Telekom'a blok satış modeli

Hürriyet Haber
22 Ekim 2003 - 13:30Son Güncelleme : 22 Ekim 2003 - 13:30

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türk Telekom'un özelleştirilmesinde üzerinde durdukları modelin özellikle blok satışı denemek olduğunu belirterek, ''Blok satışta başarılı olunduğunda arkasından halka arz gelecektir'' dedi.

Telekom Dünyası Dergisi'nin düzenlediği ''2004'e İki Kala Telekom Dünyası Politikaları'' konulu uluslararası sempozyumun açılışında konuşan Yıldırım, özelleştirme için Özelleştirme İdaresi koordinatörlüğünde, Bakanlık ve Hazine'den oluşan ekibin çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
  
Yıldırım, ''Özelleştirme denemesinde şu anda bizim üzerinde durduğumuz model öncelikle blok satışı denemek. Blok satıştan başarılı olunduğunda arkasından halka arz gelecektir'' dedi.
 
Binali Yıldırım, blok satış yapmadan halka arz gerçekleştirmenin şirketin gerçek hacmi, değeri hakkında yeterli fikri vermeyeceği gibi, beklenen başarıyı da sağlamayacağı görüşünü dile getirdi.
  
Türk Telekom'un özelleştirilmesiyle diğer bazı kamu kuruluşlarının özelleştirilmesini birbirinden tamamen ayrıştırmak gerektiğini ifade eden Yıldırım, şunları belirtti: ''Kamu kaynağını sürekli kullanan ve devlete ciddi yük getiren kurumların özelleştirilmesi ve bunların aciliyeti Türk Telekom'un özelleştirilmesiyle aynı kategoride düşünülemez. Türk Telekom bugünkü yapısı itibariyle gerek ödediği kurumlar vergisi gerek Hazine'ye aktardığı temettüler dikkate alındığında bugün Türkiye'nin en önemli katma değer sağlayan kuruluşlarından bir tanesidir. Onun için özelleştirmede işin getirisini, götürüsünü iyi yapmanız lazım. Pazarıngenel görünümüne de dikkat etmeniz lazım. Son birkaç senede sektörde ciddi kriz var. Uzmanlar 2004 başından itibaren yavaş yavaş sektörde tekrar bir ivmenin yakalanacağını ve yükselişe geçeceğini tahmin ediyorlar.''
   
ŞİRKET GELİŞMELERE KAYITSIZ KALMAMALI

 
Diğer önemli bir konunun gelişmelere karşı şirketin kayıtsız kalmaması olduğunu vurgulayan Bakan Yıldırım, ''Birkaç yıl içinde bu şirketin altyapı yatırımlarında ciddi anlamda bir duraksama görülmektedir. (Nasıl olsa özelleştirilecek, bir şey yapmayalım) demek şirketin bugün vermekte olduğu hizmetleri de veremez hale getirir'' dedi.
  
Dünyada artık telekom denince sadece telefon hizmetlerinin akla gelmediğini, data üzerinden geniş bant uygulamalarıyla yapılan hizmetlerin dünyada revaçta olduğunu ve uygulama alanı bulduğunu aktaran Yıldırım, şöyle konuştu: ''Kore'de 11 milyon DSL abonesi var. Türkiye'de 10 bin. İşte biz (Bu iş nasıl olsa özelleşecek, oturalım hiçbir şey yapmayalım) demedik. Bu data hattından yararlanmanın esas alındığı toplumda da ciddi talep olduğu alana öncelik verdik. Bu konuda arkadaşlarımız gerekli hazırlıkları süratle yapıyorlar. Yılsonuna kadar 300 bin portluk bir imkan vatandaşa sağlanmış olacak. Türkiye'nin dışarıya çıkış kapasitesi bugün mevcut halinden 500 kat daha arttırılıyor.''
 
Binali Yıldırım, telefonda gelişme olacaksa bundan sonraki gelişmenin GSM üzerinden olacağını belirterek, ''Data ve geniş bant denince artık cep telefonlarıyla bu işlerin hepsi yapılabilir hale geldi'' dedi.

Bakanlık olarak dünyada ve Türkiye'de sektörün seyrinin nereye doğru olduğunu yakından takip ettiklerini, bu seyirde gereken pozisyonu da alacaklarını belirten Yıldırım, sektörün regülatörünün deçok ciddi tecrübe yaşaması gerektiğini, bu kurumlar eğer bir kriz vuku bulduğunda gereken çözümü üretemezlerse bu kurumun durumu sorgulanabilir hale geldiği gibi ülke açısından da telafisi zor olan zararlar oluşacağını kaydetti.

"2004'TE SES TEKELİ KALKIYOR"

Yıldırım, Telekom'un özelleştirilmesi ve buna paralel serbestleştirmenin sağlanarak, pazarda rekabet şartlarının oluşturulması, sektörün gelişim sürecinin hızlandırılması yönündeki düşüncenin 1993 ile 1994 yıllarında Türkiye'nin gündemine geldiğini söyledi.

Yıldırım, bugüne kadar bu konuda beklenen adımın atılmadığını belirterek, ''O günlerde eğer yapılabilseydi, dünyadaki konjonktür, olumlu iklim ülkeye, devlete önemli bir nakit fonu sağlayacak, bir yandan da Telekom'un pazar hacminin bugün daha büyüdüğü, hizmet çeşitliliğinin daha da artması sonucunu doğuracaktı'' dedi.

Ancak bunların geride kaldığını ve bugün bazı şeyler yapıldığına işaret eden Yıldırım, ''2004'de ses tekeli kalkıyor. Bu serbestleşme sürecini hemen hemen tamamlanması anlamına geliyor. GSM gibi birçok hizmet birimleri zaten rekabete açık. Ses tekelinin de kalkmasıyla serbestleşme anlamında yasal olarak bütün süreç tamamlanmış oluyor'' dedi.
   
SEKTÖRE GİRMEK İSTEYENLERE YOL HARİTASI HAZIRLANACAK
 
Serbestleşmenin yasal altyapı bakımından tamamlanmış olmasıyla beraber fiilen nasıl gerçekleşeceğini sormak gerektiğini ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti: ''Hakim durumda bir işletme var. Türk Telekom. Diğer yandan da sektörde baş döndürücü bir gelişme var. Gelişmenin önünde kimse duramaz. Gelişmelere göre kendimizi yenileyip, ona uyum sağlamamız lazım.
  
Düzenleyici kurumların da çok hızlı hareket etmesi gerek. O halde tekellerin kalkmasıyla birlikte düzenleyici kurum Telekomünikasyon Kurumu, süratle burada nasıl bir pozisyon alınacağını, bakanlığımızın politikası ve stratejileri doğrultusunda gerekli yasal prosedürleri tamamlayacak. Bu hizmetlerden vermeyi arzu eden, sektöre girmek isteyenlere bir yol haritası hazırlanacak. Bunun iki ayağı var. Bir tanesi bakanlık, genel bir politika ve strateji ortaya koyacak. Buna paralel olarak da düzenleyici kurum, gerekli ikincil düzenlemeleri ve çalışmaları gerçekleştirecektir. Böylece sektörde bir belirsizliğin, kaosun önüne geçilmiş olacaktır.''
   
SEKTÖR 7-8 MİLYAR DOLARLIK BİR CİROYA SAHİP
 
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, dünyadaki genel eğilimin vatandaşların bu hizmetlerden yararlanması ve bu konudaki alternatiflerin artırılması olduğunu ifade ederek, ''Türk Telekom'un endişesi gelir kaybına uğramak gibi gözükse de, burada esasında endişe edilecek bir şey de yoktur'' dedi.

Türkiye'deki telekomünikasyon sektörünün henüz olması gereken noktada bulunmadığını, tüm sektörün 7-8 milyar dolarlık bir ciroya sahip olduğunu ifade eden Yıldırım, buna karşın Türkiye'de pazarın gelişme imkanı olduğunu söyledi.

Yıldırım, ''Burada oluşacak katma değerin kamu elinde olmasının veya özel sektör marifetiyle yapılmasının da ilke açısından hiçbir farkı yoktur. Her ikisi de istihdam oluşturacaktır, vergi ödeyecektir'' değerlendirmesinde bulundu.

Bakanlık olarak ses tekelinin kalkacağı tarihten önce kamuoyuna sektörün 2004 yılı başı itibariyle yaşayacağı yeni şartlarda, düşüncelerini, politikalarını ilan edeceklerini ve bunun çalışmalarınışu anda yaptıklarını bildiren Yıldırım, özelleştirme çalışmalarının dayine buna paralel olarak devam edeceğini kaydetti.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı