Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Terlikli zirvesi Erdoğan

    Okan KONURALP - Fatma AKSU
    25.07.2007 - 00:54 | Son Güncelleme: 25.07.2007 - 13:32

    19 Aralık 2002. Gülay Hanım 18 çeşit yemek yapmış. Ardından çay faslı. Ayağında terlikleriyle Deniz Baykal, Zülfü Livaneli, Önder Sav, Eşref Erdem, Bülent Tanla, Yaşar Nuri Öztürk ve ev sahibi Mehmet Sevigen salona geçiyor. Konu, iktidara gelen AKP’nin yasaklı lideri Tayyip Erdoğan. Baykal, "Ben halkın seçtiği bir lideri demokratik yoldan Meclis’e sokarım" diyor. Ama şimdi Livaneli başka şeyler söylüyor.

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 19 Aralık 2002 akşamı, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi geleceğini belirleyecek kararı almak üzere kurmaylarını topluyor. Toplantı karlı bir Ankara akşamı Mehmet Sevigen’in evinde yapılıyor. Önder Sav, Eşref Erdem, Bülent Tanla, Yaşar Nuri Öztürk, Zülfü Livaneli, eve geldiklerinde ayakkabılarını çıkarıp terlikleri giyerek salona geçiyorlar. Gülay Hanım’ın hazırladığı 18 çeşit yemek konuklarını bekliyor. Baykal, yemekleri görüp Gülay Hanım’a "Niye bu kadar zahmet ettiniz?" diye sitemde de bulunuyor. Yemekler yenip salona geçildiğinde Baykal’ın çevresinde terlikli zirve başlıyor. Konu hemen AKP’nin lideri Recep Tayyip Erdoğan’a geliyor. YSK’nın aksi yöndeki kararına rağmen Erdoğan Meclis’e milletvekili olarak girebilicek mi? CHP’nin bu konudaki tavrı ne olacak? Kurmayları Baykal’a, AKP liderinin dişli bir rakip olduğu konusunda uyarılarda bulunuyor. Bu noktada Baykal, şu sözlerle düşüncesini açıklıyor:

    "Ben halkın seçtiği bir lideri demokratik yoldan Meclis’e sokarım."

    LİVANELİ NE DEDİ?

    Ancak, toplantıda bulunan eski CHP milletvekili Zülfü Livaneli, Baykal’ın toplantıda farklı bir argümanı ortaya koyduğunu ileri sürüyor. Livaneli, Vatan Gazetesi’ndeki dünkü köşe yazısında Baykal’ın toplantıda "Tayyip Erdoğan iki ayda biter, perişan olur" savıyla CHP’nin çekirdek kadrosunu ikna ettiğini yazdı. Livaneli’ye göre o gece Baykal, Erdoğan’ın IMF ile anlaşma yapmayacağını ekonomiyi zora sokacağını ve dayanamayacağını söyledi.

    Livaneli ayrıca Baykal’ın, Recep Tayyip Erdoğan’la Beylerbeyi’nde lüks bir balık lokantasında (Seaport) yaptığı gizli buluşmayı da gündeme getirdi. Livaneli yazısında "Deniz Baykal’ın 2002 seçimlerinden sonra Tayyip Erdoğan’la Beylerbeyi’nde gizli bir görüşme yaptığı ve Anayasa değişikliği yaparak Erdoğan’ı başbakanlığa getirme sözü verdiği biliniyor" dedi.

    ARACI DA VARDI

    Bu buluşmanın da tanıkları olduğunu yazan Livaneli dün Hürriyet’e "Gizli buluşma Beylerbeyi’nde oldu. O yüzden TV programında da Deniz Baykal çok alttan alıyordu, Erdoğan’ı hiç sıkıştırmıyordu. Sağ ve sol olarak Türkiye’yi paylaşma kararını orada vermişler. Şahitler var. Deniz Baykal, eğer Beylerbeyi’ndeki görüşmeye yok derse, tanık kendisi çıkıp açıklar" diye konuştu. Vatan Gazetesi’nden Bilal Çetin de dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu’nun ağzından buluşmayı şöyle aktarıyor "Hatta Erdoğan’ı Samanyolu TV’nin o zamanki Ankara Temsilcisi ve kapı komşusu olan Haluk Örgün kendi aracıyla lokantaya getirdi. Baykal da bir yakınının aracıyla geldi."

    Baykal ise dünkü basın toplantısında Livaneli’nin 2002 genel seçimlerinin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın milletvekili olabilmesinin önünü açan düzenlemeye CHP’nin destek vermesiyle ilgili eleştirisine şu yanıtı verdi:

    "2002 seçimlerinden sonra AKP’nin genel başkanının siyasi haklarını kazanarak parlamentoda yerini alması gerektiğine demokrasi anlayışımın bir gereği olarak inandım. Bu konuda hiç bir zaman bir tereddüt içinde olmadım. Parti içinde, toplumun çeşitli kesimlerinde benim bu çabalarımı anlayamayan, buna duygusal nedenlerle karşı çıkanlar oldu. Ama bunları önemli saymadım. Demokrasi kişilerle uğraşmaz, kişilere ambargo koymaz. O dönemde hiç kuşku duymadan destek oldum. Bununla da iftihar ediyorum."

