Gündem Haberleri

    Tele-tazminat şoku

    Hürriyet Haber
    13.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Çiller için gazetecilerin telefonlarını dinleten ve 26 milyar tazminata mahkûm olan Meral Akşener ortada kaldı. Çiller, paranın parti tarafından ödenmemesi talimatını verince, Akşener bankadan 22 milyar kredi aldı ve Opel Vectra otomobilini satışa çıkardı.

    HÜRRİYET Gazetesi yöneticilerinin telefon konuşmalarının bantlarını basın toplantısı yaparak açıkladığı için art arda tazminat cezalarına çarptırılan DYP Kocaeli Milletvekili Meral Akşener'i, partisi yalnız bıraktı.

    DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, Akşener'in basın toplantısı yaptığı dönemde parti genel başkan yardımcısı olmasına karşın, bu tazminatları ödememe kararı aldı. Çiller, kendisini ‘‘Burjuva kızı’’ olarak suçlayan ve kongrede muhalefeti destekleyen Akşener'i cezalandırdı.

    Çiller, DYP Genel Muhasipliği'ne, ‘‘Bu tazminatların ödenmesini istemiyorum’’ talimatını verdi. Bunun üzerine fazla bir malvarlığı olmayan Akşener zor durumda kaldı. Ancak Akşener de, Hürriyet'e yaptığı açıklamada, ‘‘Bu tazminatları almanın yöntemleri var’’ diyerek, DYP Lideri Çiller'e üstü kapalı gözdağı verdi.

    BANKADAN KREDİ ALDI

    Akşener, Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sedat Ergin'in kazandığı ve faiziyle 26 milyar lirayı bulan tazminat cezasını ödemek için bankadan 22 milyar lira kredi aldı. Akşener, bu parayı 1 milyar 300 milyon liralık taksitlerle 24 ayda ödeyecek. Akşener, kendisine ait Opel Vectra marka özel otomobilini de satarak 26 milyar lirayı tamamlayacak. Akşener, kendisine dava açarak, tazminat talebinde bulunan Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün davasının sonuçlanması durumunda da sıkıntıya girecek.

    Telefon konuşmaları açıklanan ANAP Ankara Milletvekili Birkan Erdal da açtığı tazminat davasını kazandı. Akşener'den 750 milyon lira tazminat kazanan Erdal, tazminatı yetersiz bularak temyize gitti.

    ALMANIN YÖNTEMİ VAR

    Çiller'in Akşener'in tazminat cezalarını ödememesi parti içinde de tepkiyle karşılandı. İsimlerini açıklamayan bazı Genel Başkan Yardımcıları, ‘‘O bantlar Çiller'in talimatıyla açıklanmadı mı? O zaman Akşener cezalandırılmamalı. Bu yanlış, ama Genel Başkan öyle takdir etmiş’’ dediler.

    Akşener, tazminatların ödenmesi için Çiller'i ve DYP'yi mahkemeye vereceğine ilişkin haberleri de kesin bir dille yalanladı. Partiyi mahkemeye vermesi halinde tabanına karşı zor durumda kalacağını savunan Akşener, Hürriyet'e şunları söyledi:

    ‘‘Şu anda DYP'ye dava açmam sözkonusu değil. Ben bundan sonra davalarımı kendim takip edeceğim. Her davaya bizzat katılıp, müdahil olacağım. Ben bu açıklamaları yaptığım zaman DYP Genel Başkan Yardımcısıydım. Öderlerse öderler. Ödemezlerse bu tazminatları almanın yöntemleri vardır. Kredi aldım. Ödeyebildiğimi öderim. Olmazsa hacze uğrarız. İzmit'te babadan kalma bir meyveliğim var. Onu da satışa çıkardım, ama zelzele nedeniyle o henüz satılmadı.’’w

    Bir zamanlar maziye bak

    Meral Akşener, bir zamanlar Tansu Çiller'in sağ kolu ve en güvendiği isimdi. Akşener, Çiller'i her platformda savundu. Çiller'e olan sarsılmaz bağlılığı onu Genel Başkan Yardımcılığı'na, ardından da İçişleri Bakanlığı koltuğuna taşıdı. Çiller'e tek söz söyletmedi. Çiller için basınla bile kavga etti. Akşener siyasi kulislerde ve DYP'de ‘‘Çiller'in tetikçisi’’ suçlamalarına da hedef oldu. Emniyet Genel Müdürlüğü makamına istediğini oturtmak için geceyarısı baskınını bile Çiller'in talimatıyla yaptı. Ancak 18 Nisan seçimlerinde Çiller, Akşener'i İstanbul yerine Kocaeli'nden aday gösterince ayrılık çanları çalmaya başladı. Çiller ve Akşener'in bu fotoğrafı ise mutlu günlerinde çekilmiş bir anı olarak kaldı.

    Sedat Ergin köşesinde yazmıştı

    HÜRRİYET Gazetesi Ankara Temsilcisi Sedat Ergin, 26 milyarlık tazminatla noktalanan süreci, ‘Akşener’i nasıl mahkûm ettirdim?' başlıklı köşe yazısında özetlemişti. Ergin 30 Nisan'da yayınlanan yazısında, ‘dinlendiğini’ ilk öğrendiği anda yaşadığı duyguları, şu sözcüklerle aktarmıştı:

    ‘‘DYP Genel Başkan Yardımcısı Meral Akşener'in, Genel Yayın Yönetmenimiz Ertuğrul Özkök'le aylar önce yaptığım bir telefon konuşmasının bandını açıkladığını duyduğumda, vücudumun verdiği ilk tepki bir böğürtü oldu.

    Tarih 17 Aralık 1998. İstanbul'daydım. Kendimi dışarı attım. Sokakta ne yapacağımı bilmiyordum. Çaresizdim.

    Böğürtü sürüyordu. Elimle ağzımı kapadım. Midemi bastırmalıydım. Yol kenarında duran bir simitçi yardımıma yetişti.

    Taksiye binip gazetenin İkitelli'deki merkezine doğru yola koyuldum.

    Yol boyunca yaşadığım hissi unutmam mümkün değil. Bu, çırılçıplak soyulup, kentin en büyük meydanına bırakılıvermek gibi bir histi.’’

    CAYDIRICILIK GETİRDİ

    Ardından avukatı Şahin Mengü aracılığıyla tazminat davası açtığını vurgulayan Ergin, yazısını şöyle noktalamıştı:

    ‘‘Yasal faizi ile birlikte 26 milyara ulaşan bu parayı ne yapacağım konusuna gelince, tek kuruşu cebime girmeyecektir.’’

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı