"Serhan Asker" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Serhan Asker" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Serhan Asker

Terim kitabıyla geliyor

KOLOMBİYA’nın en büyük markası Gabriel Garcia Marquez’dir. Yaşayan çınar...

Gerçi Meksika ve Küba, Marquez’in kendi vatandaşı olduğunu savunsa da o, Kolombiya’nın sahil kenti Aracataca’da (nam-ı diğer Macondo) doğdu...
Yüzyıllık Yalnızlık kitabı dünyanın ilk küresel romanı kabul edilir. Dickens, Hugo ve Hemingway gibi popüler ve ciddi bir yazar. O, sessiz sinemanın Charlie’si, Futbolun Pele’si...
3. Dünyadaki adıyla Gabo, benim idollerimden... Bu köşede onun adını, meziyetlerini, sözlerini çok okudunuz. Gabo 84 yaşında. Biyografisini yazdırdı. Amerikalı gazeteci Gerard Martin, bu kitabı yazmayı teklif ettiğinde Marquez, “Ama biyografi ‘ölüm”demek” der ve ekler: “Neyse. Tamam. Kendisine  saygısı olan herkes ‘etik’ değerleri olan bir gazeteciye hayatını yazdırır.”
Ve yazılan o kitapla ortaya muazzam bir eser çıktı.

/images/100/0x0/55eb1baff018fbb8f8ab9813

ANILARI SES GETİRİR

 ŞU aralar bir kitap hazırlığında olan başka bir ünlü daha var. Bizden biri. Galibiyetle biten Fenerbahçe derbisinden sonra Fatih Terim’i aradım. Tebrik ettim. “Yazılarını ilgiyle okuyorum” dedi. “Sizin de bir kitap hazırlığında olduğunu duydum” deyince, “Evet hayatıma dair çocukluğumdan başlayarak, yaşadıklarımın bilinmeyenleri için döküman toplamaya başladım. Hayatımı yazacağım” karşılığını verdi. Terim, çocukluk, gençlik, evlilik, Galatasaray, milli takım ve İtalya günlerinin detaylarını okurlarına aktaracak.
Adana, İstanbul, Floransa, Milano günlerini en ince ayrıntısına kadar okurla paylaşma kararında.

GABO İLE KESİŞEN YAŞAMLARI

ANLAYACAĞINIZ, Fatih Terim de tıpkı Marquez gibi “yaşarken” biyografisini yazma/yazdırma düşüncesinde. Her ikisinin hayatına ilişkin bildiğim bilgi az değil. Tabii ki ikisi de farklı karakter ve yapıda. Biri edebiyatçı, diğeri futbol adamı.. İkisi de zor olanı yaptı,  başarıya ulaştı.
Gabo, Kolombiya’nın en önemli sahil kasabasında doğdu. Terim de Türkiye’nin yaz aylarında sıcaktan nefes almanın zor olduğu Ceyhan’ın Gökseliye kasabasında yaşama “merhaba” dedi. İkisi de yokluk çekti, babaları evi geçindirmek için en zor işlerde çalıştı.
Marquez’in ilk eserleri (Yaprak Fırtınası ve Hanım Ana’nın Cenaze Töreni) fazla ilgi görmedi. Terim de ilk teknik adamlık yıllarında (A.Gücü, Göztepe) parlamadı. Biri Yüzyıllık Yalnızlık’la, diğeri Galatasaray’la devleşti.

MERCEDES VE FULYA HANIM...

GABO’nun hayatında eşi Mercedes ne kadar önemliyse Terim’in hayatında Fulya Hanım’ın önemi o kadardır. Her iki bayan da eşlerinin sosyal sınıfından daha iyi noktadaydı. Rodrigo ve Gonzalo Marquez’in; Buse ve Merve de Terim’in herşeyi olan evlatları.
Gabo da Fatih Terim de en büyük ödüllerina İskandinav coğrafyasında sahip oldu. Marquez, 1982’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü İsveç’te aldı. Fatih Hoca, 18 yıl sonra  UEFA şampiyonluğuna Danimarka’da uzandı.
Her ikisinin de ünlü dostları var. Gabo’nun kankaları başta Fidel Castro, Felipe Gonzales, Bill Clinton... Terim de Arsene Wenger, Alex Ferguson, Mourinho ile çok samimi...
Terim de Gabo da Avrupa’da farklı iki ülkeye hayran. Biri için Fransa, diğeri için ise İtalya vazgeçilmez. Kolombiyalı’nın, Paris’in en varlıklı semtinde evi var. Terim’in İtalya özellikle de Floransa’da bıraktığı izi o sokaklarda bizzat gördüm. Herhangi bir cafe’ye girin ve Türkiye’den geldiğinizi söyleyin orada sizden hesap almıyorlar. ‘İmparator için’ diyorlar.

İTALYANCASI DA BEST SELLER OLUR

MARQUEZ’in biyografisi büyük ilgi gördü. Bir yaşam en ince ayrıntısına kadar deşifre edildi. Gabo şimdilerde Mexico City’de Mercedes ve torunlarıyla yaşamın tadını çıkarıyor.
Yukarıda hayatından kısa kesitler verdiğim Terim’in daha yapacakları var. Hayallerini Şampiyonlar Ligi Kupası var.
Ancak ben hepsini bir yana bırakıyorum, yaşamını paylaşmaya karar vermiş Terim bu kitabı yazarken kesinlikle büyük bir devinim yaşayacak... Bana göre Terim kitabı yazıldıktan sonra daha çok sevilecek. Sonuçta ortaya bir “kitap” çıkacak...
Bırakın Türkçesini, İtalyancası da İngilizcesi de çok satar...

X