    O SÖZ ÇARPITMA

    O dönemdeki tartışmalarda yapılan itirazlara rağmen kendisinin bu görüşü dile getirdiğini anlatan Baykal, ancak hiçbir yerde "İki ay sonra iflas edeceği, perişan olacağı" umuduyla bu desteği verdiğini söylemediğini, bunu kimsenin iddia edemeyeceğini vurguladı. Baykal, "İki ay sonra perişan olur hadi verelim diye bu desteği verdiğimizi söylemek çok yanlış, tehlikeli bir çarpıtmadır" dedi.

    YOL NASIL AÇILDI

    Baykal’ın, Erdoğan’a başbakanlık yolunu açmakla suçlandığı süreç şöyle gelişmişti: Yasaklı olduğu için Tayyip Erdoğan’ın aday olamadığı 2002 seçimlerinde AKP’ye iktidar yolu açılmış, Abdullah Gül başkanlığında hükümet kurulmuştu. YSK 4 Aralık 2002 tarihindeki toplantısında,                 AKP’nin talebi doğrultusunda Siirt seçimlerini iptal etti.

    ANAYASA BİLE DEĞİŞTİ

     13 Aralık 2002’de ise Baykal’ın da verdiği destekle anayasa değişikliği gerçekleştirildi. Erdoğan’ın, siyasi yasaklı olmasına yol açan eski TCK’nın 312. maddesine ilişkin mahkumiyeti, Anayasa’nın öngördüğü yasak kapsamından çıkarılmış oldu. Böylece Erdoğan’ın milletvekili seçilmesinin ve başbakan olmasının önündeki engel, Deniz Baykal liderliğindeki CHP’nin desteğiyle kaldırıldı.

    CHP’DEN YALANLAMA

    CHP’den ise akşam saatlerinde yalanlama açıklaması geldi: "CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ne seçim öncesi, ne de Sayın Erdoğan Başbakan olmadan önce; ne Beylerbeyi’nde, ne de başka bir yerde AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ile bir görüşme yapmıştır. Böyle bir görüşme yapılmadığı için, Sayın Erdoğan’ın ne hukuki durumu, ne de özel konumuna ilişkin bir değerlendirme de yapılmamıştır. Sayın Baykal’ın Başbakan olarak Erdoğan ile yaptığı görüşmede, ülke sorunları, iktidar ile anamuhalefet partisi ilişkileri ele alınmıştır."

    Görüşmenin mimarı Hürriyet’e konuştu

    CHP, Genel Başkanları Deniz Baykal’la Başbakan Tayyip Erdoğan arasındaki görüşmeyi yalanlarken, ’Beylerbeyi görüşmesinin mimarı’ olarak adı geçen Haluk Örgün, Hürriyet’e konuştu. Erdoğan’ın Ankara Subayevleri’nden komşusu Haluk Örgün, iki lideri de yakından tanıyordu. Örgün, Erdoğan ve Baykal’a biraraya gelmelerini önerdiğini, iki tarafın da bunu kabul etmesi üzerine Seaport Restaurant’daki (Bugünkü adı Eftalya) görüşmeyi planlandığını söyledi. Örgün, "Yaklaşık 3.5 saat görüştüler. Garsonlar bile içeri girmedi, servisi ben yaptım. Baykal’la birlikte gelen Bülent Tanla, giriş katında bekledi" dedi.

    KÖŞK ŞARTI

    Bu arada Baykal’a yakın kaynaklar, görüşmede; Deniz Baykal’ın Tayyip Erdoğan’a milletvekilliği ve başbakanlığın yolunu açtığını, bunun karşılığında da Tayyip Erdoğan’ın "Cumhurbaşkanı olmayacağım" sözü verdiğini söylediler. Baykal’ın, Cumhurbaşkanlığı tartışmaları sırasında Erdoğan’a sık sık "Cumhurbaşkanı olamazsın" diyerek, gizli anlaşmayı hatırlattığı iddia edildi. Erdoğan’ın da sözünde durarak, partisinden gelen yoğun baskılara rağmen verdiği söz yüzünden cumhurbaşkanlığına aday olmadığı ileri sürüldü.

    Aynen konuşuldu

    Baykal’ın bir dönem en yakınında bulunan isimlerden olan ve yemekte de bulunduğu ileri sürülen CHP eski milletvekili Bülent Tanla yemeği doğruladı. Tanla, "Bu konular aynen konuşuldu. Ancak burada şunu da söylemek gerekir: "Bu tür arkadaş toplantılarında, dost toplantılarında sohbetler daha samimi bir ortamda gerçekleşir. Bu tür kavramlar taşıdıkları gerçek siyasi ve diplomatik anlamlarıyla kullanılmaz."

    O konuşma olmadı

    Yemekte olduğu söylenen isimlerden Genel Başkan Yardımcısı Eşref Erdem ise "Böyle bir yemek yendi. O yemekte o dönem Baykal’a yakın olan ancak şimdi yolları bizimle ayrılmış isimler de vardı. Çok uzun sürmeyen ve yazıda bahsi geçen konuşmaların olmadığı bir yemekti. Bir şeyler içilip dağılındı. ’İki aylık ömür biçme’ gibi değerlendirmeler yapılmadı" dedi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı