GeriTeknoloji Siber zorbalığa karşı harekete geç!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Siber zorbalığa karşı harekete geç!

Siber zorbalığa karşı harekete geç!

Bizler iyi ve mutlu bir dünya düşlerken şiddet ne yazık ki hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor. Gün içerisinde okulda, iş yerinde, sokakta zorbalığa maruz kalabiliyoruz. Bu durum güvenli evimize geldiğimizde son bulabiliyor. Oysa siber zorbalık 7 gün 24 saat sürebiliyor.

Geçtiğimiz yıl bu konu sık sık manşete taşındı. Mağdurların kimi hayatına son verdi, kimi tedavi gördü, kimi eğitim hayatından vazgeçti. Etkilenen grubun daha çok çocuk ve ergenler olması ise konunun toplumsal açıdan ne derece önemli olduğunu gösteriyor. Bilim insanları bu konuda araştırmalar yapmaya devam ederken, 156,384 çocuk ve genci kapsayan 33 çalışma sonucu, siber zorbalık kurbanlarının hem kendine zarar verme hem de intihar etme açısından diğerlerine göre daha büyük risk altında olduğunu gösterdi. Microsoft verilerine göre 2015 yılında internete her gün 720 bin çocuk istismarı görüntüsü yüklendi. Facebook ise yapay zekâ kullanarak bu yılın ikinci çeyreğinde yaklaşık 8.7 milyon yasa dışı çocuk görüntüsünü kaldırdığını duyurdu.

Teknolojik açıdan olduğu kadar farkındalık yaratılarak sosyal ve psikolojik açıdan da siber zorbalığa karşı harekete geçmek, önlem almak mümkün. Yıllardır siber zorbalık konusunda ailelere bilgiler aktaran, aynı zamanda çocuklar için yazılmış kitabı da bulunan Çocuk, Genç ve Yetişkin Psikiyatristi Prof. Dr. Bengi Semerci siber zorbalık ile ilgili sorularımı yanıtladı.

Siber zorbalık tam olarak nedir?

Siber zorbalık birey veya grup tarafından başkalarına zarar vermek amacıyla gerçekleştirilen eylemlerde teknolojinin bir araç olarak kullanılması olarak tanımlanmaktadır. Birinin internet hesabını kullanmak, bozmak, şiddet ve nefret içeren mesaj, mail gönderme, tehdit etme, internet ortamında bir kişiye ilişkin olumsuz yazıları, görüntüleri paylaşma, pornografiye maruz kalma ya da pornografik görüntü vermeye zorlanma hepsi siber zorbalık içinde değerlendirilir.

Siber zorbalık mağdurlarının tepkileri ne yönde?

Siber zorbalık her yaştan kişiyi olumsuz etkiler. Çocuk ve gençler ise bu durumda utanma, yargılanma korkusu ile yetişkinlerden durumu saklama eğilimindedirler. Aynı zamanda hesaplarının kapatılacağı, onlara yasak geleceği endişesi de yaşarlar. Gittikçe kendine olan güvenini kaybeder. Bu durum devamlı bir hale gelir. Çünkü birebir zorbalıkta eve geldiğinde ya da ortamdan uzaklaştığında zorbalıktan uzak durabilir. Ama siber zorba ona her yerde ve her ana ulaşabilmektedir.  Bu döngüden çıkmakta zorlanır. Arkadaşlarından koparlar, sosyal aktivitelere katılmak istemezler. Okula gitmek istememe sık görülür. Sık hastalanma sürekli üzgün olma, depresyon siber zorbalık sonrası ortaya çıkabilir.  En önemlisi siber zorbalık nedeniyle kendine zarar verme ve intihar etme sık görülmektedir. Aslında fiziksel zorbalıkla benzerdir ancak sürekliliği ve daha geniş kişileri kapsayabilmesi nedeni ile daha ağır olabilir.

Siber zorbalık ile ilgili bilimsel araştırmalar neler söylüyor?

Siber zorbalığa ilişkin araştırmalar gittikçe artıyor. Bu araştırmalar bazı sonuçları doğruluyor. Kız ve erkek çocuklar, her iki cinsden de zorba çıkabiliyor. Kızlara yapılan zorbalıklar daha çok cinsellik kaynaklı zorbalıklar yapılırken, erkek çocuklara yapılanlar daha onların kimliklerini yok etmeye, değersizleştirmeye, silikleştirmeye yönelik zorbalıklar oluyor.

156,384 çocuk ve genci kapsayan 33 çalışmanın sonucunda da siber zorbalık kurbanlarının hem kendine zarar verme hem de intihar etme açısından diğerlerine göre daha büyük risk altında olduğunu göstermiştir. Yine araştırmalarda siber zorbalığa uğramanın depresyon ve anksiyete riskini arttırdığı da bulunmuş. Çalışmalar tahmini olarak gençlerin %15 ila % 35'inin siber zorbalık mağduru olduğunu göstermektedir.

Siber zorbalık konusunda aileler nasıl davranmalı?

Aileler öncelikle yaşlarına uygun teknoloji kullanımı ve siber ortam denetimi yapmalı. Siber zorbalık hakkında çocuklarıyla konuşmalı, onları uyarmalılar. Onları siber ortam güvenliği hakkında (kimlerle iletişim kurmalı, adres, kimlik bilgisi, resim paylaşmamaları, parola, şifre güvenliği vb) bilgilendirmeliler ve aralıklarla onlarla paylaşım yapıp sorun olup olmadığını anlamaya çalışmalılar. 

 Çocuğun siber zorbalığa uğradığından bu belirtileri gördüklerinde şüphelenebilirler:

1.     Arkadaş ve aile etkinliklerinden çekilme.

2.     Okula gitmek istememe, okul aktvitelerine katılmak istememe.

3.     Notlarında bozulma.

4.     Evde öfkeli davranışlar.

5.     Uyku ve iştah da değişim, ruhsal durumunda değişim.

6.     Bilgisayar, cep tel vs aktivitelerini gizlemek, o konuda konuşmak istememek, uzak durmaya çalışmak ya da kendininkini değil ebeveynlerininkini kullanma

7.     Gelen bildirimlerde aşırı gergin, ürkek olmak, sonrasında üzgün olmak. 

Bu durumda çocukla konuşmak gerek. Birine, güvenebileceği birine anlatmak onu rahatlatacaktır. Sonra yardım almak ve zorbayı durdurmak gerekir. Zorbayı engellemek, çocuğun devamlı siber ortamı kontrol etmesini durdurmak ve gerekirse zorbayı tespit ettirerek şikâyet etmek gerek. Zorbaya yanıt verilmemeli, sorun artar. Ancak yolladıklarını saklamak, ekran görüntüsü almak sonrasında zorbanın ailesi, okul ya da polisle görüşmek için gerekli olur. 

Siber zorbalığa karşı harekete geçmek için ne gibi yollar izlenmeliyiz?

Siber zorbalıktan korunmak için çeşitli yollar var. İlk gerekli olan siber ortamdan özellikle kırılgan yaşlarda mümkün olduğunca uzak olmak ve çocukların bu ortamları kullanımlarını denetlemek tabiki. Sonra kişinin kendine yeterli olması, güven duyması en önemli koruyucu faktör. Bu kendine yeten, sınırlarını bilen ve sorumlu çocuk yetiştirmek gerekiyor demek. İyi akademik performans ve diğer sosyal yeterlilikler, sürekliliğe karşı en güçlü koruyucu faktörler olarak bulunmuş. Ayrıca yine olumlu akran etkileşimi, zorba / mağdur olmaya karşı en güçlü koruyucu.  Okul temelli önleme programları hazırlanmış. Bu programların hem zorbalığı engellemekte hem de engellemese bile sürmesini durdurmakta etkili, olduğu araştırmalarla gösterilmiş.

Bu bulgular, politika yapıcıların, öğretmenlerin, ebeveynlerin, klinisyenlerin ve gençlerle çalışan diğer kişilerin, çocukların ve gençlerin korunmasına ilişkin bilinçli kararlar vermelerini desteklemek için önemli. Siber zorbalık olduğunu artık bilmeyen kalmadığını düşünüyorum. Mesele uygun adımları atmakta.

Umuyorum bu yıl siber zorbalık konusunda harekete geçtiğimiz, kalıcı sosyal sorumluluk projeleri ile toplumda farkındalığın arttığı bir yıl olur.

Serap TORUN

twitter.com/seraptorun73


Yorumları Göster
Yorumları Gizle