Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tekrar gelmemesi dileğiyle...

Oktay EKŞİ

Helmut Kohl Bey gitti.

Ama giderken, keşke kendisi hakkında şimdi düşündüklerimizden ve söylemeye niyetli olduklarımızdan daha iyilerini ifade edebilseydik.

Olmadı... O buna izin vermedi.

Kohl için galiba en özlü ifadeyi Başbakan Mesut Yılmaz kullanmış. Kendisiyle birlikte halen Meksika'da bulunan Hürriyet muhabirine, ‘‘Helmut Kohl 16 yıldır Almanya için büyük işler yaptı. Ancak, Türkiye için aynı şeyleri yaptığını söyleyemem’’ yanıtını vermiş.

Hoş, Helmut Kohl'ün Türkiye'ye ve Türkler'e özel bir dostluk duygusuyla bağlı olmasını beklemek için sebep yoktu. Onun işi elbet öncelikle Almanya'ya hizmet etmekti.

Ama bunu yaparken Türkiye'ye ve Türkler'e kazık atması da gerekmezdi.

Nitekim Türkler'e vize uygulamasını başlatan ilk Avrupa ülkesi, Kohl'ün Almanyası oldu.

1986 yılında Türkiye'ye gelip Almanya'daki Türk işgücünün serbest dolaşım hakkından vazgeçmemiz için Başbakan Turgut Özal'la 400 milyon DM karşılığı anlaşma yaptığı zaman, Türkiye'yi Avrupa'dan dışlama niyetinin yeni bir kanıtını açık bir şekilde ortaya koymuştu. Ama başta -büyük vizyon sahibi(!)- Turgut Özal olmak üzere hiçbir politikacımız bu gerçeği görmek istememişti.

Sonraki dönemde Kohl'ün uyguladığı politikalar da sadece Almanya'nın kendi çıkarları ile sınırlı değildi. Örneğin PKK'nın ve aşırı dinci unsurların Almanya'da Kohl yönetiminden gördüğü himaye, iyi niyetli bir ilişkiyle açıklanamayacak kadar olumsuzdu.

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesi önündeki en büyük engel hep Helmut Kohl oldu. Ancak Kohl asıl engelin kendisi olduğu gerçeğini bir süre saklayıp Yunanistan'ı gösterdi. Türk kamuoyu da işine gelen bu lokmayı kolayca yuttu.

Ne var ki iki yıl önce Brüksel'de yapılan Avrupa Hıristiyan Demokrat Partiler toplantısında ortaya attığı ‘‘farklı kültür’’ teorisiyle deşifre oldu.

Şimdi Türkler'in zihninde, ailesi Almanya'da yaşadığı halde annesinin babasının yanına gidecek 16 yaşından küçük (örneğin 3 yaşındaki) çocuklara bile vize zorunluluğu koyan; bunlar için polisten ‘‘oturma izni’’ alınmasını şart koşan; 30-35 yıldan beri Almanya'da yaşayan, vergisini ödeyen Türkler'e (yabancılara) bile yerel yönetimlerde olsun oy kullanma hakkı tanımayan bir Kohl var. Sıra Türkiye'ye gelince ‘‘insan hakları ve hukuk devleti’’ dersleri veren ama bu en basit insan haklarını dahi 30 küsur yıldır ‘‘yabancı’’ saymaya devam ettiği insanlara tanımayan bir Helmut Kohl.

Kohl'ün Almanya'ya hizmetlerini Almanlar takdir etsin. Ama izin verirlerse biz de Türkiye'ye ve Türkler'e attığı kazıkları unutmayalım.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI