Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Telekulak gerçekleri

    Hürriyet Haber
    24.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Türkiye'yi sarsan ‘‘telekulak skandalı’’nı araştıran mülkiye müfettişleri, hukuka aykırı işlemleri ortaya çıkardı. Necati Bilican, Cevdet Saral ve 42 emniyetçi hakkında soruşturma açıldı.

    Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi ekseninde ortaya çıkan ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nü de içine alarak genişleyen telekulak skandalıyla ilgili olarak mülkiye müfettişlerince yürütülen inceleme ve soruşturma sonucunda toplam dokuz başlıkta hukuka aykırı işlem saptandı.

    Müfettişler, halen izinde bulunan Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican ve skandalın patlak vermesi üzerine görevden alınan Ankara Emniyet eski Müdürü Cevdet Saral'ın da aralarında bulunduğu toplam 44 Emniyet mensubunun ‘‘ceza ve disiplin mevzuatına aykırı davranış içinde bulunduklarını’’ belirlediler.

    İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın verdiği onay üzerine, sözkonusu 44 personel hakkında mülkiye müfettişlerince ceza ve disiplin soruşturması açıldı.

    Öte yandan, müfettişlerin ortaya çıkartığı bulguların DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel tarafından telefon dinleme skandalıyla ilgili olarak yürütülmekte olan soruşturmada delil olarak değerlendirilmesi bekleniyor.

    Mülkiye müfettişlerince yaklaşık iki aydır yürütülen inceleme ve soruşturmalar sonucunda ortaya çıkan hukuka aykırı uygulamalar 9 başlık altında toplandı...

    Soruşturma hasıraltı edildi

    RAPORDAN: ‘‘Bazı kurum ve kişilere ait telefonların İstihbarat Daire Başkanlığı'nın bilgisi ve görev kapsamı dışında sorgulandığının ortaya konulmuş olması ve sorumlulukları görülen emniyet görevlileri hakkında soruşturma izni istendiği halde herhangi bir işlem yapılmaması...’’

    * Bu konudaki saptama, Ankara Emniyeti istihbarat biriminin çok sayıda siyasetçi, bakan, işadamı ve gazetecinin telefon fatura dökümlerinin usüllere aykırı olarak incelendiğine ilişkin duyumlar üzerine geçen nisan ayında yürütülen ilk incelemenin halen izinde olan Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican tarafından işleme konmamasını konu alıyor.

    Müfettişler, inceleme sonucunda iddiaları ciddi bularak, istihbaratan sorumlu Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Osman Ak, İstihbarat Şube Müdürü Ersan Dalman ve istihbarat birimindeki bir grup polis hakkında soruşturma açılmasını talep etmişlerdi.

    Necati Bilican ise soruşturma izni vermemiş, bunun yerine mayıs ayı başında Osman Ak ve ekibininin istihbarat dışında görevlere kaydırılmaları talimatını vermişti. Ak, bunun sonucu Emniyet Müdür Yardımcısı olarak pozisyonunu korumuş, ancak istihbarat yerine teröre bakmaya başlamıştı.

    Müfettişler, Bilican'ın bu tasarrufunu hatalı buldular. Bilican ile dönemin Ankara Emniyeti arasındaki çatışmaya rağmen, Bilican'ın Osman Ak'ı ‘‘kolladığı’’ için soruşturmaya muhatap olacak olması ilginç bir durum yaratıyor.

    Suçu örtbas için kayıtlar silindi

    RAPORDAN: ‘‘Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü bilgisayar sisteminde yapılan işlemlerin kayıtlı olduğu Log dosyalarının silinmek istenmesi ve şubenin gizli evrak ve telefon detay çıktılarının fotokopilerinin çektirilerek alınması...’’

    Müfettişler, Ankara Emniyeti istihbarat biriminde usülsüz olarak yapılan fatura dökümlerinin incelenmesi faaliyetinin üstünün örtülmesi amacıyla, buna ilişkin bilgisayar kayıtlarının da silinmek istendiğini ortaya çıkardılar.

    Ankara Emniyeti'ndeki bilgisayarların ana belleğindeki bilgilerin silinmesine karşılık, İstihbarat Dairesi Başkanlığı bünyesindeki merkezi bilgisayarın arka belleğinde silinmiş bu bilgilerin kayıtlarına rastlanması, yapılan örtme işlemini gün ışığına çıkardı.

    Ayrıca, istihbarat birimindeki görevlilerin şubedeki gizli evrak ve bazı şahıslara ait telefon fatura bilgilerini, fotokopilerini alarak daireden dışarı çıkardıkları saptandı.

    İstihbaratın yeni müdürüne de baskı

    RAPORDAN: ‘‘Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli üç başkomiserin İstihbarat Şube Müdür Vekili'nin otoritesine karşı tavır koymaları ve birlikte hareket ederek onu baskı altına almaya çalışmaları...’’

    Bu olay Osman Ak'ın mayıs ayı başında istihbarat görevinden teröre kaydırılması üzerine, Ankara istihbarat birimi başına vekaleten getirilen Hüseyin Ümit Yüksel adındaki polis şefinin dairede karşılaştığı sorunları konu alıyor.

    Osman Ak'ın yakın çalıştığı üç başkomiserin yeni istihbarat müdürüne tavır almaları ve işini güçleştirmeleri de müfettişlerin saptamaları arasında yer aldı. Hüseyin Ümit Yüksel, daha sonra başka bir göreve atandı.

    Gizli dinleme birimi kuruldu

    RAPORDAN: ‘‘Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde, İstihbarat Daire Başkanlığı'nın onay ve bilgisi dışında, mevzuata aykırı olarak sır dinleme odasının kurulması, yaklaşık bir yıl faaliyette bulunması, bu odada yasal prosedüre aykırı olarak yapılan dinleme kayıtlarının tutulduğu bilgisayarın içindeki bilgilerin silinmesi ve mahkeme (hakim) kararı olmadığı halde çeşitli gerçek ve tüzel kişilere ait bazı telefonların dinlenmesi’’

    Müfettişlerin ortaya çıkardığı en vahim ihlal bu başlıkta beliriyor. Bu saptama doğrudan Emniyet eski Müdürü Cevdet Saral ve yardımcısı Osman Ak'ı ilgilendiriyor. Yapılan incelemede merkezin bilgisi olmadan kurulan dinleme odasında, bazı konuşmaların teypleri de ele geçirilmişti. Bu odadaki bilgisayarın hafızasındaki bilgilerin silinmesi, usulsüz olarak yapılan dinleme faaliyetinin örtbas edilmek istenmesinin bir kanıtı olarak görülüyor.

    Oğul Bilican'ın faturası Emniyet'e

    RAPORDAN: ‘‘Türk Polis Teşkilatı'nı Güçlendirme Vakfı bütçesinden alınan ve giderleri vakıf bütçesinden karşılanan Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ait iki cep telefonunun emniyet hizmetleri dışında kullanılması ve görüşme bedellerinin vakıf bütçesinden amacına aykırı olarak ödenmesi..’’

    Soruşturmanın bu bölümü, doğrudan Bilican'ın oğlu Murat Bilican'ı hedef alıyor. Murat Bilican'ın korumalarına tahsis edilen bu iki cep telefonunun Bilican tarafından özel telefon gibi şahsi amaçlar için kullanıldığı ortaya çıkmıştı. Murat Bilican'ın yaklaşık 700 milyon liralık telefon faturasının vakıf tarafından ödendiği anlaşılınca, Bilican Ailesi usülsüzlüğü kabullenerek, faturaların 500 milyon liralık bölümünü ödemişti.

    İstihbarat notları MİT'ten saklandı

    RAPORDAN: ‘‘1996 yılında İstihbarat Daire Başkanlığı'nca çeşitli kurumlara ve bu arada Milli İstihbarat Teşkilatı Müşteşarlığı'na gönderilmek üzere hazırlanan bilgilendirme amaçlı 49 adet ‘Haber Notu'nun Milli İstihbarat Teşkilatı Müşteşarlığı'na gönderilmemesi,

    Bu konu, telekulak skandalını doğrudan ilgilendirmiyor ve Emniyet İstihbarat Başkanlığı'nda Bakan Tantan tarafından yaptırılan genel teftiş sırasında gün ışığına çıktı. Emniyet İstihbarat Başkanlığı, yaklaşık 20 kadar devlet birimine, topladığı genel istihbarat bilgilerini derlediği bir haber bülteni gönderiyor. 1996 yılında çok sayıda bültenin diğer birimlere sevki yapılırken, dağıtım planı içindeki MİT'e sevk yapılmadığı anlaşıldı. Bu dönemde MİT ile Emniyet istihbaratı arasındaki ilişkiler soğuk şekilde seyrediyordu.

    Cumhurbaşkanı ve başbakanın telefon dökümleri incelendi

    RAPORDAN: ‘‘İstihbarat Daire Başkanlığı Merkez (ANKARA) Sunucu Bilgisayarı ve Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölge Sunucu Bilgisayarı Üzerinden Detay Sorgu Programının hizmet amacı dışında kullanılarak; Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel'e, Başbakanımız Sayın Bülent Ecevit'e, bakanlara, milletvekillerine, çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına, üst düzey yöneticilere, siyasi partilere veya mensuplarına, basın kuruluşlarına veya mensuplarına, sivil toplum örgütlerine ve bazı işadamlarına ait bazı telefonların, telefon detay sorgulama işlemine tabi tutulması...’’

    Raporun bu bölümü daha önce de geniş şekilde basına yansıyan telefon fatura bilgilerinin Ankara Emniyeti istihbarat birimi tarafından sorgulanması işlemini konu alıyor. Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral, bu konudaki haberler üzerine yaptığı savunmada, bazı suçluların telefon bağlantıları araştırılırken, karşılarına sözkonusu telefonların çıktığını belirtmişti. Müfetişlerin bu savunmaya itibar etmedikleri ve Saral ve ekibini suçlu gördükleri raporla ortaya çıktı.

    İfade veren polislere baskı yapıldı

    RAPORDAN: ‘‘Mülkiye müfettişlerince yürütülen inceleme-soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevli bir komiser yardımcısının müfettişlere ifade verdikten sonra, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün bazı görevlilerince sorgulanması, sorgulamada müfettişlerce sorulan sorular ve alınan cevaplar, ifade sırasında mülkiye müfettişlerinin hangi noktalarda yoğunlaştığı, soruşturmanın hangi yöne gittiğinin öğrenilmeye çalışılarak ifade sahibi komiser yardımcısı üzerinde baskı kurulması, bir taraftanda mülkiye müfettişlerince yürütülen inceleme soruşturma çalışmasının denetim altına alınmaya çalışılması...’’

    Geçen ay meydana gelen bu olayda, müfettişlere yapılan usulsüzlükler hakkında bilgi veren istihbarat şubesindeki bazı görevliler, soruşturmaya konu olan görevlilerce Cebeci'deki bir işhanının deposuna çağrılarak, tehdit edilmişler ve ‘‘Bize ihanet mi ediyorsunuz?’’ şeklinde sorulara muhatap olmuşlardı. Bu şekilde korkutulan görevliler, daha sonra müfettişlere giderek başlarına gelen olayı aktarınca, müfetişler bu konuyu da incelemenin kapsamı içine almışlardı.

    Mal bildirimi gerçeğe uygun değil

    RAPORDAN: ‘‘Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Osman AK'ın kendisine ait Bayındır Köyü İki Mevkii'nde bulunan 13.840 m2'lik tarla ile ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğü'ne verdiği mal bildiriminin gerçeğe uygun olmaması...’’

    * Osman Ak'ın Bayındır Barajı yakınındaki yaklaşık 14 dönümlük arsası ve bu arsa üzerinde inşa ettiği evin durumu daha önce de basına yansımıştı. Müfettişler, bu konudaki iddialar üzerine yaptıkları incelemede Ak'ın mal bildiriminde 'eksik beyan' saptadılar.



    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı