Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Telekom kilidi

Danıştay’da Türk telekom ihalesinin iptali için açılmış 18 ayrı dava var. Bu davalardan Haber-İş Sendikası’nın açmış olduğu davalardan biri ise diğerlerinden biraz daha farklı. Bu davada Danıştay’ın imtiyaz sözleşmesi ile ilgili fikri istendi ve bu kondaki kararın açıklanması için de gelecek haftayı beklememiz gerek. Çünkü Danıştay’ın kararını vermesi için gereken 2 aylık süre gelecek hafta doluyor.

Türkiye 3 Ekim sonrası not artırımı beklerken birden bire sıfırcı hoca S&P’nin gazabına uğradı. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P dün yayınladığı bir raporda ”petrol fiyatları bu seviyelerde devam ederse bu durum Pakistan ve Türkiye gibi ekonomileri etkileyeceği için kredi notu kalitesi de düşebilir” yorumunu yaptı.

Sosyal güvenlik yasa tasarısı ile ilgili görüşmelerin ilk günü olaylı bitti. Komisyon bugün tekrar toplanacak ama dün “bu yasayı engellemek için elimizden geleni yapacağız” diyen ve daha ilk madde için 20’ye yakın önerge vererek görüşmeleri kilitleyen CHP’nin bugün de aynı tavrını sürdürmesi bekleniyor.

Fed başımızın belası olmaya devam ediyor. Bugünlerde yine “Fed faiz artırmaya devam edecek aman dikkat” diyen uluslararası sermaye gelişmekte olan piyasalara karşı yine mesafeli davaranmaya başladı.

Bu sıkıntıların piyasalar üzerindeki etkisini dün net biçimde gördük. Borsa bin puana yakın geriledi, faizler yüzde 14.8 seviyesine kadar çıktı. Aslında piyasanın genel durumuna bakılınca çok büyük bir sıkıntı olmadığını görüyoruz. Önümüzde gerçekten belirsiz olarak adlandırabileceğimiz bir tek Türk Telekom kararı var. Diğer sıkıntılar ise rahatlıkla aşılabilir.
Örneğin S&P’nin açıklaması. Asya krizi sonrası kredi derecelendirme kuruluşlarının etkisi bir hayli azaldı. Bu kriz döneminde bütün öngörüleri yanlış çıkan kuruluşlar artık gelişmeleri geriden takip eder durumda. Yani önceden tahmin etme yeteneklerini yitirdikleri için verdikleri kararların yatırımcı açısından çok da büyük önemi yok. Hele de şimdi kalkıp Türkiye için not indiriminden söz ederler ve hatta daha ileri gidip bunu gerçekleştirirlerse kendi kredibiliteleri yerle bir olacağından bu yola gitmeleri neredeyse imkansız. Bu açıklama da büyük olasılıkla bu kuruluşlar üzerindeki “kredi notunu artırın baskısını” azaltmak için yapılmış bir açıklama.

Ya da Fed faizleri. Son iki yılını Fed’in faiz artırdığı bir atmosferde geçiren Türk piyasasının şimdi bu durumdan büyük ölçüde etkilenmesi pek olası değil. Alıştık çünkü. O yüzden yön yukarı. Hatta yılsonu 40 bin endeks hedefi hala korunuyor. Ama yukarda dediğimiz gibi Türk Telekom’dan iptal kararı çıkmazsa

X