullah’a katılımı, kadrolaşmayı, yapılanmayı ve örgütlenmeyi kolaylaştırıcı bir etken olmuştur. Hizbullah içerisinde uygulanan temel prensiplerden birinin istihbarat çalışması olduğu, mali raporlar, olay haber, okul-cami, istek-sorun, istenen ve yapılan şeklinde hazırlanır. İş değişikliği, yeni bir işe girme, bulunduğu bölge dışına çıkma, evlenme talebi, askere gitmek, menkul veya gayrimenkul mal alıp satmak, ikamet değiştirmek, kazandığı üniversiteyi okuyup okumamak tamamen örgütün iznine bağlıdır.”

    EYLEMDEN SONRA ‘ŞÜKÜR NAMAZI’
    Hizbullah'ın aranan militanlarının ‘hicret’ adı altında büyük kentlerde ‘mahkum’ adı verilen evlerde saklandıkları, aylarva ve yıllarca bu evlerden çıkmadıkları kaydedilen kararda, örgüt yapılanması anlatıldıktan sonra tetikçiler için şöyle denildi:

    “Tetikçiler genellikle cesur, soğukkanlı, sır saklayabilen, aile ve yakın çevresi cemaat içerisinde olanlardan seçilir. Tetikçi mertebesine gelmeden birkaç safhadan geçirilir. Hedefe giden her tetikçiyi ise bir koruma bir gözcü korumaktadır. Eylemler İslami ülkelerdeki uygulamalar göz önünde bulundurularak şekillendirilir, bu şekilde eylem grubundaki insanların heyecan ve isteği arttırılır. Askeri kanattaki şahıslar yaptıkları her eylemden sonra şükür namazı kılarak kendilerini daha bağlayıcı hale getirirler, eylemi Allah rızası için yaptıklarına inanırlar. Eylem talimatları direkt örgüt liderinden alınır. Bu faaliyetlerin yürütülebilmesi amacıyla ülke genelinde; kaçırma, sığınak, gardiyan, öldürme gömme, sorgu ekipleri oluşturulmuştur.”

    Hizbullah örgütünde her yaştan militanın bulunduğu vurgulanan gerekçeli kararda, “Hizbullah üyelerinin 1937 doğumlulardan 1979 doğumlulara kadar geniş bir yaş grubunu kapsadığı görülmektedir. Hizbullah, özellikle Güneydoğu’daki eylemlerinden sonra halkı korkutmak için bulduğu her yere örgütün adını yazmaktan kaçınmamıştır” denildi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı