Telekom'da direten IMF asıl faize çözüm bulsun

Hürriyet Haber
08.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 08.07.2001 - 00:01

IMF Başkanı Köhler'den bir mektup aldığını açıklayan Başbakan Ecevit, yaşanan sorunlarda ‘‘IMF dayatmalarının’’ da etkili olduğunu söyledi. IMF ile ana sorunun Telekom'da yaşandığını belirten Ecevit, yüksek faiz için de ‘‘Bunda IMF sorumludur, çözümü de birlikte bulmamız gerekir’’ dedi. Başbakan Bülent Ecevit, IMF Başkanı Horst Köhler'den gelen mektubu ‘‘önceki üsluptan daha sıcak ve umut verici’’ olarak yorumlamasına karşın, Köhler'in şikayet ettiği yüksek faizden IMF'yi sorumlu tuttu. Faizlerdeki yükselişin ‘‘en başta IMF'nin dayattığı dalgalı kur düzenlemesinden’’ kaynaklandığını savunan Ecevit, ‘‘Çözümü birlikte bulmamız gerekli’’ dedi. Başbakanlık'ta düzenlediği basın toplantısında IMF Başkanı Horst Köhler'den bir mektup aldığını ve toplantının 10 dakika gecikmesinin bu mektubu okumasından kaynaklandığını açıklayan Ecevit, ‘‘Mektupla ilgili ayrıntıları sayın Derviş Ankara'ya dönünce değerlendireceğiz’’ dedi. Dün sabah gelen mektubunda Köhler'in ilişkileri sürdürmekte kararlı olduklarını birkaç kez vurguladığını belirten Ecevit, mektuptaki üslubu telefon konuşmalarına göre, ‘‘Daha sıcak ve umut verici’’ bulduğunu belirtti. Ecevit, Köhler'in mektubunda gerçekleştirilen yasama çalışmalarından övgüyle söz ettiğini, içeriğinin ilişkileri sıcak tutma isteğini yansıttığını ve IMF'nin parasal desteğinin sona erdirilmeyeceğini söylediğini aktardı.Toplantıda IMF ile ilişkiler üzerinde duran Ecevit, IMF'nin önerdiği bütün yasa önerilerinin, Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanan taslaklar doğrultusunda TBMM'ye sunulduğu ve Meclis'in gece gündüz çalışmasıyla bu yasaların kısa sürede yürürlüğe girdiğini kaydetti. IMF ile ana sorunun Telekom Yönetim Kurulu'nda yaşandığına dikkat çeken Başbakan Ecevit, Telekom ile ilgili tartışmaların demokratik süreç içerisinde uzlaşma ile sonuçlandığını dile getirdi.IMF'NİN TAVRI ZARAR VERİYORIMF'nin haksız iddiaları ve bazı vaatlerine kredilerini ertelemesi iç ve dış piyasalarda Türkiye'ye zarar verdiğini vurgulayan Ecevit, ‘‘IMF Türkiye'de bir hukuk devleti olduğunu fazlasıyla göz ardı ediyor. İlişkilerimiz çok kritik dönemde. IMF'de umuyorum Türkiye gibi ilişkilerin gelişmesi için çaba harcar’’ diye konuştu.Yaptığı telefon konuşmasında IMF Başkanı Köhler'in faizlerin yüksekliğinden yakındığını hatırlatan Ecevit, ‘‘Oysa faizlerdeki yükselişten en başta IMF'nin Türkiye'ye dayatmış olduğu dalgalı kur düzenlemesi sorumludur. Çözümünü de birlikte bulmamız gereklidir’’ dedi. Ecevit, ‘‘IMF borç yükümüzün ağırlığından yakınıyor. Bu doğrudur. Fakat biz de bu borç yükünden kurtulmamıza yardımcı olması için IMF ile ilişki kurduk’’ diye konuştu.Gazatecilerin sorularını yanıtlarken, IMF'nin Telekom'u bahane ederek Türkiye'ye destekte bulunmaktan kaçınma niyetinde olup olmadığının sorulması üzerine, Köhler'in mektubuna atıfta bulunan Ecevit, IMF'nin Türkiye ili ilişkilerini sürdürmesi açısından hiçbir tereddüte yer bulunmadığını söyledi. Ecevit, ‘‘Aramızda bazı tartışmaların ortaya çıktığı bellidir. Bu tartışmaları da demokratik anlayış içinde gidereceğimize inanıyorum’’ dedi.BUNALIM KAYGISINA GEREK YOKEcevit, hükümetin IMF dayatmaları karşısında tavrının ne olacağının sorulması üzerine de IMF ile Türkiye arasında üzerinde görüş birliğine varılmış olan programa bağlı olarak ilişkileri sürdürmeye devam edeceklerini söyledi. Ecevit, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘‘Dediğim gibi aramızda bazı tartışmalar olmuştur, daha da olabilir ama önemli olan IMF'nin Türkiye ile ilişkileri sürdürmekte kararlı olmasıdır. Bu siyasal iradenin gerek hükümetimizde gerekse de IMF'de bulunması önemli bir güvencedir. Kimsenin bir bunalımdan kaygı duyması, bunalım kaygısı duymasına gerek yoktur.’’Köhler'in mektubunda Türkiye'de yapılması gerekenlere ilişkin bir takvim verip verilmediğine ilişkin bir soru üzerine de Ecevit, herşeyin son gelen mektupta belirtilmediğini, kendisinin IMF'nin daha önce öne sürdüğü eleştirilere değindiğini ve bunları özetlemeye çalıştığını vurguladı.Lütfen yapıcı olalımBaşbakan Bülent Ecevit, başbakan olarak ilk kez IMF ile ilişkilerde ‘dayatma’ ifadesini kullandığınının anımsatılması üzerine, ‘‘Lütfen hep birlikte yapıcı olalım. Türkiye ile IMF ilişkilerinde zor bir dönemden geçiyoruz. Elimizden geleni yapalım’’ dedi. Ecevit, sağlığıyla ilgili söylentileri yanıtlarken de, ‘‘Türkiye'de istikrarı bozmak isyeten bazı çevreler var. Bu hükümeti bozmak isteyen bazı çevreler var. Bunlar küçük ve kısır çevreler. Ancak medyada yer bulacaklarını düşünüyorlar. Görüldügü gibi benim sağlığımda bir sorun yok’’ diye konuştu.Köhler'in mektubu övgü dolu ama...IMF Başkanı Köhler'den aldığı mektubun uzun olduğunu ve ayrıntılı değerlendirmeyi Devlet Bakanı Kemal Derviş'in Türkiye'ye dönüşünde yapacaklarını belirtmekle birlikte, mektubun içeriği hakkında bilgi de verdi. ‘‘Şimdilik şu söyleyebilir. Gerçekleştirdiğimiz yasama çalışmalarından Sayın Köhler övgüyle söz ediyor. Ancak uygulamada bazı eksiklikler bulunduğunu, bence inandırıcı olmayan bir biçimde ortaya koyuyor’’ diyen Ecevit, Köhler'in mektubunun genelinin ‘‘ilişkileri sıcak tutmak isteğini yansıtır’’ nitelikte olduğunu kaydetti. Mektubunda Köhler'in IMF'nin parasal desteğinin sona erdirilmeyeceğini özellikle vurguladığını açıklayan Ecevit, ancak bu desteğin devam ettirilmesi için bazı koşulların yerine getirilmesinin yinelendiğini de belirtti. Bu koşullardan birinin Telekom yönetimiyle ilgili olduğunu söyleyen Ecevit, sözlerine şöyle devam etti:‘‘Fakat Köhler'in öne sürdüğü iddiaların gerçekle ilgisi olmadığını biraz önce dile getirdim. Buna rağmen Sayın Köhler, haksız iddiasından geri dönmüyor. Emlakbank sorununun çözüldüğünü kabul ediyor ancak bu konuda Sayın Köhler'in, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamındaki bankalar konusunda bazı endişeleri de bulunuyor. Fakat ben herşeye rağmen IMF ile ilişkilerimizin kısa sürede normalleşeceğine inanıyorum. Bu konuda biz elimizden geleni yapıyoruz. Fakat hiçbir devlet IMF ile ilişkilerinde Türkiye kadar koşullarına özenli davranmış değildir. Köhler'in mektubu da şu açıdan önemlidir. Sayın Köhler Türkiye ile ilişkilerini sürdürmekte IMF'in kararlı olduğunu özellikle vurguladı.’’ Teknokratlar hükümeti saçmalıkBaşbakan Ecevit, hükümetin istifa edeceği ve teknokratlar hükümeti kurulacağı iddialarıyla ilgili bir soruya, ‘‘saçmalık’’ yanıtını verdi. ‘‘Böyle bir teknotrat hükümeti saçmalıktır’’ ifadesini kullanan Başbakan, ‘‘Çağımızda böyle şey olmaz’’ dedi. Ecevit, bu yöndeki iddiaları şöyle yorumladı: ‘‘Türkiye'nin demokratik gelenekleri vardır ama bazı çevreler Türkiye'de rejimi bulandırmak ve bunu sarsmak için birtakım çabalarda bulunuyorlar. Bunlar çok küçük bazı kesimlerdir. Bu tür iddialara halkımızın inanmayacağı kanısındayım o bakımdan bir tereddüte yer yoktur.’’Sezer’in vetosu siyasiBaşbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Tütün Yasası’nı veto etmekle ‘‘hukuki değil siyasi’’ davrandığını söyledi. Cumhurbaşkanı'nı ‘‘kendisine sunulan her yasayı imzalamak zorunda olmadığını’’ dile getiren Ecevit, Bakanlar Kurulu'nun sunduğu bir yasayı geri yollamanın Cumhurbaşkanı'nın, geri yollanan yasada direnmenin de Bakanlar Kurulu'nun hakkı olduğunu vurguladı. Ecevit, şöyle konuştu: ‘‘Hükümet bu konuda da direnirse o zaman Sayın Cumhurbaşkanı yasayı imzalamak zorundadır. Tütün Yasası da öyle bir işlem görecektir. TBMM gerek görürse Sayın Cumhurbaşkanı'nın önerileri doğrultusunda konuyu yeniden görüşecektir veya gerek görmezse yasada direnecektir. Cumhurbaşkanı'nın Tütün Yasası'na itirazları bence hukuksal değil, siyasal içeriklidir. Sayın Cumhurbaşkanı kendi siyasal anlayışına göre yasaları geri çevirmeye devam ederse partiler üstü bir parti konumuna gelmiş olur. Ancak bu konuyu tartışmak IMF'nin değil hükümetin, partilerin, tüm kamuoyunun işlevidir.’’‘‘Sayın Cumhurbaşkanı Tütün Yasası'nın, tütün ekicisini mağdur edeceğini sanıyor’’ diyen Ecevit, ‘‘Ben siyasal ömrüm boyunca tütün üreticisini destekledim. Başında bulunduğum koalisyon hükümeti de aynı anlayış içindedir’’ dedi.
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı