Telekom krizini bitiren telefon

Hürriyet Haber
02.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, imza attıktan 6 saatte sonra ikna oldu.

Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, önceki gece Türk Telekom krizi yaşattı. Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan başkanlığında toplanan ‘‘Telekom zirvesi’’nde, 6 saat boyunca Öksüz'ün iknasına uğraşıldı. Özkan birara sinirlenip, ‘‘Siz kimsiniz? Türkiye'nin önünü tıkamayın’’ diye bağırdı. Öksüz, Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'ye açılan telefonla ikna oldu.

TÜRK Telekom'un sataşına ilişkin kararname, Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz'ün istifasına kadar gidip gelen bir sürecin yaşanmasına neden oldu. Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın, cep telefonundan MHP lideri, Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli' bulup ‘‘Sayın Öksüz yanımda. İmzasını geri çekmek istiyor, isterseniz beni görevden alın diyor. Ben telefonu kendisine veriyorum’’ demesi üzerine aşıldı. Öksüz, Özkan'ın uzattığı telefondaki Bahçeli ile konuştuktan sonra gittiği MHP Genel Merkezinde Bahçeli ile konuştu. Öksüz, döndüğünde ‘‘Siz bu meseleyi iyi anlatamamışsınız. Genel Başkanım anlatınca anladım’’ deyince kriz çözüldü.

Telekom'un satışına ilişkin kriz, Öksüz'ün, hafta başında, ‘‘Telekom'u peşkeş çekmek istiyorlar’’ demeci ile başladı. Bu sözlere, Özelleştirme İdaresi'nden sert bir yanıt geldi. Öksüz ile Özelleştirmeden Sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova bu sözler üzerine karşı karşıya geldi. Özkan, Öksüz'ü yanına davet etti ve açıklamasını geri almasını istedi. Öksüz, Özkan'ın aracılığıyla daha sonra Yalova ile biraraya geldi.

SALI ZİRVESİ

Salı günü gerçekleşen bu görüşmede Öksüz, Telekom'un yüzde 33.5 oranındaki satışına karşı çıktı. Öksüz, en fazla yüzde 20'lik kısmının blok satış olmasını, satış sonrası Telekom'un yönetim kurulunda çoğunluğun da devlette bulunması gerektiğini vurguladı.

Yalova ise, ‘‘Asgari yüzde 29, azami yüzde 34 oranında blok satış gerçekleşmeli. Bunun en iyisi yüzde 33,5 oranında olmasıdır’’ dedi. Başbakanlıkta 3.5 saat süren görüşmede Öksüz, ‘‘Blok satışta yönetimde yüzde 33.5'ini alacak olan stratejik ortağın hakimiyetine karşı çıktı’’ ve görüşme bu tartışma ile noktalandı. Çarşamba günü Öksüz ile Yalova tekrar biraraya geldi. Öksüz, ‘‘Ben buna karşıyım’’ sözüyle toplantı bitti. Öksüz'ün direnişi kırılamayınca bu kez koalisyon ortakları biraraya gelerek Özkan ile Yalova'nın önerisi doğrultusunda kararnameyi hazırlayarak, önceki günkü Bakanlar Kurulu toplantısına getirdiler. Başbakan Bülent Ecevit Telekom'un satışına ilişkin ortaklar arasında varılan mutabakatı açıkladı. Ardından da kararname bakanların imzasına açıldı. Öksüz de sessiz bir şekilde kararnameye imzasını koydu.

İftar sonrası Öksüz, Başbakan Yardımcısı Özkan'ı arayarak, ‘‘Ben Sayın Başbakan'ın açıklamasını yanlış anlamışım’’ dedi. Daha sonra Özkan'ın yanına gidip, ‘‘Ben, Yönetim Kurulu tarafından belirlenecek Telekom İcra Komitesi'nin bir danışma kurulu niteliğinde olacağını sandım, onun için imza koydum. Oysa, Genel Müdürü belirleme hakkı da stratejik ortağa verilmiş. İmzamı geri çekmek istiyorum. İsterseniz beni görevden alın’’ dedi. Özkan, bu sözlere sinirlendi ve yanına Yalova'yı çağırdı.

BAHÇELİ ARANIYOR

Özkan başkanlığındaki toplantıda sert tartışmalar yaşandı. Özkan, sonunda krizi çözme çaresi olarak Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'ye aradı, durumu anlatıp, Öksüz’le liderini konuşturdu.

Öksüz kısa bir süre Bahçeli'yi dinledi ve telefonu kapattıktan sonra ‘‘Beni Genel Merkezde bekliyor’’ dedi. Öksüz, Başbakanlığın arka kapısından Özkan'ın özel kalemine ait bir otomobil ile MHP Genel Merkezine gönderildi.

Öksüz bir saat kadar sonra Özkan'ın odasına döndü ve ‘‘Yahu siz bana bu işi doğru düzgün anlatamamışsınız. Sayın Genel Başkan çok iyi özetledi hemen anladım. Tamam imzamı çekmekten vazgeçtim’’ dedi.

Bu kez kapıda bekleyen basına ne söyleneceği sıkıntısı çıktı. Bunun üzerine, Özkan'ın odasında bulunan DSP'nin TBMM Trafik Komisyonu Başkanı Ahmet Tan, ‘‘Koray Bey de burada. Karayolları ile ilgili trafik durumunu ele aldık diyelim’’ fikrini ortaya attı. Çıkışta gazetecilere de bu açıklama yapılırken, Öksüz de basına ikna olduğunu açıkladı.

6 saatlik kritik Telekom zirsevinde neler konuşuldu?

YÜKSEL YALOVA: Sevgili Hocam (Öksüz) iki gündür tartışıyoruz. Buraya getirip para ve teknolojisini koyacak adam, yönetimin sizde olmasını ister mi? Bu satışın olmazsa olmaz şartı yönetim hakkının devridir.

ENİS ÖKSÜZ: Olur mu? Herkes sermayesi oranında temsil edilir. Yüzde 33,5 alıyorsa o kadar temsil hakkı olur. İcra Komitesi'ni de sermayesi oranında temsil edilen yönetim kurulu belirler.

YÜKSEL YALOVA: Hocam, bakın Sabancı'nın Koç’un yönetim biçimine. Biz özel sektörü örnek aldık. Eğer Yönetim Kurulu'nda çoğunlukta olmak istiyorsan, o zaman istediğin gibi iş yaparsın, istediğin tayini, atamayı yaparsın. Adam o zaman neden getirip sana parasını bağlasın?

ENİS ÖKSÜZ: Niye yönetimi vereyim.

YÜKSEL YALOVA: O zaman adam niye parasını getirip yatırsın? Açıkça, 'Ben satışa karşıyım, sattırmıyorum' deyin olsun bitsin.

ENİS ÖKSÜZ: O zaman siz çıkıp özelleştirme düşmanı dersiniz. Hem bunu Anayasa Mahkemesi iptal eder.

YÜKSEL YALOVA: Etmez hocam. Çünkü Telekom Kanunu var ortada. Telekom bu kanunla KİT özelliğinden çıktı, Özel Hukuklu Tüzel Kişilik oldu. Ticaret Kanununa tabi A.Ş durumunda.

ENİS ÖKSÜZ: Kanuna aykırı olmasın. Ben altın yumurtlayan tavuğun kümesten çalınmaması için uğraşıyorum. Hem Atatürk de yabancıların elinden almadı mı? Almanya Başbakanı buna karşı çıkmadı mı?

YÜKSEL YALOVA: Sayın hocam, siz tavuk kaçmasın diyorsunuz ama kümes toptan kaçırılıyor. Ona ne diyeceksiniz? O zaman çıkın, peşkeş çekiyorlar, ben göğsümü geriyorum, sattırmıyorum deyin. Öyle karlı da değil, altın da yumurtlamıyor. Bijr kere İspanyol Telekom'un 7 katı, İtalyan Telekom'nun da 9 katı gerisinde gercekleştiriyor.

HÜSAMETTİN ÖZKAN: Sayın Bakan bu siyasi karar. Böyle olması gerektiği konusunda da liderler anlaştı. Bir haftada uçup giden döviz miktarından haberiniz var mı? Döviz rezervimiz 6.8 milyar dolar azaldı.

ENİS ÖKSÜZ: Hadi atanacak genel müdür yabancı olursa ne olacak?

YÜKSEL YALOVA: Şimdi yabancı genel müdür devletin yüzde 66.5 hissesini batırırken, kendisinin yüzde 33,5'u da batmayacak mı?

HÜSAMETTİN ÖZKAN: Bakarsınız bir Türk Genel Müdür getirirler.

ENİS ÖKSÜZ: Ha o zaman tamam. Ama şu icra kurulu tavsiye kurulu niteliğinde, bir danışma kurulu gibi olsun. Ben buna imza koymam gerekirse beni alın

HÜSAMETTİN ÖZKAN: (Sinirli bir ifadeyle) Seni görevden alma makamı ben değilim. Bu siyasi bir karar. Sen kimsin? Türkiye'nin önünü tıkamaya ne hakkın var?

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı