Temizel: Ekonomi çöker safsatasını bırakın

Hürriyet Haber
05.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

Karapara ve yolsuzlukla mücadelenin ekonomiyi çökerteceği safsatalarına artık itibar edilmediğini söyleyen Bankacılık Üst Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel, ‘‘Kirlenmeyi tersine çevirerek, Türkiye'nin geleceği için yeni bir sayfa açılması zor ve uzun süreli topyekün bir mücadeleyi gerektiriyor’’ dedi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel, Türkiye'nin oturup da yolsuzluk, hırsızlık, uğursuzluk bataklığı üzerinde yaşamayı kabul edecek bir ülke olmadığını söyledi. Temizel, ‘‘ Naylon fatura ile uğraşılırsa ihracat durur. Karapara ve yolsuzluklarla mücadele edilirse ekonomi çöker safsatalarına artık itibar edilmemektedir. Bu tür safsataların etrafa korku salarak, kendi pozisyonlarını sürdürmek ya da korumak isteyenlerin yarattığı unutulmamalıdır’’ dedi.

Temizel, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin 141. kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen törende konuştu. Temizel, ‘‘En önemli kirlenme ve yolsuzlukların ortaya çıktığı olaylar kamu gücü ile özel sektör menfaatlerinin birbirinin içine geçmiş olduğu olaylar oluyor’’ dedi.

HAYALET PERDESİ

Temizel, Türkiye'nin gündemini hayali ihracat, hayali vergi iadesi, hayali fatura, hayali et ticareti, hayali bankacılık ve benzeri olaylar dolduruyorsa, sistemde genel bir aksamanın olduğunu kabul etmek gerektiğini de vurguladı. ‘‘Bu hayalet perdesini Türk insanının gelecekle ilgili kaderi üzerinden kaldırmak zorundayız’’ diyen Temizel, şöyle konuştu:

‘‘Ancak bu mücadelenin önünde sürekli gündemte tutulan bir söylem yeralır. (Naylon fatura ile uğraşılırsa ihracat durur. Karapara ve yolsuzluklarla mücadele edilirse ekonomi çöker) safsatalarına artık itibar edilmemektedir. Bu tür safsataların etrafa korku salarak, kendi pozisyonlarını sürdürmek ya da korumak isteyenlerin yarattığı unutulmamalıdır. Bu korkuların sistematik şekilde mantığı köreltilmiş, irdeleme yeteneği zayıflatılmış toplumlarda olduğu ayrı bir gerçektir.İrdelemek mantığı bu kadar köreltilmesi bir toplum bu tür safsatalara kolaylıkla karşı koyabilir.’’

SİSTEMLİ SESLER

Türkiye'nin bu mücadelesine hangi olayların sekte uğratabileceğinin de asla unutulmamasını isteyen Temizel, şöyle devam etti: ‘‘Belirli süre sonra sistemli sesler duyacağız. (Türkiye enflasyon içinde ne kadar güzel gidiyordu.) Ama bunun yarattığı gelir dağılımı, koşullar ortada. Türkiye, bu koşullar altında yaşamaya layık değil. Türkiye, oturup yolsuzluk, hırsızlık, uğursuzluk bataklığı üzerinde yaşamayı kabul edecek bir ülke değildir. Olmamalıdır. Bunlara karşı mücadele edenler yasaları uyguluyor. Yasaların gereğini yerine getiriyor, ayrım yapmadan. Türkiye kaderini güçlükle, kara paracıların, kaçakçıların sistemi içinde sürdürmek zorunda mı? Veya bunlar olmadığı zaman kimseye yaşamaşansı yoktur diyenlerin nasıl ayırt edeceksiniz. Biz Türkiye'nin, Türk insanının kalitesinin kesinlikle bunları kabul edecek boyutta olmadığını görüyoruz. Bunları kabul etmiyoruz. Ben toplumumuzun kalitesini bunların çok çok üzerinde görüyorum. Bunlara karşı iyi yönetim isteyen insanların, sivil toplum örgütlerinin karşı koyması gerekir.’’

Temizel, toplumda her alanda meydana gelen kirlenmeyi tersine çevirerek, Türkiye'nin geleceği için yeni bir sayfa açılmasının zor ve uzun süreli topyekün bir mücadeleyi gerektirdiğini de söyledi. Temizel, toplumda kirlenmeye karşı yeşeren umutları söndürmemenin, mücadeleyi yılgınlık göstermeden büyük bir sabır içinde sürdürmenin vebütün kurumların bu mücadele içinde yeralmasının önemli olduğunu da sözlerine ekledi.

Temizel'in ‘temiz toplum’ formülü

Yolsuzluklarla mücadele edilirse ekonomi çöker safsatalarına artık itibar edilmemektedir.

Yolsuzlukların ortaya çıktığı olaylar kamu gücü ile özel sektör menfaatlerinin birbirinin içine geçmiş olduğu olaylar.

Bu hayalet perdesini Türk insanının gelecekle ilgili kaderi üzerinden kaldırmak zorundayız.

Türkiye, oturup yolsuzluk, hırsızlık, uğursuzluk bataklığı üzerinde yaşamayı kabul edecek bir ülke değildir.

Türkiye kaderini güçlükle, karaparacıların, kaçakçıların sistemi içinde sürdürmek zorunda mı?

Kirlenmeyi tersine çevirerek, Türkiye'nin geleceği için yeni bir sayfa açılması zor ve uzun süreli topyekün bir mücadeleyi gerektiriyor.

Temizel'e hortum hediye ettiler

Bankacılık Üst Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde (AÜ SBF) katıldığı tören çıkışında, bir grup öğrencinin ‘‘hortumlu protestosu’’ ile karşılaştı. Eski adı Mekteb-i Mülkiye olan AÜ SBF'nin 141. kuruluş yıldönümüne katılan Temizel, çıkışta bir grup öğrenci tarafından protesto edildi. Türkiye'nin, IMF'nin ‘‘güdümünde olduğunu’’ ve bu nedenle yolsuzluklarla mücadele edilemeyeceğini öne süren öğrencilerden biri, Temizel'e bir hortum parçası uzatarak, ‘‘Bankaları hortumlamayanların, hortumlamaya devam etmesi için bunu size veriyoruz’’ dedi. Protestoyu gülümseyerek izleyen Temizel ise, hortum parçasını alarak, ‘‘İşte ona kimsenin gücü yetmez’’ yanıtını verdi.

Söylemez: Bu gemi herkesle birlikte batar

DYP Genel Başkan Yardımcısı Ufuk Söylemez, IMF, Dünya Bankası ve uluslararası kredi kuruluşlarına, ‘Türkiye’yi, soktukları ekonomik açmaz ve çıkmazdan çıkarabilmek için Arjantin'e olduğu kadar cömert davranma ve Türkiye'ye şaşı bakmama' çağrısında bulundu.

Söylemez, ekonomi yönetiminin, ‘İnisiyatifsiz ve çaresiz’ olduğunu, IMF'den acil yardım istemekten başka bir şey yapamaz hale geldiğini iddia etti. Ekonomik kriz nedeniyle hükümete, çözüm ve yardım çağrısında bulunan Söylemez, ‘‘Gemi batarsa, herkes gemiyle beraber batar. Hükümete, yanlış yapma ve bunu sürdürme hakkı ve lüksü olmadığını hatırlatıyoruz. Hükümetin, 10 gün boyunca, krizi teşhis ve müdahalede geç ve yetersiz kalması, kabul edilemez ve bağışlanamaz bir tavırdır’’ dedi. Söylemez, şunları söyledi:

‘‘Bu noktaya gelinmesinde IMF yönetiminin de ağır kusuru ve sorumluluğu bulunmaktadır. IMF, Dünya Bankası ve uluslararası kredi kuruluşlarını, IMF reçetesini itirazsız uygulayan Türkiye'yi, soktukları bu ekonomik açmaz ve çıkmazdan çıkarabilmek için Arjantin'e olduğu kadar cömert davranmaya ve Türkiye'ye şaşı bakmamaya davet ediyorum. IMF'nin Türkiye'ye hemen bu hafta, en az 10 milyar dolarlık ek kredi vereceğini ilan etmesi ve ilk 5 milyar dolarlık diliminin, bu hafta hazine hesaplarına intikali zorunludur.’’

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı