Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Terör mağdurları, Anayasa Mahkemesi'ne gitmeye hazırlanıyor

    A.A
    28 Eylül 2012 - 12:27Son Güncelleme : 28 Eylül 2012 - 12:28

    Güngören'deki patlamada hayatını kaybedenlerin yakınları, kendilerine yalnızca 20 bin lira ödenmesi karşısında açtıkları davaları reddeden Danıştay kararına karşı Anayasa Mahkemesi'ne gidecek.

    Güngören'de 27 Ağustos 2008 tarihinde, 17 kişi ile doğmamış bir bebeğin ölümü, 90 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan terör saldırısının hemen ardından, ölenlerin yakınları, Güngören Kaymakamlığı Zarar Tespit Komisyonu'na başvurdu. “5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Kanun” gereğince “sulhname” protokolü imzalayan ailelere, ölen her bir yakınları için, o dönemdeki memur maaş katsayısı göz önünde bulundurularak yapılan hesap sonucunda, 20 bin lira ödendi.

    Tazminatı yeterli bulmayan bazı mağdurlar, hukuk mücadelesine girişti.

    Hukuk mücadelesi

    Olayda hayatını kaybedenlerden 14 yaşındaki Furkan Şentürk'ün ailesi 145 bin liralık manevi tazminat talebiyle İstanbul 9. İdare Mahkemesi'ne başvurdu.
    Şentürk'ün ailesinin açtığı davanın görüldüğü İstanbul 9. İdare Mahkemesi, 14 yaşındaki Furkan'ın, “toplumun bir bireyi olduğu için hedef alındığı terör eylemi sonucunda yaşamını yitirdiği, bu nedenle davacıların uğradığı zararın sosyal risk ilkesi uyarınca ailenin zararının tazminin gerektiğini” belirterek, davayı kısmen kabul etti ve Şentürk ailesine yasal faiziyle birlikte 100 bin lira ödenmesine hükmetti.
    Karar İçişleri Bakanlığı'nca temyize gönderildi.

    Danıştay kararı bozdu

    Furkan Şentürk'ün ailesinin açtığı davanın temyiz incelemesini Danıştay Onbeşinci Dairesi gerçekleştirdi.

    “Olayın bir terör eylemi olduğu açıktır. Dolayısıyla davanın 5233 sayılı kanun kapsamında çözülmesi zorunluluğu bulunmaktadır. 5233 sayılı kanun terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler sonucu uğranılan maddi zararların tazminini öngörmesi, diğer bir deyişle manevi zararların tazminini kapsamaması karşısında, 5233 sayılı kanun kapsamında çözümlenmesi gereken uyuşmazlıkta, davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine karar vermesi gerekirken kısmen kabulü yolunda verilen kararda yasal isabet bulunmamaktadır” diyen Danıştay Onbeşinci Dairesi, 100 bin liralık tazminat
    ödenmesine hükmeden İstanbul 9. İdare Mahkemesi kararını bozdu. 2 üye, muhalefet şerhine karşın karar oy çokluğu ile alındı.

    Benzer davalar da aynı gerekçeyle reddedildi.

    “Terör mağdurlarını, yasa da mağdur etti”

    Güngören'deki patlama olayında bir kısım mağdurun avukatı Yusuf Şenel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Danıştay'ın Onbeşinci Dairesi gibi Danıştay Onuncu Dairesi'nin de benzeri davalar için yaptığı temyiz incelemelerinde, aynı karara imza attığını ve terör mağdurlarının tazminat taleplerini geri çevirdiğini belirterek, şunları söyledi:

    “Yasadan önce, terör mağdurları, mahkemeye başvurarak, ölen kişinin gelir durumuna göre, 200-300 bin lirayı bulan tazminatlar alabiliyordu. Terör olaylarında mağdurlar bürokrasiyle ile uğraşmasın, zararları bir an önce tazmin edilsin, mağduriyet yaşamasınlar diye, 5233 sayılı kanun çıkarıldı. Ancak yasa, Danıştay'ın yorumuyla, terör mağdurlarına destek değil adeta köstek oldu. Yasada 'yaralanma, sakatlanma ve ölüm hallerinde (7000) gösterge rakamının, memur aylık katsayısı ile çarpımı ile bulunan rakamın' ödenmesi öngörülüyor. Bu da Güngören'deki terör saldırısının yaşandığı 2008 yılı için 20 bin lira olarak hesaplanmış. Danıştay bunun dışında bir tazminat ödemesi kabul etmiyor.”

    Yusuf Şenel, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Güngören'deki patlamalardan 1 gün sonra yetkililer, mağdurlarla görüşmüşler. Müvekkillerimiz, olayın sıcaklığıyla, yasal sonuçlarını anlamadan sulhname imzalamış. Kendilerine olayın ertesi günü, o günkü memur aylık katsayısı göz önünde bulundurularak, 20'şer bin lira ödenmiş. Gerçi müvekkillerimiz, sulhname imzalamamış olsalardı da, Danıştay, bu yorumuyla, kendilerine 20 bin liralık tazminatın dışında başkaca her hangi bir ödeme yapılmasına izin vermeyecekti. Danıştay, manevi tazminatı da, yasada bu konu düzenlenmediği için reddediyor. Bu yorumlara da gerekçe olarak 5233 sayılı yasanın varlığını gösteriyor. Müvekkillerimiz açısından tek çare Anayasa Mahkemesi'ne gitmek kaldı. Girişimlerimizi sürdüreceğiz.”

    Anayasa Mahkemesi'nin daha önce yasanın iptali için yapılan bir başvuruya ilişkin kararında, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Kanun'un, manevi zarar için tazminat talep etmeye engel olmadığına hükmettiğini kaydeden Şenel, Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karardan umutlu olduklarını belirtti.

    Yusuf Şenel, Gaziantep ve Tunceli'deki terör saldırılarının mağdurlarını da benzer sorunların beklediğine dikkati çekerek, “Gaziantep ve Tunceli'deki terör mağdurları da benzer sorunla karşı karşıya kalacaklar. Hükümet'ten bu konuda bütün terör mağdurları adına destek bekliyoruz” diye konuştu.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı