Telefunken'i Avrupa için Profilo üretecek

A.A.
09.08.2006 - 14:15 | Son Güncelleme: 09.08.2006 - 14:43

Profilo Telra, Telefunken ile tüm Avrupa'da Telefunken markasının kullanımına ilişkin lisans anlaşması imzaladı. Anlaşma ile Profilo Telra tarafından Telefunken markası ile üretilecek yeni nesil tüketici elektroniği ürünleri Avrupalı tüketicilerin beğenisine sunulacak.

Profilo Holding Üst Yöneticisi Göksen Körezlioğlu, düzenlediği basın toplantısında, Telefunken markasını uzun süredir yurt içinde pazarladıklarını belirterek, bu anlaşmada Telefunken'in Türkiye pazarında bugüne kadar göstermiş olduğu başarının payının büyük olduğunu söyledi.

Körezlioğlu, yaptıkları lisans anlaşması ile Telefunken markasının Profilo Telra teknolojisi ile yeniden bir dünya markası olması yolunda gerekli altyapının oluşturulduğunu ifade ederek, “Avrupa pazarı için yeni bir bebeğimiz oldu. Telefunken markası için çok güzel planlarımız, iyi hayallerimiz var” dedi.

Dünyanın tanınmış köklü elektronik markalarından biri olan Telefunken'in yaklaşık 100 yıllık bir geçmişi bulunduğunu, dünya üzerinde kullanılan 20 bini aşkın patente sahip olan markanın başta Almanya, Avusturya ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkeler olmak üzere özellikle Avrupa'da iyi tanındığını anlatan Körezlioğlu, şunları kaydetti:  “Amacımız kısa süre içerisinde en son teknoloji ürünlerini tüketicilerle buluşturmak. Bu yıl Eylül ayında Berlin'de düzenlenecek tüketici elektroniği fuarı IFA Berlin 2006'da Telefunken standında yeni Telefunken ürünlerimiz başta Avrupa olmak üzere tüm dünya vitrinine çıkacak. Bu ürünler arasında dijital kablosuz plazma ve LCD TV'ler, full HD sistemli televizyonlar, 4 ve 5 renk teknolojisine sahip yeni DLP TV'ler yer alacak. Fuarda teknoloji hırsızlığı avcılığı yapacağız, çünkü çekik gözlü arkadaşlarımız ellerinde kameralarla gezecek.”

TELEFUNKEN'LE CİRO BÜYÜYECEK

Göksen Körezlioğlu, geçen yıl 550 milyon dolar ciro gerçekleştirdiklerini belirterek, “Bu yıl 700-750 milyon dolar ciro bekliyoruz. Telefunken markasını layıkıyla 2007 takvimi içine sürebileceğiz. Bu yeni silahımızla 2007'de 1 milyar dolarlık ciro hedefliyoruz. Avrupa için üretimin 1 milyon 750 bin-2 milyon adetin altında kalmayacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Avrupa'da yüzde 8 pazar payına sahip olduklarını vurgulayan Körezlioğlu, şöyle devam etti: “Telefunken gibi bir markayla 2007 sonunda çok önemli başarılar bekliyoruz. Telefunken, Avrupa pazarında yüzde 6 pazar payına sahip. Biz bu markanın bilinirliğini yüksek teknolojili ürünlerle güçlendirerek 2007'de Avrupa pazarında yüzde 11-12 pay almayı hedefliyoruz. Bunun yüzde 8-9'u Telefunken'den gelecek. 2008'den sonra tamamı Telefunken'e geçecek. Çünkü Avrupa'ya yaptığımız markasız üretimi azaltmak istiyoruz. Markasız üretimin ciromuzdaki payı yüzde 65'tir.”

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Körezlioğlu, lisans anlaşmasını sattıkları ürün üzerinden bir marka primi ödemek suretiyle yaptıklarını, Telefunken için çok büyük peşin ödeme olmadığını, win-win (kazan-kazan) mantığına dayanan bir anlaşma gerçekleştirdiklerini söyledi. TV ihracatında artış beklediğini ifade eden Körezlioğlu, ”Adetlerde değil, cirolarda bekliyorum. Yüksek fiyatlı ürünlere geçiyoruz. Türkiye'deki kurulu TV üretim kapasitesi gereksiz derecede yüksek. Bunu idame ettirmenin sıkıntıları var” dedi.

TELEFUNKEN'İN TEK FABRİKASI TÜRKİYE'DE OLACAK

Göksen Körezlioğlu, Telefunken için Türkiye'de üretim yapacaklarını, Telefunken'in tek fabrikasının Türkiye'de olacağını belirterek, Türkiye'deki ürünlerin satışını BSH vasıtasıyla gerçekleştirdiklerini, Avrupa'da ise pazarlamayı büyük mağazalar, Almanya'daki bayiler ve kendi distribütör şirketleri aracılığıyla yapacaklarını bildirdi.

Körezlioğlu, Türk televizyonlarının Avrupa'ya girişinde bazı sıkıntılar olduğunun belirtilmesi üzerine de, şunları söyledi:
“Biz askeriz, Uzak Doğulu üreticiler sivil. Meyve veren ağacı taşlarlar. Avrupa'da çok fazla TV üreticisi kalmadı. Bize kalırsa bu işin suyunu çıkarmışlar. Neredeyse ayakkabı bağcığını patente bağlayacaklar. Bundan sonra lisans ve patent gelirleriyle yaşamayı hedeflemişler. Türk TV üreticileri Avrupa'da çok büyük paya sahip. Lisans ve patent anlaşmaları yapmamıza rağmen sorgulanmaktayız. Alınabilecek bir takım önlemler var. Türk üreticiler olarak kendi patentlerimizi oluşturmalıyız.

Türk Patent Enstitüsü'nden arayarak 'sizin bu sorunlarınıza çare bulabiliriz, sizin sıkıntılarınızı giderelim' dediler. Türk elektronik sektörü 3 defa anti damping soruşturması geçirdi. Hepsini atlattık. Her yıl ihracatımız daha da artıyor.”
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı