Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tepeden inmeci AB devrimleri

TERAKKİPERVER Cumhuriyet Fırkası (1924) ile Serbest Cumhuriyet Fırkası (1930) hayaletlerine meftun olanlar, cumhuriyet devrimlerinin halkın onayı alınmadan yapıldığını savunurlar. Hatta aralarında Rauf Bey gibi cumhuriyet için halka ve kendisine danışılmadığına kızanlar ve yol arkadaşlığından kopanlar vardır.

HALK CANGILI

Bu insanların ‘Halk Cangılı’ndan, ‘Halk Bataklığı’ndan habersiz olduklarını düşünüyorum.

1923 yılında halk cumhuriyeti mi yoksa Osmanlı hanedanını mı seçerdi?

Şimdi bu türden zevzekçe sorularla eğlenmek mümkün; ama 1923 yılında öncülerin bu türden zevzeklikle eğlenecek vakti yoktu.

Cumhuriyet, devrimleri halka sorsa, bir referandum yapsa iyi olurmuş. Bunu savunanlar da var. Bunlar eşeği yokuşa sürmek isteyen münafıklardır.

1923’te TBMM’de oturan milletvekilleri kimin vekiliydi, bostan korkuluğu muydu?

Böyle düşünenler cumhuriyet karşıtı liberal demokratlarımızdır. Cumhuriyet karşıtı liberal demokrat mı olurmuş diye çıkışmayın bana. Bizde oluyor: Cumhuriyetçi olmadıkları kesin, liberallikleri karanlık, demokratlıkları şüpheli.

AB AĞILI

Bu, örnek ve benzeri sadece bizde görülen bu muhterem zevat, şimdi de, başımıza kakarak, kafamızı gözümüzü yararak, yüzümüze tükürerek, ‘Etrak-ı bi-idrak’ muamelesi çekerek, bizleri Avrupa Birliği ağılına tıkmak istiyorlar. ‘Ahırına’ diyecektim; ama ‘Ağılına’ daha kibar.

Evet, Avrupa Birliği’ne tepeden inme değil, yani düşey değil, dikey gireceğiz. Aşağıdan yukarı doğru. Acaba öyle mi?

Muhterem halkımız avanta paraların geleceğini, kimsenin işsiz kalmayacağını, az çalışıp çok kazanacağını, Türkiye’deki ‘kaşık düşmanı’ dışında herhangi bir AB ülkesinde bir sarışın kapatmaya sahip olacağını, Paris’te işporta arabasında limon satacağını, Roma’nın göbeğine gecekondu dikebileceğini sandığı için AB’ye girmek istiyor.

AKP hükümetinin geceyi gündüze katarak yalapşap ve ham halinde çıkardığı yasalar, Avrupa Birliği’nin tepeden inme zoruyla çıkmadı mı?

Avrupa Birliği’nden kız almak için, ailenin istediği başlık parası, yüz görümlüğü gönülsüz de olsa ödeniyor, takılar takılıyor. Bu zorlamalar olmasaydı, İslami gelenek ve görenekler tarafından biçimlendirilmiş kafalar (uygulanmayan) reformlar yapar mıydı?

KİRVEM AB!

Yüzde seksenden fazlası töre cinayetini savunan, kadına hayvan muamelesi yapan Güneydoğu, kirvesi sandığı Avrupa Birliği’ne nasıl girecek?

Avrupa Birliği zaptiye gibi izleyecek Türkiye’yi. Bunun örneklerini İstanbul’da toplanan Avrupa Hıristiyan Demokrat Partileri toplantısında gördük. Daha otuzlarının ortasında bir AB tıfılı, Ruhban Okulu ve Ökümenik Patrikhane konusunda ültimatomu dayadı.

Müzakereler başlasın ve hele Türkiye avantacı-başıboş-gaddar kapitalizmini zapt-u rapt altına almak zorunda kalsın... Bir de o zaman halkoyuna sorun AB’yi! Türkiye, Avrupa Birliği’ne ‘halk’la birlikte değil ‘halka karşın’ girecek. Ya da alacaklar. Tepeden inme!

Bu nedenle cumhuriyet ve devrimlerine hak ettikleri saygıyı gösterelim!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI