Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Telefon görüşmeleri

Emin ÇÖLAŞAN

Çeşitli kimselerle yaptığım konuşmaları burada yazmam. Ancak bunlar benim yazdıklarıma karşı ‘‘açıklama’’ niteliğinde olursa kullanırım. Dün bu doğrultuda iki telefon geldi.

İlk arayan, dünkü yazım nedeniyle Deniz Baykal'dı. Özetle şunları söyledi:

‘‘Ben kimseyle kavga etmiyorum, hükümeti yönetenlere hakaret etmiyorum. Sadece durum tespiti ve bir muhalefet partisi olarak değerlendirme yapıyorum. Bu hükümetin bittiğini söylüyorum.

Yazınızda, CHP dahil bütün partilerin iktidarda denendiğini ve hiçbirinin başarılı olmadığını yazmışsınız. CHP hariç haklısınız. Hepsi denemmiş ve başarısız olmuştur.

SHP denendi ama CHP denenmedi. O olumsuz deneyimlerin sonunda çok zor kararlar alındı. Partimizi kapadık, bir yılda dört genel başkan değiştirdik. Yaptığımız yanlışlar için halktan özür diledik.

Şimdi ortada yepyeni bir CHP ve onun yeni kadroları var. Sosyal demokrasi, işte şimdi gerçek kimliğini buluyor.

Biz iktidarda bu kimliğimiz ve bugünkü yönetimimizle denenmedik...’’

***

Hükümet acaba irtica ile mücadele konusunda başarılı olacak mıydı? Baykal bu konuda şöyle diyordu:

‘‘Sanmıyorum. Bu konuda hiçbir hazırlıkları yok. Seçimde bu konudan hiç söz etmediler. Hükümeti oluşturan partilerin programlarında böyle bir husus yok. Daha da önemlisi, bugün ellerinde irtica ile mücadele edecek inançlı kadrolar yok...’’

CHP, hükümet tarafından bu konuda alınacak önlemlere ve çıkarılacak yasalara destek verecek mi?

‘‘Elbette vereceğiz. Elimizden gelen her yardımı yapmaya hazırız. Yeter ki hükümet önlemleri getirsin...’’

***

Dünkü yazımın esas konusu şuydu: Hükümeti oluşturan partilerin genel başkanlarıyla Baykal arasında bir görüşme yapılsın. Otursunlar, birlikte bir çay içsinler ve hiç değilse Türkiye'yi ilgilendiren belli konularda uzlaşma sağlamaya çalışsınlar. Aralarında bir ilişki kurulsun. Bu gereksiz ve anlamsız tartışma sona ersin veya biraz azalsın.

Baykal bu konuda ne düşünüyordu?

‘‘Ben buna hazırım. Uygarca bir şey olur. Öyle bir çağrı yaptıkları takdirde seve seve gelirim. Oturup her şeyi konuşuruz. Kapımızı Tansu Çiller'e bile kapamadık da, onlara mı kapayacağız! Ne zaman isterlerse konuşuruz ama çağrının onlardan gelmesi gerekir.’’

Hükümeti oluşturan üç partinin genel başkanları ve özellikle Mesut Yılmaz, Deniz Baykal'ın yaktığı bu yeşil ışık sonrasında, bu çağrıyı mutlaka yapmalı.

Bunun başka çaresi yok.

En azından, irtica mücadelesi ve diğer birkaç önemli konuda CHP ile anlaşıp desteğini almaları yararlı olur.

Belli konulardaki yasaların Meclis'ten gecikmeden geçmesini gerçekten istiyorlarsa, hükümet ortaklarının Baykal'la en kısa zamanda bir araya gelmeleri iyi olur.

Bir çay ve yemek sohbetinden kimseye zarar gelmez. Tam tersine, ülkeye yararı olur.

TANER'İN TELEFONU

Yine dünkü yazımda, Devlet Bakanı Güneş Taner'in son bir ay içerisinde hangi yurtdışı gezileri kimlerin uçaklarıyla yaptığını ve yanında hangi işadamlarını götürdüğünü sormuştum.

Taner aradı ve şu bilgileri verdi.

Son günlerde iki özel uçağa binip Beyaz Rusya'ya gitmişler. Ekipte Taner'in danışmanı, korumaları, Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz'la birlikte işadamları Cem Uzan, Mehmet Emin Karamehmet ve ANAP'lı müteahhit Mehmet Nazif Günal varmış.

Bu işadamları Beyaz Rusya'da iş almak istiyormuş. Uzan çimento, Karamehmet kâğıt işi yapacakmış. Mehmet Nazif ise orada belediyeden arazi alıp üzerine süpermarket ve otel yapmayı düşünüyormuş.

Gezi, Karamehmet'in özel uçağı ile yapılmış. Ayrıca özel bir şirketten uçak kiralanmış. Yani iki uçakla gitmişler.

Kafileyi Güneş Taner seçmiş. Peki Beyaz Rusya'daki bu iş olanakları devlete veya diğer işadamlarına duyurulmuş mu?

Duyurulmamış!

Ancak Taner hiç kimseye ayrıcalık sağlamadığını söylüyor!

***

Taner, bundan bir ay kadar önce yine müteahhit Mehmet Nazif Günal'la birlikte Almanya'ya gitmişti.

Bu geziyi de Bursalı işadamı Yalçın Sünnetçioğlu'nun özel uçağı ile yapmışlar. Yanında sadece müteahhit Mehmet Nazif Günal varmış.

Taner Almanya'da bir toplantıya katılmış.

Peki Mehmet Nazif'in ne işi varmış orada?

Taner'e göre, o arkadaş sadece toplantıyı izlemiş!

***

Güneş Taner, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı. Bu konumda bir insanın kendi partisine yakın belli işadamlarıyla ve onların özel uçaklarıyla dış gezilere çıkması, normal bir şey değildir.

Kimse kimseye, özel uçağını babasının hayrına vermez. Mutlaka büyük bir beklentisi vardır.

Kaldı ki, örneğin Beyaz Rusya'da Türk işadamları tarafından alınması mümkün iş veya ihaleler varsa, bu durum diğer kişi ve firmalara duyurulmuş mudur?

Yoksa ANAP'a yakın belli işadamları korunup kollanmakta mıdır?

Bu gibi durumlarda hangi ölçüler ve hangi kişiler esas alınmaktadır?

Böyle ortamlarda pis kokular yükselmez mi?

Her devirde, her iktidar döneminde aynı rezaleti yaşamaktan bıktık usandık.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI