Telekom'da Türk'e söz hakkı yok

Hürriyet Haber
05 Aralık 2000 - 00:00Son Güncelleme : 05 Aralık 2000 - 00:01

Türk telekom Genel Müdürü Alptürk, kurumun özelleştirilmesine ilişkin yapılan son düzenlemenin yönetimi tamamen stratejik ortağa bıraktığını savunarak, kurumda Türk tarafının hiçbir şekilde söz sahibi olmayacağını söyledi. Alptürk GSM'de de Telekom'un bazı güçlerce engellendiğini ileri sürdü.

Türk Telekom Genel Müdürü İbrahim Hakkı Alptürk, bir şekilde bir güç veya güçler yumağının Türk Telekom'un GSM işini yapmaması veya çok geç yapması için sürekli engeller zinciri oluşturduğunu ifade ederek, "Ne pahasına olursa olsun bunu aşmak ve yapmak zorundadır"' dedi.

EuroForum'un düzenlediği 3 Yıllık Uluslararası 'Türkiye'de Telekomünikasyon Zirvesi'nde konuşan Alptürk, şirketin GSM işine girip girmemesi konusunda çok tartışma yaratıldığını belirterek, şunları söyledi:

"Hakikaten psikilojik olarak bu işi yapmayalım diye üzerimizde bir sıkıntı var. Bir hayli çok engelle karşılaşıyoruz. Bunun da sıkıntısını, üzüntüsünü yaşadığımı özellikle belirtmek istiyorum. Bir şekilde bir güç veya güçler yumağı, Türk Telekom bunu yapmasın veya çok geç yapsın diye sürekli engeller zinciri oluşturuyor. Ne olursa olsun ne pahasına olursa olsun bunu aşmak ve yapmak zorundayız. Kendisine tanınmış bir haktır."

Alptürk, kurumun özelleştirilmesine ilişkin yapılan son düzenlemenin yönetimi tamamen stratejik ortağa bıraktığını da savunarak, kurumda Türk tarafının hiçbir şekilde söz sahibi olmayacağını kaydetti.

Alptürk, stratejik ortakla birlikte know-how geleceğine ilişkin açıklamalar bulunduğunu da hatırlatarak, son düzenlemelerle stratejik ortağın teknolojik altyapıya sahip olması konusunun biraz esnemiş gibi gözüktüğünü ifade etti. Alptürk, "Böyle olmaz diye temenni ediyorum" dedi.

Çoğunluğa rağmen

Yönetim Kurulunda Türk tarafının çoğunluk oluşturmasına rağmen "personel, idari, mali, yönetim ve şirket ana sözleşmesi" gibi konularda oy birliği gerekeceğine ilişkin bir maddenin "stratejik ortak kabul etmediği taktirde hiçbir şey yapılamayacağını" ortaya koyduğunu söyledi.

Alptürk, "Arzu edilen midir? Tamamen siyasi bir karardır. Bizim saygı göstermekten başka yapacak hiçbir tercihimiz yoktur" diye konuştu.

Alptürk ayrıca, Türk Telekom'un verdiği hizmetlerin zamanında şirketler kurulması yoluyla yürütülmesi durumunda bugün hizmet açısından daha iyi bir durumda olunabileceğini de ifade ederek, "Zamanında o şirketler ayrılmış olsaydı, hakikaten bugün stratejik satıştan ziyade bu şirketler satılıyor, hükümet bu şirketleri satıyor olmayı düşünebilirdi" dedi.

Yapılan konuşmalarda Türk Telekom'un hat başına gelirindeki düşüklüğün dile getirilmesine dikkat çeken Alptürk, bu rakamın ülke şartlarıyla orantılı olarak geliştiğini vurguladı. Türk Telekom'un büyük bir şirket olduğunu, ulaşabildiği kadar her yere ulaştığını, getirebildiği kadar teknolojiyi getirdiğini belirten Alptürk, "Lütfen kimse küçümsemesin. Türkiye'de çalışmak zordur. İlk başta kendi insanımızın engeli ile karşılaşırsınız" diye konuştu.

Kurumun çalışmaları hakkında da bilgi veren Alptürk, hat kapasitesinin 21 milyon 142 bine, abone sayısının da 18 milyon 289 bine yükseldiğini bildirdi.

Kablo TV yaygınlaştırılmalı

Halen 20 ilde verilen kablo tv hizmetinin 60 ile daha yayılması için çalışma yaptıklarını anlatan Alptürk, kırsal kesimde önümüzdeki dönemde sabit hat abonelik ücretinin daha da azaltılarak belki de bedava yapılacağını söyledi.

Türkiye'nin üçüncü uydusunun 8 Aralık'ta uzaya gönderileceğini de hatırlatan Alptürk, Avrupa'nın en büyük uydusu olan Türksat 2A'nın transponderlerinin yüzde 85'inin şimdiden dolduğunu kaydetti.

Alptürk ayrıca, uydu kiralama yönündeki çalışmaların da sürdüğünü ifade ederek, "Türkiye artık bir uydu filosuna sahip olma noktasına geliyor" dedi.

Türkiye'de gelişen dijital platformların destekçisi olduklarını, kendilerinin de bu yöndeki kararın çıkmasını beklediklerini belirten Alptürk, kablo şebekesinin dijital bölümünün de bu şekilde hizmete açılacağını kaydetti. 2001 yılı hedeflerine de değinen Alptürk, otomatik telefon santral kapasitesinin 22 milyon 379 bin hatta, abone sayısının da 19 milyon 800 bine ulaşacağını bildirdi.

Alptürk, görüntülü telefon, arayan numaranın ekranda görünmesi gibi yeni hizmetlerin altyapısını oluşturan santrallar arası işaretleşme sistemi olan NO7 projesinin Türkiye geneline yaygınlaştırılacağını söyledi.

Telekom'un karı

Şirketin bu yılı 450-470 trilyon lira karla kapatacağının tahmin edildiğini vurgulayan İbrahim Hakkı Alptürk, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şirketin aylık cirosundan özelleştirmeyle ilgili fona yüzde 15 aktarma yapılıyor. Bu maddi olarak zayıflatıyor. Yıl sonu 462 trilyon lira yatırılmış olacak. Toplam karı 900 trilyonun üzerine çıkıyor. Türk Telekom'u böyle düşünmemiz gerekiyor. Stratejik satıştan sonra bu para kesilmeyecek."

Telekom bir güvence

Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Fatih Mehmet Yurdal da Telekom'un sektöre ilgi duyan yabancı yatırımcılar için çok önemli bir güvence sağladığını bildirdi.

Yurdal konuşmasında, Telekomünikasyon Kurumu'nun sektördeki rolünün önemini vurgulayarak, "Yatırımcılar Hükümetin güdümünden uzak bir kurum olmasından memnun oluyorlar" dedi.

Yurdal, kurumun bir başka önemli işlevinin de denetim ve kontrol olduğunu dile getirerek, sektörde bugüne kadar hiçbir şekilde periyodik kontrol ve denetim yapılmadığını anlattı.

Kurumun çalışmaları konusunda bilgi veren Yurdal, tüketici hakları ve rekabetle ilgili bir başka birim kurduklarını söyledi.

Yurdal, tam bağımsız bir çalışma yürüttüklerini, devletten yardım da almadıklarını vurgulayarak, "Kurumun parasal sıkıntısı yok. Düzenlemelerde, birtakım uç noktalarda devletten gerekirse yardım alma konusu vardı. Bunun da iptalini istedik. Kurum devlet bütçesinden hiçbir şekilde para almayacak" dedi.

Tavan ve referans fiyatlar

Fatih Mehmet Yurdal, yakında sektördeki hizmetler konusunda tavan ve referans fiyatlar koyacaklarını bildirdi.

Taban fiyat konusunda da çalışmaların bulunduğunu anlatan Yurdal, sektörde verilen lisansların 2001 yılından itibaren kendilerine verilmesi konusunda Ulaştırma Bakanlığı'na teklifte bulunacaklarını kaydetti.

Sesli iletişim tekelinin 2003 yılı sonuna kadar Türk Telekom'da olduğunu, ancak bazı şirketlerin illegal olarak bu hizmete ilişkin çalışmalar yaptıklarını belirten Yurdal, "Bunun tesbiti çok zor. Birtakım yeni teknolojileri polis gücüyle durdurmak da çok zor" dedi.

Yurdal, Rekabet Kurumu ile bazı konularda yetki kullanımı açısından karmaşa yaşanmaması için uzmanların biraraya gelerek yetkileri bir protokole bağlayacaklarını ve konulara öyle bakılacağını da açıkladı.

Üçüncü nesil mobil iletişim lisansları konusuyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Yurdal, bu teknolojinin biraz olgunlaşması gerektiğini, 2001 yılı ortalarında Ulaştırma Bakanlığı'na bu teknolojinin lisanslarıyla ilgilenilmesi için tavsiyede bulunacaklarını söyledi.

Yurdal, Türk Telekom'un hissesi satılıyor diye bazı kamusal yükümlülüklerden kurtulmasının mümkün olmadığını da belirterek, şirketin yapacağı bu hizmetlerin karşılığının devletçe ödeneceğini bildirdi.

Hazine Müsteşarlığı Kamu İktisadi Teşebbüslerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve Türk Telekom İhale Komisyonu Üyesi Eşref Ayaş da ihale prosedürü ve son düzenlemelerle ilgili bilgi verdi.

Ayaş, amacın Türk Telekom'un dünya çapında bir şirket haline getirilmesi olduğunu kaydederek, "Tüm yatırımcıların bu karlı konuya ilgi göstermesini bekliyoruz" dedi.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı